


Birçoğumuz ya da belki hepimiz, hayatımız boyunca inişli çıkışlı bir motivasyona sahip olmamızdan dolayı, bizi neyin motive ettiği ya da motivasyonumuzu neyin bozduğu hakkında zaman zaman düşünürüz. Diğer taraftan başarıya ya da başarısızlığa katkıda bulunan bu psikolojik faktörler üzerine kafa yormamız bunun arkasındaki “neden” i belirlememize yardımcı olmayabilir. Çoğu zaman motivasyonu yanlış yerde arıyor oluruz ya da ararken kayboluruz. Hele bir de başkalarının motivasyon unsurlarını anlamaya çalışırsak işler daha da sarpa sarabilir.
Zig Ziglar şöyle demiş:
“İnsanlar genellikle motivasyonun uzun sürmediğini söyler. Banyo yapmak da öyle - bu yüzden günlük tavsiye ediyoruz.”
Çünkü motivasyonumuzu sağladığını düşündüğümüz durum gerçekleşse de bu sefer başka motivasyonlara ihtiyaç duyarız. Mevcut bir ihtiyacımızı karşıladığımızda başka ihtiyaca yönelme eğilimimizden dolayı motivasyonu sürekli kılmak ayrı bir beceri ister.

Motivasyon, anlam itibariyle bir şeyi yapma isteğidir. Doğal olarak da bir şeyi yapma isteği, onun yapılma ihtimaline doğrudan bağlanır.
Peki, bir şeyleri yapmaya olan isteğimiz neden kaybolur? Buna yanıt vermenin iyi bir yolu, bir şeyleri neden yapmak isteriz? sorusuna cevap vermekten geçebilir.
Bir şeyler yapma isteğimiz, yani motivasyonumuz çeşitli yöntemler ile teşvik edilebilir. Bu teşvikleri bulabileceğimiz, en yaygın kullanılan iki kategori bulunur:
- Dışsal motivasyon: Farklı sonuçların dışsal etkenler (ödüller) ile sağlandığı bir yapıdır.
- İçsel motivasyon: İç faktörler ile sağlanan motivasyon; içsel doyum için bir etkinlik yapmak olarak tanımlanır. Dolayısı ile içsel motivasyon dışarıya bağlı kalmadan bizim yaparken iyi hissettiğimiz için bir şeyleri yapmaya iten motivasyondur.
Bunların yanında araştırmalara göre yakın bir zaman önce üçüncü bir motivasyon kaynağı da ortaya çıktı: Aile. İçsel veya dışsal olarak bir şeyler yapmak için motive hissetmesek bile, ailenin teşvik edici bir faktör olduğu görüldü. Academy of Management Journal'da yayınlanan bir çalışmada araştırmacıların bulduğu şey, her iki tür motivasyondan yoksun olan bazı kişilerin hala "aile motivasyonu" adı verilen üçüncü bir faktör tarafından teşvik edildiği oldu. “Ailemi desteklemeyi önemsiyorum” ifadesiyle özdeşleşenler, işi eğlenceli bulamadıklarında ve onu gerçekleştirmek için mali bir teşvikleri olmadığında bile her geçen gün daha enerjik ve daha iyi bir performans gösterdi.
“Aile motivasyonu hem içsel hem de dışsal motivasyonumuzla ilgili olabilir. Aile sizin için en önemli değerlerden biri ise, aileniz içsel bir motivasyon aracı olarak hizmet edebilir. Aile baskısı veya yükümlülükleri hissediyorsanız, bu daha çok dışsal bir motivasyon aracıdır.” diyor bu etken ile ilgili Clark Executive Coaching’in sahibi Shawna Clark.
Birey olarak çözümümüz kendimizi tanımak, kendimizle konuşmak oluyor diyebilir miyiz? US National Library of Medicine’de yayınlanan bir araştırma buna evet diyor.
“Çoğu hedefe yönelik motivasyon - yiyecek veya su arama bile - öğrenilir. Yeni doğan bir bebeğin davranışları çevredeki uygun uyaranlar tarafından hem yönetilir hem de onlar tarafından motive edilir. Çoğunlukla, kişinin motivasyonu geçmişte deneyimlenen ödüllere ve bu tür ödüllere giden yolu belirleyen ipuçlarına geri dönmektir.”
Beynimiz yalnız bilinç düzeyinde değil, bilinçdışında da aktif olarak çalışıyor, eylemlerimizi ve sonuçlarını kaydediyor. Geçmişte yapıp, sonucunda içsel, dışsal ya da aile etkenlerinden biri ya da birkaçı ile ödüllendirildiğimiz davranışları yapmak konusunda daha istekli oluyoruz. Deneyip başarısız olduktan sonra tekrar denemek bu yüzden zor, karşılığını alamadığımız bir eylemi devam ettirmek bu nedenle büyük bir çaba gerektiriyor.
Bu yüzden ilham almadığımız günlerde motivasyonumuzu arttırmak istiyorsak gerçekleştirdiğimiz eylemlerin arkasındaki "neden"i belirlemeyi deneyebiliriz. Bunu yaparken, yaptığımız eylemi en son ya da ilk ne zaman yaptığımızı ve nasıl sonlandığını düşünmek bize yardımcı olabilir.
Motivasyon kaynağımıza yeniden bağlanmak için zihinsel bir değişim yapmak, bunu başarmamız için bize destek sağlayabilir. Her girişim her zaman aynı sonucu vermez, biz aynı olsak bile çevremiz değişmiş olabilir. Bu yüzden denemekte ve kendimize şans vermekte fayda var.
Ve motivasyonumuzun düşük olduğunu düşündüğümüz zamanlar, ilerlememizi sağlayacak adımlar arasında şunları da akılda tutmakta fayda olur:
- Geçmişte neler başardığımızı ve güçlü yönlerimizin nerede olduğunu hatırlayalım.
- Hedeflerimizi, bizim için gerçekten önemli olan şeylere odaklanacak şekilde ayarlayalım
- Çok büyük veya çok zor olan bir işle uğraşıyorsak, hedeflerin zaman aldığını unutmayalım. Onu daha küçük adımlara bölelim ve ilerlemeye doğru ilk adımı atalım
- Sağlıklı yemek, uyku, spor gibi zihin sağlığımızı en üstte tutacak ihtiyaçlarımızı ihmal etmeyelim
- Kendimizi güvende hissetmediğimiz bir alan varsa, bu alanlarda iyileştirmeler yapmaya çalışalım
- Sık sık yeni bilgiler öğreneceğimiz uğraşlar, işler içerisinde olalım
- Olumsuzlukların içerisinde olumlu şeyler bulmaya ve oradan yol almaya çalışalım
- Ve başkalarına yardım edelim. Başkalarına yardımcı olmak ve onların motivasyonlarını yukarı çekmek bizim de motivasyonumuzun yükselmesine yardımcı olacaktır.
Motivasyonumuzu yüksek tuttuğumuz, çevremizdekilerin motivasyonlarının yükselmesine bolca katkı sağladığımız bir yıl olsun. Yeniden herkese iyi seneler!
What is Motivation? A Psychologist Explains
3 types of motivation that can inspire you to do anything