


Beslenme seçimlerimiz neye bağlı?
Kuşkusuz geldiğimiz kültüre, çevremize, benimsediğimiz alışkanlıklarımıza ve biraz da “bahanelerimize” bağlı.
Sürekli olarak stresliysek ve “başarılı iş yaşamı” anlayışımız sağlıklı ve düzenli bir beslenmeye imkan tanımıyorsa; bilinçli gıda tüketimi, önceliklerimizden biri değildir.
Ne yazık ki içinde bulunduğumuz koşuşturma kültüründe, bize iyi gelecek ve enerjimizi sağlıklı şekilde yükseltecek gıda tüketimi için bir gündem yaratmak; zaman ve üretkenlik kaybı olarak bile görülüyor. Bu bakış açısından bakıldığında; sağlıklı bir öğle yemeği yemek ve çalışma arkadaşlarımızla bağ kurmak için “masa başından” kalkmak pek de değerli ve anlamlı görünmüyor.
Peki bu inançlar normalleştirdiğimiz “tükenmişlik” kültürünün bir parçası olabilir mi?
Başarı Algısı
Stanford Center for Health Education Outreach direktörü Maya Adam, "Hızlı tempolu, yüksek stresli yaşamlarımız ve tükenmişliği kutlayan çalışma kültürümüz, yetersiz beslenmenin basitçe başarılı olmak için ödediğimiz bir bedel olduğu hissine kapılmamıza neden olabilir." diyor. Bu inancı benimsediğimizde, iyi yemek yemek önceliğimizi kaybediyoruz.
Medyadan ve izlediğimiz filmlerden, sağlıksız beslenip, uykusundan feragat ederek kendi şirketlerini kuran girişimcilerin hikayelerini görmeye alıştık. Bir şekilde başarı odaklı olduğumuzda, ne pahasına olursa olsun, tercihimiz elimizdeki işi tamamlamaya odaklanmak oluyor. Bu nedenle de sağlıklı beslenme söz konusu olduğunda, çoğumuz ne yapmamız gerektiğini az çok bilsek de, bu konuda bilinçli davranmak için çaba göstermiyoruz.
Huffington Post kurucusu Arianne Huffington da, sebebin inançlarımız olduğunu söylüyor. Hedeflerimize ulaşmak ve hayatta genel olarak ilerleme kaydetmek için sağlığımızdan feragat etmemiz gerektiğine inanıyoruz.
Bu nedenle de tatlıları, alkolü veya kafeini azaltmak için dönem dönem kararlar alsak veya ara ara dışarıda yemek yerken patates kızartması yerine salata yemeyi tercih etsek de, sağlıksız yeme alışkanlıklarını tam olarak dönüştüremiyoruz.
Üretkenlik Kaybı
Ancak bilim, kötü gıda seçimlerinin başarılı olmamıza yardımcı olan şeyleri derinden ve olumsuz olarak etkilediğini gösteriyor. Kötü beslenme öncelikle zihinsel ve fiziksel sağlığımızı, konsantrasyonumuzu, üretkenliğimizi ve karar verme becerilerimizi olumsuz yönde etkiliyor. Örneğin, yaklaşık 20.000 Amerikalı çalışan üzerinde yapılan bir araştırma, sağlıksız bir beslenmenin %66'ya varan oranda artan üretkenlik kaybı riskiyle ilişkili olduğunu bildiriyor.
Sağlıklı beslenme seçeneklerine yer açtığımızda, iş dahil hayatımızın her alanında fayda görürüz. Ayrıca bizi sabote etmek yerine bize hizmet eden seçimler yaptığımızı bildiğimiz için çok daha fazla tatmin ve huzurlu hissedebiliriz.
Pandemi sonrasında daha çok sorgulamaya başladığımız değerlerimizi gözden geçirmek; akıl sağlığı ve fiziksel sağlığı yeterince önemsemezsek, hiçbir başarının anlamının olmayacağını hatırlamak bizim için daha çok önem kazanmalı.
Alzheimer Tehdidi
Bilimsel gelişmelerle, insan ömrünün uzamaya başladığı görülürken, Alzheimer hastalığı büyük tehdit oluşturuyor. Bugün Alzheimer, 65 yaş üstü nüfusun %5’inde görülüyor. Üstelik her 5 yılda bir hastalık görülme sıklığı 2 kat artıyor ve 80-85 yaşın üzerindeki her iki kişiden birinde bu hastalık görülebilir.
Bununla beraber son yıllarda yapılan araştırmalar hastalığın fark edilmeden 20-30 yıl geride başladığını ve eğer araştırılırsa tanının 40 ve 50’li yaşlarda da konulabileceğini gösteriyor.
195 ülkeyi kapsayan ve sonuçları bilim dergisi The Lancet Public'te yayımlanan Washington Üniversitesi Sağlık Metrikleri ve Değerlendirme Enstitüsü'nün (IHME) araştırmasında dünya genelinde Alzheimer vakalarının artış gösterebileceği uyarısı yapıldı. Araştırmada, Türkiye'de de 2050’ye dek vakaların %277 artarak 3 milyonu geçebileceği öngörüsü yer alıyor.
Bu öngörü, büyük ölçüde nüfusun yaşlanmasına ve nüfus artışına bağlanıyor. Genetik faktörler gibi etkenlerin de Alzheimer’e sebep olduğu görüşlerinin yanı sıra, araştırmacılar sağlıksız yaşam tarzlarının da buna katkıda bulunduğunu söylüyor. Bilhassa sigara, obezite ve diyabet gibi faktörler son derece önemli.
Bu nedenle, özellikle gıda tercihleri konusunda yapacağımız bilinçli seçimler bu anlamda koruyuculuk sağlıyor.
Beyin Gıdası
2022’de beyin sağlığı ve akıl sağlığı, konu olarak son derece revaçtaydı. EatingWell baş editörü Jessie Price, "Önümüzdeki yıllarda insanlar akıl sağlığı ve diyet arasındaki bağlantıya daha fazla odaklanacak. Bunun, pandemiyle bağlantılı olarak akıl sağlığı ve kişisel bakım konusunda artan farkındalığa bağlı olduğunu görüyorum." diyor.
Bu anlamda “zihin diyetleri” (mind diet) ile ilgili yeme planları ve makaleler %835 artmış durumda. İnsanlar beyin sağlığı için yenebilecek en iyi yiyecekleri, bunama ve Alzheimer hastalığından korunmak için ne yenmesi gerektiğini ve yaşlandıkça zekayı keskin tutmanın yollarını arıyor.
Bu tür beslenme programları, özellikle beynimizin daha iyi çalışmasına yardımcı olabilecek ve Alzheimer riskini azaltabilecek yiyeceklere odaklanır. Beslenme epidemiyolojisti Martha Clare Morris ve Sc.D. ve Rush Üniversitesi Tıp Merkezi'ndeki meslektaşları, onlarca yılı aşkın süredir devam eden araştırmalarında, daha iyi beyin fonksiyonu ve daha düşük Alzheimer hastalığı riski ile ilişkili temel gıdaları belirlediler. Bu yiyeceklerin her biri, beyni koruduğu ve beslediği gösterilen bileşikler açısından zengin.
Tam tahıllar
Kahverengi pirinç, yulaf ve diğer kepekli tahıllar, beyin hücrelerinin enerjiyi kullanmasına yardımcı olan magnezyum açısından yüksektir.
Yapraklı yeşillikler
Ispanak, karalahana ve pazı gibi besinler, beyin sağlığı söz konusu olduğunda olmazsa olmazlardandır. Yeşiller, beta karoten ve folat dahil olmak üzere antioksidanlar içerir ve ayrıca beyin hücre zarlarını yapmak için kullanılan K vitamini açısından da zengindir.
Böğürtlengiller
Sadece lezzetli olmakla kalmıyorlar, aynı zamanda güçlü antioksidanlardır. Böğürtlengiller, nöronlar arasındaki bağlantıları güçlendiren ve iletişim kurmalarını kolaylaştıran flavonoidler içerir.
Kabuklu yemişler
Fındık, badem gibi kuruyemişler; açlığı kontrol altında tutmaya yardımcı olan, lif açısından zengin, doyurucu bir atıştırmalık için mükemmeldir. Ayrıca hepsinin ayrı ayrı faydaları vardır. Örneğin badem, beyin hücrelerini çevreleyen zararlı serbest radikalleri emen bir antioksidan olan E vitamini bakımından zengindir, ceviz ise anti-inflamatuar omega-3 yağları içerir.
Fasulyegiller
Nohut, fasulye ve barbunya da dahil olmak üzere pek çok bakliyat, beyin hücrelerinin enerjiyi kullanmasına yardımcı olan magnezyum açısından zengindir.
Sebzeler
Beyin diyetleri, sebzelere de büyük değer verir. Sebzeler, folat da dahil olmak üzere vitaminlerle doludur. 2012 yılında yapılan bir çalışmada, daha yüksek folat seviyeleri olan kadınların daha az demans semptomları olduğu görüldü. Başka bir çalışma, günde beş veya daha fazla kez sebze yemenin, iltihabı azaltarak ve kalp sağlığını iyileştirerek demans riskini önlemeye yardımcı olduğunu buldu.
Balık
Yağlı balıklar, iltihaplanmayı azaltan ve beynin katı maddesini oluşturmak için kullanılan mükemmel omega-3 yağ kaynaklarıdır.
Zeytinyağı
Zeytinyağı, Akdeniz diyetinin önemli bir öğesidir ve sağlığa faydaları beyne kadar uzanır. Zeytinyağı, enflamatuar enzimler COX-1 ve COX-2'yi sakinleştiren bir bileşik olan oleocanthol açısından zengindir. Diğer çalışmalar, düzenli olarak zeytinyağı tüketen yaşlı yetişkinlerin en başarılı yaşlanma indeksi puanlarına sahip olduğunu göstermiştir.
Kaynaklar:
MIND Diet: Best Foods to Eat to Keep Your Brain Young