


Okuma Süresi: 5 dakika
Sürdürülebilirlik. Çok kullanılan, önemsenen bir kelime. Oysaki her gün “neyi sürdürmek” istediğimizi yeniden sorguladığımız günleri yaşıyoruz. Peki nasıl “aynı sürdürülebilirlikte” buluşup kalıcı olabileceğiz?
Birleşmiş Milletler, 2030’u hedef alarak 17 adet Sürdürülebilir Kalkınma Amacı belirledi. (Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları) 2016 yılı itibarıyla yürürlüğe giren bu amaçların her biri, birbiriyle ilişkili; fakat en kritik ve merkezi olanı “iklim eylemi”. Başta iklim eylemi olmak üzere; açlığa ve yoksulluğa son vermeyi, birçok alanda eşitliği ve barışı getirmeyi hedefleyen tüm bu küresel amaçlarla; hem bireysel hem de kurumsal düzeyde kendimizi ilişkilendirmemiz ve hizalamamız gerekiyor.
“Sapiens” kitabıyla çok önemli bir çıkış yapan tarihçi ve felsefeci Yuval Noah Harari, 3 ay evvel Times Dergisine verdiği röportajda, iklim değişikliği gibi küresel bir probleme yeterince duyarlı olmamamızın sebebinin; zihnimizin bu tür bir ‘hikayeye’ alışık olmamasından dolayı olduğunu söylüyor. Çünkü bu hikayede bir düşman taraf yok… Avcı-toplayıcılar olarak evrimleşirken, bize zarar verecek noktada bir iklim değişimi yaratabileceğimizi hiç düşünmemiştik; tek ilgilendiğimiz diğerlerinin bizi öldürüp öldürmeyeceğiydi. Fakat Harari, yine de iklim eylemi konusunda harekete geçmek için geç olmadığını söylüyor. Küresel olarak yıllık gayri safi hasılanın %2’si çevre dostu teknolojilere ve altyapılara yönlendirilirse, bir felaketi önlemiş olacağız.
Bulaşıcı Güzellik: Permakültür
İklim değişikliği konusunda çare olarak gösterilen en önemli yöntemlerden biri de: permakültür. Başlangıçta sadece sürdürülebilir tarım uygulamalarını içeren bir yöntemken; zamanla insan faaliyetlerinin tüm alanlarını kapsayacak şekilde ‘sürdürülebilir kültür’ anlamını kazanarak ‘permanent culture’ oluyor. Böylelikle permakültür ismini alıyor.
Permakültür Avustralya'da doğdu
Permakültür, 1970'lerde iki Avustralyalı doğa bilimci olan Bill Mollison ve David Holmgren tarafından, doğal ekosistemi ve toplumu dikkate alan bir yetiştirme yöntemi olarak icat edildi. Amaç; tarımın ‘sürdürülemez’ uygulamalarını değiştirmekti. Mollison ve Holmgren, yerli ve geleneksel toplumların bilgi ve uygulamalarından, ayrıca Japon çiftçi ve filozof Masanobu Fukuoka’nın “hiçbir şey yapmamaya” dayanan tarım yöntemlerinden yararlandılar.
Bill Mollison permakültürü ‘bulaşıcı güzellik’ olarak tanımlıyor. Permakültür sadece çiftçilikle ilgili değil; ekonomik ve sosyal ilkeleri içeriyor. Doğayla savaşmak veya onu kontrol etmeye çalışmak yerine; sağlıklı doğal ekosistemlerin nasıl işlediğini taklit ederek Dünya'ya özen göstermeyi amaçlıyor. Mollison’a göre, “Sürdürülebilir bir sistem, ömrü boyunca onu kurmak ve sürdürmek için gerekenden daha fazla enerji üretebilen bir sistemdir.”
Permakültürün üç ana ilkesi var: Dünya'yı önemsemek, insanları önemsemek ve ihtiyaç fazlasını paylaşmak. İklim değişikliğinin temel sosyal haklardan mahrum olan grupları orantısız bir şekilde daha fazla etkilediğini biliyoruz. Bunun için “iklim adaleti” kavramı altında, bu dengesizliği ortadan kaldırmak adına çalışmalar yapılıyor. Permakültür bu anlamda da önemli yollar sunuyor.
Verge Permaculture, Kanada’dan Rob Avis’e göre; barınma, gıda, su, enerji ve atık yönetimi gibi pek çok başlığı içeren permakültür tasarım sürecindeki en temel iki ön kabul şunlardır:
İnsanlar dünyanın ayrılmaz bir parçasıdır.
İnsanlar pozitif bir güç olarak yaşadıkları ortamı bulduklarından daha iyi hale getirebilirler.
Fazlalığı paylaşmak, aşırı tüketimi yavaşlatabilir
Bir yıl içerisinde, Dünya'nın yenileyebileceğinden çok daha fazlasını tüketiyoruz ve Dünya'nın özümseyebileceğinden çok daha hızlı atık yaratıyoruz. Fazlalığı paylaşmak, tüketimi sınırlamanın bir yoludur.
Rob Avis, gerçek başarıyı ölçmek için daha farklı ve doğru ölçüm kriterlerine ihtiyacımız olduğunu söylüyor:
“Yaydığımızdan daha fazla karbon tutabiliyor muyuz? Yaşadığımız bölgeyi geldiğimiz zamana göre türler açısından daha zengin hale getirebildik mi? Sağlıklı gelişmekte olan bir topluluk oluşturabildik mi?
Esas önemli olan kriterler bunlar. Temiz hava ve toprak olmadan GSMH ne kadar artsa da topluluk olarak yaşamımızı sürdürmemiz mümkün değil. Permakültür doğru ölçüm kriterleri belirlememizi sağlar. Değişim yaratacak fırsatları bulmamıza ve başkalarına ilham olmamıza yardım eder. Çeşitliliği, sağlığı ve dengeyi artıran eylemleri öne çıkarır.”
Tüm bu dikkat çekilen noktalar konusunda harekete geçebilmek için, bireysel ve kurumsal seviyede, küçük veya büyük ölçeklerde, hepimizin yapabileceği önemli şeyler var. Sonraki yazılarımızda ‘iklim eylemine’ nasıl katkı yapabileceğimizi ve permakültürün detaylarını ele alacağız.
Kaynaklar:
An environmental sociologist explains how permaculture offers a path to climate justice
Permakültür Hakkında Bilmeniz Gereken 7 Şey
Dr.Permaculture (Dr.Murat Onuk) Permakültür Yazıları
Yuval Noah Harari Believes This Simple Story Can Save the Planet