Telefon : +90 212 275 71 06  
Yetersiz Hissetmeye Alış, Bebeğim

Yetersiz Hissetmeye Alış, Bebeğim

Hiç işinizde yeterli niteliklere sahip olmadığınızı hissettiniz mi? Örneğin, bir toplantıda ordan burdan konuşan bir müşteri ile birlikteyken, konu hakkında hiçbir fikrinizin oladığını hissettiğiniz ve müşteriye bunu fark ettirmediğiniz için Oscar’ı hak ettiğinizi düşündüğünüz bir durumda kaldınız mı? Bu bildiğiniz her şeyi ve sahip olduğunuzu düşündüğünüz yetenekleri sorgularken kendinizi dışarıdan izlediğiniz bir durumdur. Siz aciz biri misiniz ?

Ofise geri dönerken yol boyunca modunuz düşüktür ve kariyerinizde ne yaptığınızı kendinize devamlı sormaya başlarsınız. Bunun ardında akademik niteliklerinizi ve sonra hayatın anlamını sorgulamak gelir. Kendinizi bu düşünceler içinde bulursanız başka şeylere odaklanmanın zamanı gelmiştir:


İşinizi nasıl buldunuz?


Durumu en başa dönerek değerlendirin. Görüşmeleriniz, şirketin farklı bireyleri ile yaptığınız toplantılar, diğer adaylar arasında öne çıkma sürecinizi tekrar tekrar gözden geçirdiniz mi? Teknik bilginiz, sosyal becerileriniz ve ‘kültürel uyumunuz’ değerlendirildi mi? Yanıt ‘evet’ ise şirketinizin işinizi yapma konusundaki yeteneğinizi desteklediği bilmelisiniz; aksi halde sizi işe almazlardı. Bu durumda kendinden şüphe etmenize yönelik duygularınız yalnızca iş yerinde geçici bir bocalama olabilir; bu tamamen normaldir. Yanıtınız ‘hayır’ ise ve bu işe ‘bir şekilde’ girdiyseniz, şirketinizin işe alım süreçlerini gerçek anlamda gözden geçirmesi gerekiyordur ve muhtemelen görev için yetersiz hissetme konusunda haklısınızdır.


İlerlemek için kendinizi zorlamalısınız


Sürekli aynı seviyedeki işler arasında gidip geliyorsanız, hiçbir zaman gerçek anlamda bir ilerleme ya da gelişim beklememelisiniz. Yatay hareket etmek her zaman kötü değildir ve bazen daha iyi bir şirkette çalışmak ya da başka bir iş yeri korkusundan kaçmak gibi nedenlerle bunu yapmak tümüyle makul olabilir. Bununla birlikte kariyerinizi yukarı yönde ilerletmek istiyorsanız, meydan okumanız ve kendinizi zorlamanız gerekir.

Kariyer Koçu ve Cardy Careers Kurucusu Alison Cardy:

“Herkes acemi olarak başlar. Nitelik kazanmanın tek yolu, öne çıkmak ve kendini gösteren her öğrenme fırsatını değerlendirmektir. Gelişme potansiyeline sahip olduğunuzu unutmayın. Başından beri her şeyi bilmek yerine bu kapasiteye sahip olmak daha önemlidir.”


Güven bölgesinden dışarı adım atmak harika şeylere yol açar


Bazı kişiler baskı altında iyi performans gösteremez ve az sayıda insan boğuluyormuş yada düşüyormuş gibi hissederken ilerleyebilir. Bununla beraber, iyi şeyler başarmak amacıyla güven bölgenizden dışarı adım atmanız için de birçok şey söylenebilir. Gerçekten boyunuzu aşan bir işe mi kalkıştınız ya da harekete geçerek içinizdeki karamsarlığın yanlış olduğunu kanıtlamak için inanılmaz bir fırsat mı yakaladınız?


Kariyer Koçu ve What to Do Next yazarı Charlotte Billington:

“Değişime ve kendinizi zorlamaya açık olmak, öğrenme, büyüme ve gelişme adına iyi bir şeydir. Bu bazen korkutucu olabilir ve yeterli deneyime sahip olmadığınız güvenli bölgenizin dışında bazı şeyler yapmanız gerekebilir ama bir şans vermelisiniz. Bunun için ileride geriye dönüp şükredeceksiniz. Kendi üzerimizde, yaptığımız her şeyin mükemmel olması konusunda büyük bir baskı oluşturduğumuzda gelişimimizi sınırlandırıyor olabiliriz. Deneyiminiz olmayan ancak ilgilendiğiniz alanlarda fırsatlar arayın. Hiçbir fikrinizin olmadığını düşündüğünüz bir görevdeyseniz, diğerlerinden öğrenin, bir akıl hocası bulun ve yerinde doğru desteği aldığınızdan emin olun. Kendi üzerimizde çok fazla baskı oluşturursak gelişme ve ilerleme kabiliyetimizi engelleyebiliriz. Sakin olun, sıkı çalışın, yerinde destek alın, fırsatlara açık olun ve gerektiğinde yardım isteyin. Başlangıçta bu rahatsız edici olabilir ama sizin için uygun bir roldeyseniz kısa zamanda değerinizi ortaya koyarsınız.”


En sert eleştiriyi kendinize yaparsınız


Hazır ‘içimizdeki karamsardan’ bahsetmişken biraz da kendimizi başkalarından daha sert eleştirdiğimiz gerçeğinin üzerinde duralım. Muhtemelen kendinizi fazla eleştiriyorsunuz ve rehavete kapılmamak için bunu yapmak bir dereceye kadar iyi olabilir. Açıkçası kendiniz için beklentileri yüksek tutmak istersiniz (ve bu hiç değişmez), ancak bu baskıyı sürekli kafanızın içinde tutmak ve düşüncelerinize egemen olmasına izin vermek genel güven eksikliği ve düşük başarı göstermeye götüren kaygan bir zemin yaratır.

Başarısızlık, kendini gerçekleştiren bir kehanet olabilir

Düşük başarı göstermekten bahsedersek, kendimize başarısız olacağımızı söylememiz, sonucun bu şekilde olması olasılığını artırır… Çünkü kendimizi buna ikna ederiz. Olumsuz zihinlerin olumsuz sonuçları doğurması şüphe götürmez. İşinizin için tamamen yetersiz olduğunuza yönelik hisleriniz yenilgiyi erkenden kabul ederek ve teslim olarak daha da iyiye gitmez.


İnsanlar hata yapar


‘Hata’ yaptıysanız kimin umurunda? Aslında sizin umurunuzda çünkü kimse başarısız olmaktan hoşlanmaz, ancak hepimiz biliyoruz ki inanılmaz başarılı insanların bile bir şeyler öğrenmelerine yol açan hataları ve başarısızlıkları olmuştur. Çok az insan zirveye sorunsuz şekilde ulaşır. Hata yapmak insan doğasının bir gereğidir. Bundan ders aldığınız ve hatayı düzeltmek için doğru adımlar attığınız sürece, daha güçlü biri olursunuz.

Yetersiz hissetmek insan olmanın bir parçasıdır. Yetersiz hissediyorsanız, kendinizi zorlamak ve büyümek için bir fırsatınız var demektir, öyleyse kontrolü ellerinize alın!


Kariyer Koçu ve FORWARD Kurucusu Caroline Stokes:

“Aptal gibi hissetme korkusu olmadan kendimize itiraf edemeyebiliriz, ama yaşamımızın belirli aşamalarında işimizde yetersizlik ya da impostor (sahtekar) sendromu hissetmek doğaldır. Daima başkalarına bakar ve kendimizi onlarla karşılaştırır, ve bunu özellikle işimizin ilk 3 ayında ya da kariyerimizde belirli bir yerde olmak istediğimizde yaparız. Bir an durup gerçekçi hedefler belirlemezsek ya da zihnimizi bu yönde adapte etmezsek bu duygu hayal kırıklığına yol açabilir başarılı olma kabiliyetimizi kötü etkileyebilir. Ben gençken, büyük babam bir keresinde bana ‘hala 16 yaşında gibi hissediyorum’ demişti. Ancak 44'üme geldiğimde bunu anlayabiliyorum. Hepimizin güvensizlikleri vardır ve bence 30’lu, 40’lı ya da 50’li yaşlara geldiğimizde bilmemiz gereken her şeyi bileceğiz ve hayat gözümüze daha kesin hatlarla görünecek. Burada size 70’lerden bir hippi gibi görünmek istemem, ama belirli bir hedef yok, hepimizin yaşam yolu ve kariyer yolculuğu eşsiz. Yetersizlik duygusunun önüne geçmenin anahtarı yeni şeylerde denemeye ve sınırlarımızı zorlamaya devam etmektir. Impostor sendromu yaşamıyorsanız ya da rahatsız hissetmiyorsanız, büyüdüğünüzü söyleyemezsiniz. Uzun lafın kısası: Yetersiz hissediyorsanız, büyümek istediğiniz alana yönelik çalışın. Ardından bunu tekrarlayın. Ve yeniden tekrarlayın.”


Hala mutsuz musunuz?


Günün sonunda, hala mutsuz ve güvensiz hissetmenize yol açacak düzeyde yetersiz olduğunuzu düşünüyorsanız, profesyonel, ısmarlama bir tavsiye almanız önerilir. Bir süre fazla mesai yapmak ya da yöneticiniz ile aşırı yüklenme konusunda dürüst bir görüşme yapmak zaman ayırmanız ve endişeleriniz konusunda onları bilgilendirmeniz gerekebilir.


Yazının orijinali için tıklayınız.