


Okuma Süresi: 7 dakika
Kuşak, aynı yazgıya sahip olan, aynı düşünceleri paylaşan, aynı duyguları ve kaderleri paylaşan, ortak sevinç ve hüzünlere sahip olan, tarihsel olarak bakıldığında aynı durumları yaşamış ve aynı zaman içerisinde yaşayan belirli yaş gruplarının ifade edilmesi için kullanılan bir terimdir. Kuşaktan kuşağa cümlesini çok fazla duyarız. Jenerasyon ya da nesil olarak da değerlendirebiliriz.
Teknolojinin büyük bir hızla ilerlemesi nesiller arasında yaşanan farklılıkların oluşmasındaki en büyük etkenlerden biridir. Oluşan farklılıklar bireylerin yaşama alışkanlıklarında, hayata bakış açılarında ve günlük hayatın bütün pratiklerinde kendini göstermektedir. Aynı evde yaşayıp aslında birbirinden kilometrelerce uzakta olanlar ile, dünyanın iki ayrı ucunda bulunup da aslında çevrimiçi ortamda bir arada olanlar... Bu türden sanal gerçeklik tablolarının oluşması, günümüzün ilerleyen teknolojilerinin handikaplarından biri olmuştur. Bir tarafta kişisel bilgisayarların yeni yeni satışına başlandığı, internetin olmadığı zamanların yetişkinleri, diğer tarafta doğduğu andan itibaren kendilerini internetin, bilgisayar oyunlarının, cep telefonlarının ve anlık mesajlaşmaların içinde bulan “network” gençliği. Annesine ve babasına teknolojik aletleri nasıl kullanacağını öğreten genç bir nesil ile bilgisayar veya akıllı telefon kullanmakta zorlanan ebeveynlerin ve yetişkinlerin yaşadığı bir dönemden geçmekteyiz.
Kuşkusuz, bireylerin doğdukları zamanın sosyolojik, kültürel, siyasi ve ekonomik şartları o zamanda yaşayan toplumu doğrudan etkilemektedir ve bir kuşağın ortalama 20 yılda yenilendiğini varsaydığımızda kuşaklar arası farklılıkların görülmesi kaçınılmazdır. Buna birde hızla ilerleyen teknolojik gelişmeleri ve günümüzde evlenme yaşının ilerlemesini eklediğimizde hem toplumda hem de toplumun en küçük birimi olan aile içinde yaşanan kuşak farklılıklarının ve çatışmalarının katlanarak arttığını söylemek mümkündür.
Yapılan araştırmalar her kuşağın kendine has bir iş yapma şekli, davranış ve düşünme kalıbı, farklı bir giyim ve konuşma tarzı olduğunu göstermektedir.
Nitekim Y nesline ait bireyler işverenlerinden daha esnek çalışma programları, iş yerinde daha fazla “kişisel zaman”, neredeyse sürekli geribildirim ve kariyer tavsiyesi istemektedirler. Ortalamanın üstünde bir oranda, patronlarının genç çalışanlarından bir şeyler öğrenebileceğini savunmaktadırlar. Buna mukabil 1946-1964 yılları arasında doğanların (Baby Boomers) sadakat duyguları yüksek, kanaatkâr ve aynı zamanda bir yerde uzun süre çalışabilen bir yapıya sahip oldukları görülmüştür.
Kuşak kavramının tarihi süreci yazılı kaynaklarda incelendiğinde bazı bilim dallarında konunun Antik Yunan’a, bazılarında ise Eski Mısır Uygarlığına kadar uzandığı görülmektedir.
Hatta Eski Mısır’da, gelen yeni kuşakların daha bencil ve saygısız olduğuna dair yazınlar bulunmuştur.
Bugünün Gerçeği
Her yeni kuşak, bir önceki kuşak tarafından önyargıyla karşılanmakta. Antik Mısır’dan, Sessiz Kuşağa tüm jenarasyonlarda yeni gelenlerin bencil ve tüketim odaklı olduğuna dair bir eleştiri mutlaka oluyor.
Y kuşağı iş dünyasına ilk adım attığında, Y kuşağı ile nasıl çalışacağız sorularına yanıt arandı. Y kuşağı çalışanları işyerinde toplumun bir parçası olduklarını hissetmek istemekte. Zaten onda dokuzu sosyal ve eğlenceli olunabilecek işyerini tercih etmekte. Ayrıca örgütsel stratejileri dinlemek, anlamak için gerçek bir arzu duyuyorlar. Herhangi büyük bir görevden habersiz küçük bir dişli çarkı olmak yerine, şirketin vizyonu ile ilgili kritik bir noktada olmak ve şirketin ilerlemesi için yapılan yenilik çalışmalarının içinde olmayı seçmekteler.
Bu özellikler Y kuşağına göre daha itaatkar ve sabırlı olan, kurallara bağlılığı yüksek olan X kuşağı tarafından eleştiri ile karşılanmıştı. Oysa dünyadaki bolluk ve üretim arttığında, tüketimin artması da kaçınılmaz. Sanayi Devrimi ile ucuzlayan ürünlere ve yakalanan bolluğa nasıl tüketim eleştirisi ile yaklaşmak absürd olursa, günümüzün şartları ile değişen ihtiyaçlar ve tüketimlere de bu eleştiri ile yaklaşmak aynı absürdlükte olur.
İnsan sosyal bir canlı olarak çevresine uyum sağlamakta. Dünyanın getirdiği bir takım standartlar var. Bu elbette doğayı düşünmeden abartılı tüketim alışkanlıklarına sahip olmak anlamına gelmiyor. Ancak sürdürülebilir seçimler yapan kişilere değişen standartlara uyum sağladığı için eleştiri ile yaklaşmamız yalnızca bir takım önyargıları işaret eder.
Y kuşağı ile ilgili çekinceler zaten bundan 10 sene öncesine oranla neredeyse kaybolmuş durumda. Gündemde Z kuşağına olan eleştiriler var.
Z Kuşağı
Z kuşağı bugüne kadar teknoloji içine doğmuş ilk kuşak ve bir ekrana dokunmadığınız bir günü hatırlamaz. Online alışverişin yaygınlaştığı hatta dronelar ile teslimat yapılan bir dünyaya geldiler. Bu, Z Kuşağı’nın ürün ve hizmetlerin kendilerine ulaştırılmasına ilişkin beklentilerini temelden değiştirdi.
Ayrıca Z kuşağı, bilginin sadece sınıfsal olarak avantajlı bir grubun ya da çok çaba sarfeden başka bir grubun ulaşabildiği bir dünyaya doğmadı. Bugün internette arayarak bulunamayacak herhangi bir bilgi neredeyse kalmadı.
Bu anlamda Z kuşağının sınırsızlığı, hayal gücünün genişliği ve taleplerini giderme yolundaki isteği dünyayı şekillendirecektir. Önceki kuşakların bir takım standartları elde edebilmek için çektiği zorluklar ve çileli yol elbette anlamsız değildi ve bu fedakarlıkların da kendi içinde bir değeri vardı. Ancak artık, dünyanın değişmesi ile bazı fedakarlıkların yapılmasına gerek kalmadı. Bu nedenle “yeterince çaba göstermemek” ya da “kolaycı olmak” eleştirilerini yaparken dikkatli olmakta fayda var. Çünkü bu günün sonunda Z kuşağının bir seçimi değil, içine doğduğu dünya. Ve bu dünyayı önceki kuşaklar oluşturdu.
Z kuşağının hızlı ve pratik oluşunu, teknolojideki yeteneklerini, hayal gücünü ve işe dahil olma isteğini, Y kuşağının anlam arayışını, geri bildirim isteğini ve kişisel zaman ihtiyacını, X kuşağının ise hedeflerine ulaşma yolundaki sabırlı ve fedakar yönlerini takdir ederek birbirimizden öğrenebileceğimiz çok şey var.
Gelecek kuşaklar için daha iyi bir dünya oluşturmak adına önyargıları yıkmayı ve iyi özelliklere odaklanarak, benimsemeye çalışmayı denemek en doğrusu gibi görünüyor.
Kaynakça
KUŞAK FARKI ve SIFIR KUŞAĞI TEHLİKESİ
KUŞAKLARIN DEĞİŞEN YÜZÜ VE Y KUŞAĞI İLE ORTAYA ÇIKAN YENİ ÇALIŞMA TARZI: MOBİL YAKALILAR
Z Kuşağının En Farklı Nesil Olmasının 4 Sebebi – bcc Turkey Duygusal Zeka Bilimi