Telefon : +90 212 275 71 06  
İnsan ile yapay zekayı birleştirmeye yönelik beyin teknolojileri hali hazırda geliştirme aşamasında

İnsan ile yapay zekayı birleştirmeye yönelik beyin teknolojileri hali hazırda geliştirme aşamasında


Yapay zekadan (AI) korkuyor musunuz?


Prof. Stephen Hawking, Elon Musk ve diğerlerinin uyarılarına inanıyor musunuz?


AI, insanoğlunun şimdiye kadar yarattığı en harika araç mı, yoksa “şeytanı mı uyandırıyoruz ” ?


Singularity Üniversitesi AI bölümü başkanı Neil Jacobstein'den alıntı yaparsak, “Endişelendiğimiz şey yapay zeka değil insanların aptallığı.”


Yakın zamandaki Abundance 360 web seminerinde, 100 milyon dolar bütçe ile kurulan Kernel adındaki yeni bir şirketin kurucusu olan Bryan Johnson’ın görüşü :


Bryan, bunun AI ile insanların karşı karşıya gelmesi olmadığını söylüyor. Ona göre bu durum daha çok HI, yani ‘İnsan Zekası’, bir başka deyişle insanlar ve yapay zekanın birleştirilmesi ile ilgili.


Konuyu biraz daha inceleyelim.


Bryan Johnson ve Yeni Şirketi Kernel ile Tanışın : 


Bryan Johnson inanılmaz bir girişimci.


2007'de bir çevrimiçi ve mobil ödeme tedarikçisi olan Braintree'yi kurdu. 2013'te PayPal Braintree'yi 800 milyon dolar karşılığında bünyesine kattı.


2014'te, Bryan, yaşamın işletim sistemlerini yeniden yazarak insanlığa yarar sağlamayı amaçlayan mucitleri ve bilim insanlarını desteklemek amacıyla kişisel sermayesinden 100 milyon dolar koyarak bir OS Fonu başlattı.


Yatırımları arasında, diğerlerinin yanı sıra yaşlanmayla ilgili hastalıkları iyileştirmeye ve sağlıklı insan yaşamını radikal ölçüde 100 yıldan uzun süreye çıkarmaya (Human Longevity Inc.), insan görsel korteksini yapay zeka kullanarak kopyalamaya (Vicarious), insanoğlunun kaynaklara erişimini genişletmeye (Planetary Resources, Inc.), otonom araçlar kullanarak taşımacılığı yeniden keşfetmeye (Matternet), ivme kazanan teknolojik süreç konusunda eğitim sağlamaya (Singularity University), biyoloji bilimini kullanarak  gıda kavramını yeniden hayat etmeye (Hampton Creek), biyolojiyi öngörülebilir bir programlama dili yapmaya (Emulate, Gingko Bioworks, Lygos, Pivot Bio, Synthego, Synthetic Genomics), ve analog faaliyetleri sayısallaştırmaya (3Scan, Emerald Cloud Lab, Plethora, Tempo Automation, Viv) çalışmaları yer alıyor.


Bryan büyük bir düşünce adamı ve şimdi zamanını, enerjisini ev kaynaklarını Kernel aracılığıyla “HI” kavramına adıyor.


Şirket, NIH, DARPA ve diğerlerinin kaynak sağladığı USC'deki 15 yıllık akademik araştırmaya dayanıyor, ve önümüzdeki aylarda insan deneylerine başlayacaklar.


Peki HI nedir? Ya nöroprotezler? Bunun AI ile ne ilgisi var?


Devam edelim...


BCI, Sinir Bağı ve HI


Beyniniz nöron adı verilen 100 milyar hücreden oluşur ve bunlar arasında 100 trilyon sinaps bağlantısı vardır. Bu hücreler ve bunların bağlantıları kim olduğunuzu belirler, yaptığınız, düşündüğünüz ve hissettiğiniz her şeyi kontrol eder. Duyu organlarınız (örneğin gözler, kulaklar) ile bir araya geldiğinde, bu sistemler dünyayı algılama şeklinizi belirler. Ve bazen bu sistemler işlevini yerine getiremez. İşte bu noktada nöroprotezler oyuna dahil olur.


"Nöroprotez" terimi, işlevini yerine getirmeyen sinir sistemlerinin ya da duyu organlarının işlevini yerine getirmek için elektronik cihaz kullanımını tanımlar. Bunlar bir süredir insan yaşamında yer alıyor. Sağırların duymasına yardımcı olmak için ilk koklear (kulak salyangozu) implantı 1957'de yerleştirildi ve o zamandan beri dünya çapında 350.000'den fazla kişiye bu implant takılarak, bu bireylerin yeniden işitmesi ve yaşam kalitelerinin büyük oranda iyileşmesi sağlandı. Ancak koklear implantları, araştırmacıların beyin-bilgisayar arabirimi ya da BCI olarak adlandırdığı, beyin (merkezi sinir sistemi ya da CNS) ile harici bir bilgi işlem cihazı arasındaki doğrudan iletişim yolu olan çok heyecan verici bir alanın yalnızca ayak sesleri.


BCI vizyonu, insan kavrayışını artırma ya da onarma amacıyla, CNS kullanılarak dijital dünya ile bir arabirim oluşturmayı kapsıyor. Elon Musk ve diğerlerinin “sinir bağı” hakkında konuştuğunu duymuşsunuzdur (bu, gerçekte bilim kurgu yazarı olan M. Banks tarafından üretilen bir kavram). Banks “sinir bağı”nı, temelde, beyninizin içinde gelişen ve bir kablosuz beyin-bilgisayar arabirimi olarak davranan ve belirli kimyasalların salınmasını sağlayan çok ince bir ağ olarak tanımlıyor.


Aslında fikir her ne kadar bir bilim kurgu kavramı olarak başlasa da Kernel gibi şirketler bunu oldukça gerçek bir hale getiriyor.

Bunu başardıklarında, güvenilir beyin-bilgisayar arabirimlerimiz olacak ve kendimizi onarıp geliştirebileceğiz. Nihayetinde bu aynı zamanda AI'ler ile birleşmemize ve insanın ötesinde bir şeye dönüşmemize olanak tanıyacak.


İnsan Zekası (HI)


İnsanlar her zaman zeka gerektiren araçlar üretmiştir.


Kaya parçaları ile başladık ve termostatlar, hesap makineleri, bilgisayarlar ve şimdi de AI gibi giderek daha fazla zeka ürünü olan araçlar ürettik. Bunlar bizim uzantılarımız ve bu sayede araçlarımız aracılığıyla zekamız da arttı.


Ancak artık, araçlarımız, onları biyolojik varlığımıza dahil etme ve zekada üssel bir sıçrama yapma aşamasına geleceğimiz kadar sofistike hale geldi (Moore Yasasına bağlı kalan üssel teknolojiler sayesinde).


Bunun bizleri bir tür olarak değiştireceği aşikar; evrimimizin kontrolünü ellerimize alıyoruz.

Yani bu demek oluyor ki; doğal seçilim (Darwinizm) kurallarına tabi evrimden zeki yönelim kurallarına tabi evrime geçiş yapıyoruz.

Artık insan zekasını (HI) artıracak teknolojilere odaklanabiliriz.

Bryan Johnson ve Kernel de bu konuya odaklanıyor.

İlk adım olarak temel bir soruya yanıt verilmesi gerekiyor: Doğal nöron ateşlemesi işlevini taklit edebilir miyiz?

Doğal işleyişi taklit edebilir devreyi tamamlayabilirsek ve hatta yalnızca devreyi muhafaza edebilirsek, bir sorunun daha yanıtı verilmiş sayılabilir: Bu devreyi geliştirebilir miydik?


Belirli bellekleri daha güçlü yapabilir miydik? Belirli bellekleri daha zayıf yapabilir miydik? Sentetik biyoloji ya da genetik kodu kullanarak biyolojik kodda yaptığımız gibi nöral kod üzerinde de çalışabilir miyiz? Nöronları nasıl okuyacak ve yazacağız? AI'ler ile birleşebilecek miyiz?


Ray Kurzweil’in düşüncesine göre yanıt kesin surette evet.


Ray Kurzweil’in Öngürüsünde Bir Yenileme


Ray Kurzweil parlak bir teknolog, fütürist, ve Google'da AI ve dil işlemlerine odaklanan mühendis ekibinin direktörü.

Ayrıca gelecek hakkında herkesten daha doğru (ve belgeli) teknoloji tahminlerinde bulundu:

Raporlara göre, "Kurzweil'in 1990'dan beri yaptığı 147 tahminden 115 tanesi tamamen doğru çıkarken, 12 tanesi de "temelde doğru" (bir ya da iki yıl farkla) çıktı, bu da tahminlerinin %86 gibi çarpıcı bir doğruluğa sahip olduğunu gösteriyor."


Çok da uzun olmayan bir süre önce, onun şimdiye kadar ki en çılgın tahmini hakkında bir ileti yayınlanmıştı:


Ray'e göre "2030'ların başında beyne (kılcal damarlar aracılığıyla nanorobotlar göndereceğiz, bunlar sinir sistemi içinden sanal gerçekliğe tam bir giriş sağlayacak ve neokorteksimizi buluta bağlayacak. Günümüzde akıllı telefonlarımızın gücünü bulut üzerinde nasıl kablosuz olarak 10.000 kat artırabiliyorsak, neokorteksimizi de bulutta genişletebileceğiz."


Birkaç hafta önce, Bryan'a, Ray’in 2030'lara kadar bulutta neokorteksimiz olabileceğine dair tahmini soruldu.


Yanıtı ise “Bence bundan daha önce olacak” oldu.


Heyecan verici zamanlar.


Yazının orijinali için tıklayınız