


Okuma Süresi: 8 dakika
Hayvan bilinciyle ilgili sorular, özellikle hangi hayvanların bilince sahip olduğu ve (eğer varsa) bu bilincin nasıl bir bilinç olduğu, hem bilimsel hem de felsefidir.
Bilimseldir; çünkü bu soruları yanıtlamak bilimsel teknikler kullanarak bilgi toplamayı gerektirecektir. Hiçbir derin düşünme süreci, kavramsal analiz, mantık veya çıkarım bize bir iguananın öznel bir deneyim yaşayıp yaşamadığını söyleyemez. Sonuçta; hayvan cinslerine dair geniş bir yelpazenin davranışlarının ve nörofizyolojisinin araştırılması ve farklı cinsler arasındaki filogenetik ilişkilerin incelenmesi gerekir. Ancak bu sorular aynı zamanda felsefi sorulardır.
Hayvanlar empati duyuyor mu? Bir filin bilinci var mı? Bir köpek önceden plan yapabilir mi? Bu sorular, ödüllü çevre yazarı Carl Safina'nın kitabı Beyond Words: How Animals Think and Feel (Kelimelerin Ötesinde: Hayvanlar Nasıl Düşünür ve Hisseder) kitabında ele aldığı sorulardan bazıları.
Safina, kitabında; Kenya'daki Ambroseli Ulusal Parkı'ndan, Kuzeybatı Pasifik'e kadar uzanan çeşitli örneklerle, hayvanlarda bilincin kabul edilmesinin neden önemli olduğunu ortaya koyuyor. Aynı zamanda beyinle ilgili yeni keşiflerin, bizimle diğer canlılar arasındaki bariyerleri nasıl ortadan kaldırdığını gösteriyor.
“Hayvan Bilinci” Konusunda Gelişen Bilim
2012'deki Cambridge Bilinç Bildirgesi, insanların bilinç sahibi olan tek varlıklar olmadığına ve hayvanların da bilinci destekleyecek kadar karmaşık nörolojik substratlara sahip olduğuna dair bilimsel bir fikir birliği ortaya koydu.
Bu fikir birliği sayesinde artık herhangi bir hayvanın bilinçli olup olmadığı tartışmaları geride bırakıldı. Daha çok, hangi hayvanların bilinçli olduğu ve bilinçli deneyimlerinin nasıl gerçekleştiği soruları gündeme gelmeye başladı.
Böylece son yıllarda, hayvan bilinci üzerine çalışan disiplinlerarası bir topluluk ortaya çıktı. Bu konudaki araştırmalar; sinirbilim, evrimsel biyoloji, karşılaştırmalı psikoloji, hayvan hakları bilimi ve felsefe gibi alanları kapsıyor.
Çalışmaların amacı; hayvanların iç yaşamlarını (sübjektif deneyimlerini ve duygularını), insan bilinci modeli üzerinden, bilimsel olarak titiz bir şekilde incelemek.
Tabii ki bu alandaki çalışmalar, hayvanlar deneyimlerini sözlü olarak rapor edemedikleri için, önemli metodolojik zorluklarla karşı karşıya. Ancak bu, hayvan bilincine dair bilimsel araştırmaları engellemiyor. Nitekim aynı durum, konuşma öncesi dönemindeki bebekler ve minimal bilinçli hastalar için de geçerlidir.
Hayvan bilinci konusundaki araştırmalar, birden fazla disiplinin içgörülerini ve yöntemlerini sentezleyerek; ayrıca davranışsal, bilişsel ve nörolojik kriterler tanımlayarak, bu zorlukların üstesinden gelinebileceği fikrine dayanıyor.
Bilincin Tanımı
Bilinç kelimesini farklı şeyleri ifade etmek için kullanma eğilimindeyiz. Carl Safina’ya göre; zihinsel bir deneyim yaşıyorsanız, bilinçlisiniz.
Asıl soru, diğer türlerin zihinsel deneyimleri var mı, yoksa deneyimlediklerini algılamadan/ hissetmeden mi bir şeyler hissediyorlar/algılıyorlar? Örneğin bir hareket sensörü hareketi algılar; ancak muhtemelen hareketi algıladığını deneyimlemez. Hayvanlar deneyimliyor aslında, harekete tepki veriyorlar çünkü… Savaşıyor ya da kaçıyorlar ya da merak duyuyorlar.
Safina, hayvanların bilinçli olup olmadığını bilip bilemeyeceğimiz konusunda bir tartışmanın olmasını bile ilginç buluyor. “Memelileri ve hatta kuşları izlerseniz, dünyaya nasıl tepki verdiklerini görürsünüz. Oynarlar. Tehlike olduğunda korkmuş gibi davranırlar. Durum iyi gittiğinde rahatlarlar. Hayvanların bilinçli bir oyun, uyku, korku ya da sevgi deneyimine sahip olmayabileceğini düşünmek bile mantıksız görünüyor.” diyor.
Dünya üzerindeki büyük bir çoğunluğu hayvanların acı hissettiğine ikna eden felsefeci ise Peter Singer. Singer, parlamentoları hayvan refahı konusunda yasa çıkarmaya zorlamıştı. Bugün ise biyoetik alanında bir “referans kişi” haline geldi. 23 yıl boyunca Princeton Üniversitesi'nde biyoetik dersleri veren Singer, “Felsefi anlamda, hayvanların acı çektiğinden emin olamayız. Solipsizm, çürütülmesi zor bir yaklaşımdır. Acı çektiğim için, acımdan emin olabilirim ama bir başkasınınkinden emin olamam. Bu fikri çürütmek zor olsa da bana inandırıcı gelmiyor. İnsanlarda olduğu gibi hayvanlarda da, aynı sinir fenomenine bağlı olarak, ağrıya karşı aynı tepkilerin verildiğini görüyoruz. Aspirin veya parasetamol, hem insanlarda hem de hayvanlarda ağrıyı gideriyor. Acılarının bilincinde olmadıkları önerisi pek olası görünmüyor.” diyor.
Carl Safina ise şuna dikkat çekiyor: Başlangıçta nöroloji yoktu; zihinsel süreçlerin nasıl çalıştığına dair hiçbir şey bilinmiyordu. Hayvan davranışlarına dair bildiklerimiz, masallara dayanıyordu. Bu yüzden bilim adamları, "Hayvanlar hakkında bilebileceğimiz her şey, yaptıklarına dayanmaktadır. Sadece yaptıklarını anlatabiliriz. Zihinleri hakkında hiçbir şey bilemeyiz.” dediler. Safina’ya göre bu, zihinleri hakkında hiçbir şey bilemezsek, bilinci doğrulayamayacağımıza dair bir varsayıma dönüştü.
Aslında vahşi hayvanları izleyen insanlar hayvanların bilinçli olup olmadıklarını sorgulamazlar çünkü zaten inanılmaz karmaşık davranışlar ve çok çeşitli kişilikler görürler.
Carl Safina; hayvanların, onları gözlemleyenler için bilinçli olduğunun çok açık olduğunu savunuyor: “Yaptıkları şeyleri yapabilmek, seçimler yapabilmek ve kullandıkları yargıları kullanabilmek için bilinç sahibi olmaları gerekir. Birçok insan, hayvanların bilinçli hareket ettiğini varsayar ve bunu da, kendi evcil hayvanlarına dair yaptıkları gözlemlerle dayandırır.”
Hayvanlarda Empati
Yine Safina’ya göre; empati, hayvanların ve insanların paylaştığı bir başka özellik. Örneğin kaybolmuş insanları bulan fillerin belgelenmiş hikayeleri var. Bir vakada, iyi göremeyen yaşlı bir kadın kaybolmuş ve ertesi gün onu koruyan fillerle birlikte bulunmuştu. Sırtlanlardan korumak için onu dallardan bir kafes gibi kapatmışlardı. Bu bize olağanüstü görünüyor; ama fillere doğal geliyor.
İnsanlar ayrıca kambur balinaların, katil balinalar tarafından avlanan foklara yardım ettiğini de gördüler. Bir foku, sırtında taşıyarak katil balinalardan uzaklaştırıp, sudan çıkaran bir kambur balinanın belgelenmiş bir vakası var. Safina şuna dikkat çekiyor: Bunlar bizim için olağanüstü ve yeni görünüyor çünkü bu olayları daha yeni belgeledik. Ama muhtemelen milyonlarca yıldır bu tür şeyler yapıyorlar.
Kaynaklar:
‘Consciousness isn’t exclusive to humans, or even to primates’