• 8/24/2022 6:13:01 PM

Zihninizi Nasıl Şarj Ediyorsunuz? İçe veya Dışa Dönük Olma

Okuma Süresi: 7 dakika

İçe dönüklük ve dışa dönüklük, terim olarak, 1920'lerin İsviçre'sinde psikiyatrist Carl Gustav Jung tarafından ortaya atıldı. Jung'a göre, dışa dönük bir kişi dış dünyayla yoğun bir ilişki kurmaya çalışır. Bir içe dönük ise, enerjisini içe doğru çevirir.

Jung, kimsenin %100 dışa dönük (extrovert) veya %100 içe dönük (introvert) olmadığına inanıyordu. Hepimiz farklı dozlarda her iki eğilimi de taşıyoruz. Fakat bazılarımız, belirgin bir şekilde içe dönüklüğe veya dışa dönüklüğe eğilim gösterebiliyor.

Her ikisini de nispeten eşit oranda barındıran kişilere ise; hem içe hem dışa dönük (ambivert) deniyor. Bu kişiler belirli şartlara veya dönemlere göre zaman zaman daha içe dönük, zaman zaman daha dışa dönük olabiliyor; fakat her iki eğilimi de yoğun olarak kendilerinde taşıyorlar.

Zihni Şarj Etme Yöntemleri

1960’larda İngiliz psikolog Hans Eysenck, içe dönük ve dışa dönüklerin arasındaki en büyük farkın zihinsel enerjilerini kazanma ve ‘yeniden şarj etme’ yöntemleri olduğunu ileri sürdü.

İçe dönükler daha yüksek seviyede bir beyin aktivitesi yaşadıkları için; zihinsel enerjilerini yeniden kazanmak adına sosyal ortamlardan geri çekilmeye ihtiyaç duyuyorlar. Dışa dönükler ise dışsal uyaranlardan enerji alıyor.

Dışa dönükler, daha ziyade kısa süreli belleklerini kullanıp, hızlı ilişkilendirmeler yaparak hızlı konuşabilirler. İçe dönükler ise uzun süreli hafızlarını kullanarak; karmaşık düşüncelere dalma eğiliminde oluyorlar. Genellikle de önce iyice düşünüp sonra konuşmayı tercih ediyorlar.

Liderlerin Farkındalığı

Peki liderler ve yöneticiler, üretken ve verimli bir çalışma ortamı sağlamak için farklı kişilik tiplerini nasıl entegre edebilirler?

Bir görevi yerine getirme, kendini ifade etme ve sorumluluk alma konusunda farklı kişiliklere sahip bir grup insanı yönetmek zorlayıcı olabilir. Bu nedenle, iş yerinde dışa dönük ve içe dönük kişiliklerin bir arada performans gösterdiğini ve farklı olduklarını anlamak önemlidir. Liderler, hem dışa dönüklerin hem de içe dönüklerin başarılı olabilecekleri ve başkalarıyla işbirliği içinde çalışabilecekleri bir motivasyon ortamı yaratabilirler.

İçe Dönükleri Yönetmek

Günümüz dünyasında genel görüş, mevcut çalışma ortamlarının ve iş hayatının daha ziyade “dışa dönükler” için tasarlanmış olduğu yönündedir. Bu nedenle ciddi şekilde içe dönük olanları anlamak her zaman kolay olmayabilir. Çekingen, mesafeli, hatta soğuk ve kaba olarak algılanabiliyorlar. Oysaki yaptıkları çoğu şeyi, sadece “zihinlerini yeniden şarj etmek için” yapıyor olabilirler.

Dışa dönükler genellikle sosyal olarak uyarana ihtiyaç duyarken, içe dönükler için sosyalleşme, enerjiyi tüketebiliyor. Bu nedenle, birçok içe dönük kişi; yalnızlığı, düşünebilecekleri ve yeniden şarj olabilecekleri zihinsel bir “vaha” olarak görüyor. Dışa dönükler sosyal etkileşimlerden enerji alırken; içe dönükler sosyal etkileşimler sonucunda yorulup, yalnızlığa ihtiyaç duyabiliyorlar.

İçe dönük çalışanlar daha az kalabalık olan, küçük, sessiz çalışma alanlarını tercih etme eğilimindedir. Yakın oldukları kişilerle anlamlı sohbetler yapabilmek için sosyal enerjilerini korumak isteyebiliyor; bu nedenle de başkalarıyla yapacakları yüzeysel veya gündelik konuşmalardan kaçınabiliyorlar. Bire bir sohbetler ve küçük grup ortamları, onların sosyal yönlerini ortaya çıkarmak için ideal oluyor.

İşe ara verecekleri zamanları kendileri belirlemek, genellikle kulaklıklarını takıp bir köşede kendi başlarına çalışmak isteyebilirler.

İçine dönükler genellikle yaptıkları bir iş sonrasında iç gözlem için zamana ihtiyaç duyarlar; neyi daha iyi yapabileceklerini düşünmek ve öğrendiklerini gelecekteki amaçları için değerlendirmek isterler. Bu nedenle içe dönük çalışanlar, yapılandırılmış programlarda daha başarılı olabilirler. Bu açıdan, bir görevi yerine getirebilmeleri için onlara belirli bir zaman çizelgesi sağlamak önemli olabilir. Çabaları için takdir edilmek konusunda ise, bire bir konuşmaları veya yazılı ortamları tercih edeceklerdir.

Dışa Dönükleri Yönetmek

Dışa dönükler başkalarıyla zaman geçirmeye ihtiyaç duyarlar, genellikle büyük kalabalıkları tercih ederler. Konuşkan ve sosyal ortamlarda başarılı olma eğilimindedirler. Birçok arkadaşları ve “tanıdıkları” vardır. Grup içerisinde dikkat çekmeyi severler. “Sesli düşünerek” konuşabilirler. Risk almaktan çekinmezler, yeni aktiviteler deneyimi severler ve yalnız geçirecekleri zamana çok da ihtiyaç duymazlar.

Birçok dışa dönük kişi, diğer insanların, grupların olduğu hızlı tempolu ortamlarda başarılı olur; işbirliği, çoklu görevler ve ani değişikliklere uyum sağlama ile motive olurlar. Bu nedenle, daha dışa dönük çalışanların, sessiz ortamlardan ya da uzun süre yalnız kalmaktan hoşlanmadıklarını görebilirsiniz. Çünkü çevrelerinden gelen dış uyarım yoluyla motivasyon kazanırlar. Ödüllendirilmeyi severler ve sonuç odaklıdırlar.

Dışa dönükler genellikle, akıllarından geçenleri söylemekten korkmazlar. Onları grup ortamlarında aktif olmaya zorlamaya pek ihtiyaç olmaz. Ancak liderlerin, araya girmek isteyen başka insanlar varken tüm dikkati dışa dönüklerin çekmesine izin vermemesi de önemlidir. Basit bir “Değerli katkınız için teşekkür ederim, ama henüz konuşmamış olanların da fikrini duymak isteriz.” cümlesi, dışa dönükleri engellemeden, daha içe dönük olanlara zemin açmak için yeterli olacaktır.

Kaynaklar:

Casually Explained: Introverts and Extraverts

Carl Jung’s Theory on Introverts, Extraverts, and Ambiverts

Understanding Extroverted And Introverted Personalities In The Workplace

Who is an Extrovert?

Send Cv