


Okuma Süresi: 9 dakika
Çocuk: “Gökyüzündeki şu daire ne? Güneş değil bu."
Anne: “Ay.”
Çocuk: “Ama gece değil şu an?”
Anne: “Ay erken doğar, bazen hava kararmadan da görünür.”
Çocuk: “Yaramaz Ay, daha çok uyuması lazım, Güneş kızacak ona.”
Yukarıdaki bu cümleler, 4 yaşındaki bir çocukla annesinin günlük bir konuşmasından alındı. Alıntı ise; 3 ila 5 yaş arasındaki çocukların, anne ve babalarıyla günlük konuşmaları üzerinden, bilime ve özellikle astronomiye dair ilgilerini araştıran bilimsel bir makaleye ait. (“Young Children’s Ideas About Astronomy” Journal of Astronomy & Earth Sciences Education – December 2019)
Araştırmaya göre; sorular en çok Güneş’e dair. Çocuklar arasında, gezegenlerin neden kare değil de daire şeklinde olduğunu merak edenlerden; eğer Ay ile Güneş aynı Evren’de yaşıyorlarsa, neden birbirlerine benzemediklerini sorgulayanlanlara kadar geniş bir skala var.
İnanılmaz bir hızla gelişen teknolojiyle birlikte, yeni kuşakların astronomiye dair algıları çok daha erken yaşlarda gelişecek gibi görünüyor. 24 Aralık 2021’de uzaya yollanan Webb Teleskobu’nun, Evren’e dair çığır açan keşifler yapılması bekleniyor. Bu da, önümüzdeki yıllarda astronomiye olan ilgiyi çok büyük oranda artıracak ve yeni meslekleri gündeme getirecektir. Bu anlamda ebeveynlere ve eğiticilere büyük iş düşüyor.
Bunu ülkemizde fark edenlerden biri de Halil Bağış. “Astronomi ile ilgilenen bir çocuk ve genç, içinde bulunduğu çağa ve geleceğe daha hazırdır bence.” diyor. Halil Bağış, bir astronom ve 2018 yılında “Herkes için gökbilim” felsefesi ile yola çıkan sosyal girişim Stellar Lab’in kurucusu.
Kendisi, Webb Teleskobu ve ülkemizde astronomiye olan ilgi konusundaki sorularımızı yanıtladı.
1) Webb teleskobunun sağlayacağı olağanüstü imkanlar ülkemizdeki bilim çevrelerinde nasıl karşılandı? Bu gelişmeyi, bir astronom olarak, siz nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu konuda sizi en çok heyecanlandıran şeyler neler?
Eğer gökyüzüne tutkunsanız ve bir teleskoba sahipseniz; sonraki aşamada daha büyük bir teleskobu almanın hayallerini kurarsınız. Daha büyük teleskop, daha büyük mercekler ve aynalar anlamına gelir; bu da daha fazla ışık toplamak demektir. Teleskoplar da gözlerimiz gibi ışık toplarlar ve ne kadar fazla ışık toplayabilirlerse; sönük cisimleri o kadar detaylı görebilirler. Evren o kadar büyük ve yanıtlanması gereken sorular o kadar çok ki; ne kadar büyük bir teleskoba sahip olursanız olun, her zaman daha büyüğüne ihtiyaç duyarsınız. James Webb büyük heyecan yarattı; çünkü yeni şeyler keşfetmek ve var olanları daha iyi anlamak için bir kapı aralıyor. Sonuçta Dünya’nın (hatta belki de Evren’in) en güçlü teleskobu!
Beni ve astronomi camiasını heyecanlandıran; James Webb’in bizi oldukça geçmişe götüreceği gerçeği. Epey ertelenen bu proje, ‘en pahalı bilimsel çalışma’ ünvanına da sahip. Buna değer mi? Elbette! Çünkü belki de var olduğumuzdan beri sorduğumuz “Nereden geldik?”, “Evren nasıl oluştu?” gibi en derin ve temel sorularımıza yanıt arayacak. Evren’de uzağa baktığımızda, geçmişe bakıyoruz; bildiğiniz gibi... Webb, Big Bang sonrası Evren’e bile bakabilecek. Bu, oldukça geçmişe gitmek demek.
Astronomide heyecan verici bir diğer nokta; farklı dalga boylarında baktığımızda farklı şeyler keşfediyor oluşumuz. James Webb bir kızılötesi teleskopu aynı zamanda. Evren’e bambaşka açılarla bakabilecek. Yaklaşık 30 yıl boyunca Evren’deki en önemli gözümüz olan Hubble Uzay Teleskobu’nun yerini alacak bu teleskobun bizlere göndereceği veriler, yaşadığımız Evren’i anlamamızda önemli olacak. Tüm bunlar elbette heyecan verici!
Bu arada adı geçmişken, Hubble Uzay Teleskobu o kadar çok şey yaptı ki, Talentra okurları şu bağlantıdan Hubble Uzay Teleskobu “doğum günümde ne yaptı’’ diye göz atabilirler: What Did Hubble See on Your Birthday?
Çok daha fazlasını James Webb ile yakalamak dileği ile…
2) Girişimlerinizden de gördüğümüz kadarıyla aslında Türkiye'de bir "astronomi çevresi" var. Genel olarak ülkemizde astronomi ile ilgilenenlerin vizyonları nedir? Sizin eğitimlerinizle ilgilenenler, daha çok çocuklar mı oluyor?
Bir çalışmaya göre ülkemizde gençlerin en çok ilgisini çekenler: “internet’’ ve “astronomi”. Geçtiğimiz yıllarda isminizi uzaya gönderebildiğiniz bir uzay misyonuna, ülkemizden milyonlarca insan isim göndermişti. Türkiye, ABD ve Çin gibi ülkeleri geride bırakıp en fazla isim gönderen ülke olmuştu. Toplam gönderilen 8 milyon ismin 2.5 milyonu ülkemizden… Bunlar bize bir şey söylüyor. Nüfusu genç olan Türkiye uzaya aslında ilgili ve bu konuda bir meraka sahip.
Ben İstanbul Üniversitesi’ne başladığımdan itibaren, 4 yıl boyunca ülkemizin en eski astronomi topluluklarından birisini yönetmiştim. Bu süreçte muhtemelen yüzlerce etkinlik ve proje gerçekleştirdik ve sonrasında çalışma hayatımda astronomiyi çekici bulmayan çok az çocukla karşılaştım. Çocuklar, gençler (özellikle de kız çocukları) bu bilim dalıyla ilgilendiklerinde müthiş bir kapıyı aralamış oluyorlar. İhtiyaç duydukları motivasyonu astronomide buluyorlar.
Ama iş bu alanda bir kariyer yapmaya geldiğinde işler değişiyor. Aileler çocuklarına mühendis ya da doktor olmayı yakıştırıyor; gençler astronomi veya ilişkili bir alanda okuduklarında iş bulma ihtimallerinin ne kadar düşeceklerini fark ediyorlar. Çocukken astronot olmak istemiş, gençken astronomi okumayı aklından geçirmiş ve bunu benimle tanıştığında ifade etmekten çekinmeyen o kadar çok yetişkin ile tanıştım ki… Bu durum, astronomiye merakın çok fazla olması; ancak ülkemizde yeterli ölçüde destek bulamamasının bir sonucu.
3) Peki neden astronomi öğrenelim? Şu ana dek hiç bu konuyla ilgilenmemiş birine, astronominin gerekliliğine dair söyleyeceğiniz ilk şey ne olurdu?
Cosmos belgeselini izlediyseniz son bölümde buna benzer bir soru üzerinde duruluyor. Bu soruyu şöyle genişletebilir ve daha açık sorabiliriz: Binlerce ışık yılı uzaklıktaki bir yıldızın çapını, sıcaklığını öğrenmek neden önemli? Muhtemelen hiçbir zaman gidemeyeceğimiz bir gezegenin varlığından haberdar olmak neyi değiştirecek? Belgeseldeki yanıt bence kısa ama güzel; bu, nasıl bir Evren’de yaşamak istediğiniz ile ilgili. Hayatınızdaki tek gündemin faturalar olması sıkıcı değil mi? Elbette günlük hayat, koşturmalar hayatın bir gerçeği ve göz ardı edilecek şeyler değil. Ama sınırlı bir yaşama, Evren gibi sonsuz derinlikte konuları dahil etmek zihninizi yeni bir boyuta taşır.
Siz nasıl bir Evren’de yaşamak isterdiniz? Yalnızca temel yaşamsal faaliyetler ile ilgilendiğiniz, günlük meselelerden ibaret bir hayat mı? Yoksa yaşadığı gezegenin şeklini anlamaya çalışan atalarımızdan, Evren’in nasıl oluştuğu sorusuna yanıtlar arayan bizlere kadar devam eden bu eğlenceli ve entelektüel yolculuğun bir parçası olduğunuz bir yaşam mı? Astronomi çalışmalarının, tıp dahil birçok alana getirdiği yenilikleri, teknolojileri saymıyorum bile... Astronomi ile ilgilenen bir çocuk ve genç içinde bulunduğu çağa ve geleceğe daha hazırdır bence.
4) Astronomi konusunda ne gibi meslek başlıkları/ çalışma alanları var? Bunlar son yıllarda hızla gelişen teknolojiyle birlikte değişim gösterdi mi?
Astronomi, özellikle fizik, biyoloji, kimya, jeoloji gibi alanlar olmak üzere; hemen her bilim dalı ile ilişkili. Astronomi ile ilgili akademik bir kariyer planladığınızda, lisans eğitimi sonrası ötegezegenler, yıldız evrimi, Güneş, galaksiler, X ışın astronomisi, çift yıldızlar gibi birçok konuda çalışmanız mümkün.
Teknolojik gelişmeler; astronomide bize, inanılmaz boyutlarda veriler elde edilen çalışmaları ve gözlem araçlarını sundu. Saniyede, terabaytlar içeren veriler ortaya çıkınca, büyük veri önemli bir konu haline geldi. Verileri analiz eden programlar, kodlar ve yazılımlar da astronomi için vazgeçilmez. Yapay zeka ve yeni teknolojiler, en başta astronomi ile birlikte kolaylıkla uygulama alanı bulabiliyor. Ayrıca daha fazla merak edenler; origaminin nasıl astronomik uydularda kullanıldığını, gözle görülemeyecek kadar uzaktaki nesnelerin, sanatçılar tarafından bilgiye dayalı olarak nasıl görselleştirildiğini araştırabilirler.
Gelecekte Mars’a gidecek insanlar kapalı bir uzay aracında 6-7 aylık bir yolculuk yapacaklar. Burada psikoloji, tıp ve birçok bilimin tecrübelerine de ihtiyaç olacak. Mars’a inince 3D yazıcılar ve günlük hayatta kullandığımız sayısız teknoloji orada bize rehberlik edecek. Gelecekte mesleğiniz ne olursa olsun, uzay çağında ucundan tutabileceğiniz bir şeyler olacak.
Halil Bağış ile, bir uzmanlık alanı ve meslek olarak astronomiyi konuştuğumuz önceki yazımızı okumak için: İşin Uzmanına Sorduk: Astronomi
Hafta başında yayınlanan Webb Teleskobu ile ilgili yazımızı okumak için:
344 Adımda En Uzak Geçmişimize Gidiyoruz: Webb Teleskobu”
Kaynaklar: