Telefon : +90 212 275 71 06  
Farklı dil, farklı karar ?

Farklı dil, farklı karar ?

Kriz 2008'de vurduğunda, Boaz Keysar hane gelirindeki kayıplar için görünüşte çok muhtemel olmayan bir zanlıyı suçladı: İngilizce dili.


Keysar eşine İngilizce'nin ana dili olmamasından dolayı risk almaya daha eğilimli olduğunu söyledi.

Chicago Üniversitesi'nde psikoloji profesörü olan Keysar'a göre “İbranice'ye yatırım yapmış olsaydı, risklere daha kapalı bir tutum sergilerdi ”.


Keysar’ın eşi bu görüşle dalga geçerken, Keysar’ın çığır açan araştırma deneyi, dil ile karar alma arasındaki bağlantıları, ana dil ve sonradan öğrenilen dilin algıyı ve nedenselliği etkileme şekilleri arasındaki dinamik etkileşimi ortaya çıkardı.


30 Kasım'da Keysar Northwestern'deki  Distinguished Lecturer in Multilingualism and Language Learning  açılışında dikkat çekici araştırmasını sundu.


Dil, nedenselliği nasıl etkiliyor


Keysar’ın 75 dakika süren, “Yabancı Bir Dilde Yaşamak: Anadilde ve Anadil Dışında Karar Alma, Muhakeme ve Etik Seçim” isimli programda, yaptığımız günlük seçimlerden uluslararası diplomasiye kadar değişen alanlarla ilgili bir araştırma alanı vurgulandı.


Keysar, en azından sezgisel olarak uzun süredir İngilizce'de, anadili İbranice'de olduğundan farklı kararlar aldığını hissediyordu ve çalışması birden çok dil konuşan başka insanların da benzer bir eğilimde olduğunu, ve bunun büyük oranda yabancı bir dilde iletişim kurarken duygusal bağların zayıflamaya eğimli olmasından kaynaklandığını gösteriyor.


Chicago Üniversitesi Çok Dillilik ve Karar Alma Laboratuvarı direktörü olan Keysar, takımının mali ve ahlaki ikilemlere bağlı çalışmalarından örnek vakaları paylaştı. 


Örneğin, klasik batan gemi ve yalnızca belirli bir kapasiteye sahip can salı örneğini verdi.


Keysar, “Birini ölüme terk etmeniz anlamına gelse beş kişiyi kurtarır mıydınız?” sorusunu sordu.


Anlaşılan o ki, Keysar’ın araştırmasının da gösterdiği gibi, insanlar yabancı bir dili kullanırken daha pratik ve ve rasyonel seçimler yapmaya eğilimli.


Keysar, aralarında Northwestern kampüsünün çeşitli departmanlarından lisans öğrencileri, lisansüstü öğrencileri ve fakülte öğretim üyelerinin bulunduğu 150 kişilik kalabalığa “Böyle bir durumda benimle bir de İbranice konuşun” diye şakalaştı.


Tabi ki Keysar, madalyonun diğer tarafında birçok kararın duygusal sistemden yararlandığını, ve bunun bize kötü şeyleri nasıl önleyeceğimizi öğrenme konusunda yardımcı olduğunu kabul ediyor.


Keysar'a göre “yabancı bir dil kullanmak doğallığı kaldırıyor ve duygusal bağlantıları azaltıyor, ki bunlar karar alma sürecimizde önemli birer köprü niteliğinde.”


Yazının orijinali için tıklayınız. Keysar'ın araştırmasına bu linkten ulaşabilirsiniz.