


Okuma Süresi: 5 dakika
Yıllar önce, askeri liderler VUCA kısaltmasını icat ettiler. VUCA; oynaklık, belirsizlik, karmaşıklık ve muğlaklık kavramlarını ifade ediyor.
Değişkenlik/ Oynaklık (Volatility): Çevredeki değişikliklerin sıklığını ifade eder.
Belirsizlik (Uncertainty): Geleceği görememe ve dolayısıyla ona göre plan yapamama durumunu tanımlar. Kontrol edilebilir çözüm yolları bulmak, zorunluluk haline gelir.
Karmaşıklık (Complexity): Sürekli değişen veriler, nedenselliği takip etmeyi; dolayısıyla geçerli çözümleri bulmayı zor ve karmaşık haline getirir.
Muğlaklık (Ambiguity): Kesin yorumlar yapmanın ve sonuçlara varmanın mümkün olmayışını ifade eder.
Bugün iş dünyasındaki liderler, hiçbir şeyin normale dönmeyeceği ve hatta tahmin edilebilecek “yeni bir normal”in bile olmadığı gerçeğiyle yüzleşiyorlar.
Geleneksel olarak kuruluşlar, katı hiyerarşilere ve emir komuta zincirlerine odaklı olarak çalışmaya alışıktır. Ancak bugün, işletmelerin karşı karşıya olduğu tehditlerin ölçeği, artık her zamankinden daha fazla. Bu nedenle de son derece esnek ve çevik bir yaklaşım gerekiyor.
Eski Yöntemleri Bırakmak
“VUCA” durumu, en popüler yönetim modellerimizin çoğunun anlamını ve işe yararlılığını kaybettiğini gösteriyor. 5 yıllık stratejik planlar, 3 yıllık ROI modelleri, proje yönetim teknikleri, hiyerarşik yönetim yapıları, sabit yıllık performans yönetimi döngüleri vb. yaklaşımlar, 2019'da zaten ciddi bir şekilde sorgulanıyordu.
Aslında içinde bulunduğumuz bu dönem, uzun süredir bilinip göz ardı edilen sorunların da artık acilen ele alınmasını sağlıyor. Nitekim covid sonrası süreçte, hedefe ulaşan işletmelerin; artık gündem dışı kalan işletim modellerini, yapılarını, zihniyetlerini ve araçlarını terk ettikleri için başarılı oldukları ortaya çıktı.
Dolayısıyla da işletmelerin şu anda karşı karşıya olduğu değişkenliğe yanıt verebilmeleri için çeviklik kritik öneme sahip. Bu noktada “çeviklik”; değişime hızlı ve olumlu tepki verme yeteneğidir.
Liderlerin, çalışanlarının kendi inisiyatifleriyle çalışacaklarına güvenmeleri gerekir. Bu yönde, ekiplerin birden fazla departmanda çalışabilen çeşitli bireylerden oluşmasını teşvik edebilirler. Bunun yanı sıra, birleşik bir müşteri ve çalışan deneyimi oluşturmak da önemlidir. Kurumiçi ve kurumdışı deneyim tasarımlarının birlikte üretilmesi, yönetilmesi ve ölçülmesi için, önümüzdeki süreçte bu iki deneyimi nasıl bir bütün hale getireceğimizi planlamamız gerekiyor.
Dünya Çapındaki Tehditler
Küresel ısınma ve iklim değişiklikleri tüm kurumlar için büyük bir tehdit. 1880'den beri sıcaklıkların 1,02°C arttığı rapor edilirken, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), harekete geçmek için on yıldan az bir süremiz olduğunu söylüyor. Buna dayanarak, ele alınması gereken ikinci risk de; biyolojik çeşitlilik kaybı. Bu kayıpların hepimiz için ağır sonuçları olacaktır.
Ayrıca hızla artan düzeyde sosyal eşitsizlikle karşı karşıyayız. Mart ve Aralık 2020 arasında küresel milyarder serveti 3,9 trilyon dolar artarken; küresel işçilerin toplam kazançları 3,7 trilyon dolar düştü, çünkü milyonlarca insan pandemi sırasında işini ve geçim kaynağını kaybetti.
“Hiçbir şey yapmamak”, önümüzdeki birkaç yıldan sonra hayatta kalmak isteyen herhangi bir işletme için artık geçerli bir seçenek değil. Fosil yakıtlara olan bağımlılığımız, ekosistemlerimizin korunması ve eşitsizliğin ekonomik ve sosyal boyutları konusunda acilen değişim gerekiyor. Ve bu değişiklikler hızlı bir şekilde uygulanmadıkça; çabalarımız, onarılamaz hasarı durdurmak için yeterli olmayacaktır.
Pandemiden Ders Çıkarmak
İnsanlar değişimi nadiren sever; bu nedenle, değişim girişimlerinin yaklaşık %70'i başarısız olur. Bununla birlikte, Covid-19'a yanıt olarak aşıların ve önlemlerin geliştirilme hızı, küresel bir tehdit algılandığında inovasyonun ne hızda ve hangi ölçekte gerçekleşebileceğini de gösterdi. Pandemi ortaya çıktıktan sonra, her türden işletme neredeyse bir gecede önemli değişiklikler yapmayı başardı ve bunun mümkün olduğunu kanıtladı.
Küresel bir topluluk olarak; karşı karşıya olduğumuz diğer felaket riskleriyle mücadele etmek için de aynı aciliyet duygusunda olmamız gerekiyor. Mevcut risk ortamı göz önüne alındığında, görülüyor ki; işletmeler harekete geçmek için kriz noktasına ulaşmayı beklememeliler. Organizasyonel değişimin tek anahtarı; yeni şeyleri öğrenmeye ve hızlı bir şekilde adapte olmaya açık olmaktır.
Kaynaklar:
How to navigate a VUCA world in 2022