


Okuma Süresi: 5 dakika
Konu liderlik ve örgütlenmeye geldiğinde, kültürümüzün en bilinen sözlerinden biri olan “her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır” cümlesini düşünmeden edemiyoruz. Her organizasyon aslında yaşayan bir canlıdır, kendi dinamikleri ve ekosistemi ile katılan çalışanları da sunduğu olanaklar içerisinde hareket etmeye iter. Günün sonunda çalışma mefhumu içinde “entelektüel tatmin, duygusal tatmin” içermesi beklense de, çoğunlukla özellikle ülkemizde “geçim yolu” olarak yaşanır ve kişiler maddi gelirlerini korumak adına bir takım yatkınlıklar geliştirir.
Daha önceki yazılarımızda, özellikle “Değişim Yönetimi” haftamızda çatışmaların çıkma nedenlerini, direnç noktalarını, liderliğin önemini ve örgütsel yönelimleri işlemiştik. Bu yönelimler, özellikle agresyon ya da memnuniyetsizlik duygularının hakim olduğu durumlarda çoğu zaman exponansiyel olarak artar, çünkü çalışanlar birbirleri ile paylaştıklarında zaten gün gibi ortada olan gerçekler daha çok gözlerine batmaya başlar - ya da olmayan sıkıntılar görme refleksi gelişir.
İnsanlar olarak sosyal açıdan gelişmiş olmamız ve eleştirel düşüncemiz ile hayvanlardan ayrılsak da bazı temel güdülerimizi hayvanlarla paylaşıyoruz. Bu paylaşımlar özellikle bencillik ile eşitlik ve adalet duygusu temelinde oluyor. Örneklemek gerekirse, Kapuçi Maymunları, insanlara bencillik duygusu ile en çok benzeyen hayvanlardan biri. Bencilliği her zaman kötücül bir biçimde algılamaya gerek yok, benlik duygusunun olduğu yerde bencilliğin barınması çok normal.
2018’de Taş Devrine giren Kapuçi Maymunları(ilk defa kendi ağırlıklarından fazla olan bir taşı çekiç gibi kullandıkları görülmüş) uzun zamandır bilim insanlarının da ilgisini çekiyor ve onlarla çeşitli çalışmalar yürütülüyor. Bu çalışmalardan en dikkat çekici olanı, Eşitlik ve Adalet duygusu temelinde olan çalışma.
İki maymuna da bir görev veriliyor ve bu görevi gerçekleştirmeleri isteniyor. Görevi gerçekleştirdiği takdirde maymunlardan birine üzüm verilirken diğerine salatalık veriliyor. Kapuçi Maymunlarının favorisi üzüm, pek sevmedikleri sebze ise de salatalık. Görevi tamamladıktan sonra diğer maymuna üzüm, kendisine salatalık verildiğini fark eden maymun bu duruma çok sinirleniyor. Salatalığı çalışmayı yürüten kişinin üstüne atıp, saldırmaya çalışıyor.
Şempanzeler, resus makakları, uzun kuyruklu makaklar, köpekler ve farelerin de eşitsizliğe karşı davranışsal tepkiler verdikleri gözlemlenmiş. Bu memeli türleri, insanlarla adalet arayışını paylaşıyorlar. Sosyal memeliler olarak nitelendirilen bu türler aslında güven, sadakat ve adalet duygularını davranışsal ölçekte paylaşarak bize bir mesaj veriyor olabilirler. Şirket içi adaletsizlikler, insanlarda Kapuçin Maymunları kadar agresif bir tepki ile sonuçlanmasa da pasif agresif tavırlar ve işi yapmak konusundaki isteksizlik gibi davranışlar ortaya çıkarabilir. Liderlerin bu davranışlara kayıtsız kalmamaları, gözlem yeteneklerini geliştirmeleri çalışanların uzun vadeli çalışmalarını sağlayabilir.
Liderlik demişken, 70 yıllık gözlemin sonunda, 9 yaşındaki dişi makak maymunu Yakei, Takasekiyama adlı doğal parkta 5 yıldır alfa erkeği olan maymuna meydan okuyarak, 677 makaktan oluşan gruba lider oldu. Bu gelişmeyi park görevlileri, “oldukça sıra dışı” olarak değerlendirdiler. Yakei’nin nasıl bir alfa dişi olacağını zaman gösterecek. Ancak doğanın kanunu olarak görülen konularda bile esnemeler, insanlığa ilham olabilecek düzeyde.
Memeliler dışında, kuşlarla yürütülen bazı çalışmalar da mevcut. Örneğin kargagillerin birlikte çalıştıkları daha önce de bilim insanları tarafından gözlemlenmişti. Saldırı gibi durumlarda birbiriyle yardımlaşan kargalar, yiyecek bulma konusunda da birbirleri ile bilgi aktarımı yapmaktalar. Vahşi doğada bu tip yardımlaşmalar yürüten kargaların, bu sebeple, aralarında bir adalet ve adaletsizlik duygusu geliştirmesini bekleriz.
Bu fikirden yola çıkarak araştırmacılar, 4 kuzgun ve 6 leş kargası ile bir çalışma yürüttüler. Ödül olarak bir dilim peynir verilen kargalara, teselli ödülü olarak da bir adet üzüm verildi. Çalışmaların birinde, her iki kuşa da jeton getirmeleri karşılığında aynı ödül verilirken, diğerinde birine yalnızca üzüm, diğerine yalnızca peynir verildi. Üzüm verilen karga jeton getirmeyi bıraktı.
Başka bir çalışmada da, iki jeton getiren kargaya karşın, bir kargaya hiçbir şey yapmadığı halde aynı ödül verildi. Hiçbir şey yapmadığı halde diğer karganın kendileri ile aynı ödülü aldığını gözlemleyen kargalar, jeton getirmeyi bıraktı. Her iki durumda da kargaların, eşitsiz muamele gördükleri durumda iş birliği yapmayı bıraktıkları gözlemlendi. Eşitlik fikri, sosyalleşmeye katkıda bulunan bir kavram gibi görünüyor.
Eşitliğin olmadığı bir organizasyonda, sosyalleşmenin ve yardımlaşmanın yüksek olmayacağı bu bağlamda aşikar. Belki de liderlerin ve organizasyonların, bu çalışmaları daha yakından takip etmesi gerekir.
Kaynakça
Adalet Yoksa Oyun da Yok: Hayvanlarda Adalet Duygusu | BilimFili.com
Animals know when they are being treated unfairly (and they don't like it)
What animals tell us about female leadership
70 yıllık gözlemde ilk kez: Erkek lideri yenen dişi maymun alfa oldu