


Bir kariyer yolu olarak being jack of all trades, master of none. Yani, her şeyin ehli, hiçbir şeyin ustası olmak. Bu yaklaşımı seçen kişilerin sayısı günden güne artıyor. Hem teknolojik gelişmelerin ve dünyadaki dönüşümün hızı hem de bu hıza ayak uydurmaya çalışan hemen herkesin odak süresinin kısalması ve her şeyden çabuk sıkılması nedeniyle tek bir alandaki uzmanlık artık bazılarının gözü kapalı seçtiği bir yol olmaktan çıktı. Bu yazımızda uzmanlığın tarihine bir göz atacağız ve içinde bulunduğumuz çağda uzmanlık yaklaşımının ne kadar geçerliliğini koruduğu hakkında düşüneceğiz.
Uzmanlık, tarihsel olarak sanayi toplumlarının bir ihtiyacı olarak ortaya çıkmış bir kavram. Sanayi toplumları da pek tabii Sanayi Devriminin birer eseri. Sanayi Devrimini son 5-6 yıla kadar “1712’de buhar makinesinin icadı ile gelişen olaylar” olarak değerlendirirken, artık dünya sanayi devrimine biraz farklı yaklaşmaya başladı. Bu devrim Deleuzeyen** bir yaklaşımla ele alırsak aslında bir “olay” olarak olup bitmekten ziyade bir “oluş”tu ve kendi içinde paradigma değişimleri taşıyordu.
Aşağıdaki tabloya bir göz atalım.

İnsanları doğrudan etkileyen, iş analizlerini başlatan, bilimsel yönetim yaklaşımlarını etkileyen üretim bandı kırılması aslında Sanayi Devrimi sürecinin başlangıcından 100 yıl sonra ortaya çıkıyor, bir 100 yıl daha sonra imalatta otomasyonla karşılaşıyoruz. Ve bundan yalnızca 50 yıl sonra artık kod yazan kodların, birbirleriyle konuşan fabrikaların, stoklarını tedarikçiye haber veren kuruluşların, bu kuruluşlar için üretime başlayan tedarikçilerin çağına giriş yapıyoruz. Bir önceki paradigma değişimi ile aramızda 50 yıl var, ve bu değişim hızlanarak da devam ediyor. İnsanların 20li yaşlarında seçtiği uzmanlık alanı, 30 yaşına geldiğinde artık geleceği ya da şimdisi dahi olmayan bir alana dönüşmesi pek muhtemel.
Uzmanlık yaklaşımının temeli önce 1900lerin başında ilk Endüstriyel/Örgütsel psikolog olan Lillian Moller Gilbreth ve eşi mühendis Frank Bunker Gilbreth tarafından iş verimliliği üzerine yapılan çalışmalarla atılıyor. İşin kalitesi, hızı ve verimliliğine odaklanan Gilbreth’lere paralel olarak, Frederick Winslow Taylor da 1911’de üretim verimliliği alanında çalışmalar yapıyor. Taylor, planlama, örgütleme, yönetme, koordinasyon ve denetim adımlarını takip ederek iş bölümüne odaklanıyor. Taylor’un fikirlerinden etkilenip, bunu kendi işinde uygulayarak başarıya ulaşan kişilerden biri de Henry Ford oluyor.
Ford fabrikası 1903’de kurulduktan sonra, Taylor’ın çalışmalarını takip eden Henry Ford işleri mikro tasklar haline getirerek üretim bandını hızlandırıyor ve uzmanlığın temelleri atılmış oluyor. İşçilerin görevi bazen tekerlekleri yerine oturtmak, bazen de yalnız bir çiviyi monte etmek olabiliyordu...
Fiziksel işlerin işçileri olarak mavi yakalar, dönemin yarattığı bir işçi sınıfı iken bugün bilgi toplumunun yarattığı, düşünsel işlerin işçileri ise beyaz yakalar olarak karşımıza çıkıyor. Mavi yaka işlerinde olduğu kadar mikro olmasa da genel anlamda iş bölümü ve bununla paralel görevlendirme beyaz yaka işlerinde de var. Bu nedenle akıllara gelen soru, mavi yaka işçilerinin fabrikalarda otomasyon sistemlerine uzmanlıklarını kaptırdığı gibi, beyaz yaka işçilerin de kaptırıp kaptırmayacağı. Görünen o ki hangi alanda olursa olsun uzmanlık sabit kalamıyor ve değişime uğruyor. “Kuşkusuz, insanların sahip olacağı işlerin ve kariyerlerin doğası ve türleri önemli ölçüde farklı olacaktır. Dünya Ekonomik Forumu, bugün ilkokula başlayanların % 65'inin henüz mevcut olmayan tamamen yeni iş türlerinde çalışmaya başlayacağını tahmin ediyor.”***
Uzmanlıklarda segment olarak ayrılmalar, daha sofistike alanlar gözlemlemeye başlıyoruz. Otomasyon tarafından gerçekleştirilemeyecek, daha çok duygusal zeka, yaratıcılık ve adaptasyon yeteneklerinin kullanılabileceği uzmanlıklar öne çıkıyor. Şirketlerin ve üniversitelerin dünyada yaptıkları araştırmalar artık mesleklerden çok kişisel becerilerin arandığını gösteriyor.
Bir kariyer yolu olarak her şeyin ehli, hiçbir şeyin ustası olmak aslında kendimize ve becerilerimize yatırım yapmak anlamına gelebilir mi? Sürekli beceri geliştirme ve yaşam boyu öğrenme - bir uzmanlık olarak konumlanmak durumunda belki de?
Bkz.
**Deleuze’ün felsefesi ve Tarih https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/567680 https://tr.wikipedia.org/wiki/Marx%27%C4%B1n_yabanc%C4%B1la%C5%9Fma_teorisi
*** Business Council of Australia, 2017
Kaynaklar
http://gilbrethnetwork.tripod.com/bio.html
https://www.endustri40.com/endustri-tarihine-kisa-bir-yolculuk/
https://www.britannica.com/biography/Frederick-W-Taylor
https://www.tandfonline.com/doi/full/10.1080/14480220.2018.1576330