Telefon : +90 212 275 71 06  
Bellek Nasıl Çalışır; Belleği Geliştirmek için 6 İpucu

Bellek Nasıl Çalışır; Belleği Geliştirmek için 6 İpucu

Arabamın anahtarlarını koyduğum yeri neden hatırlayamıyorum? Birlikte belleğin nasıl çalıştığını keşfedelim ve belleği geliştirilmesi ile ilgili ipuçlarını tartışalım.


Kırmızı, mor, yeşil, mavi. Kırmızı, mor, yeşil, mavi. Bu neden önemli ?  Bunu aklınızda tutun.



Sabah telaşında evinizden çıkmak üzereyken arabanızın anahtarlarını nereye koyduğunuz hakkında en ufak bir fikrinizin bile olmadığı durumlarda kaldınız mı? Kendinize hiç dişçi randevunuzun bugün mü yoksa yarın mı olduğunu sordunuz mu? Markete gitme nedeniniz neydi, ya da  patronun çocuğunun adını yine mi unuttunuz?


Bellek karmaşık bir süreçle çalışır ve nörobilimciler hala ayrıntılarını anlamaya çalışmaktadır. Beynimizin bilgiyi depolama çabası, işleyen bellek, kısa süreli bellek ve uzun süreli bellek olarak üç moda ayrılabilir ve bunların her biri beynin farklı bölümleri tarafından kontrol edilir.


Kısa süreli bellek, tipik olarak bilgi üzerinde herhangi bir işlem yapmaksızın bilgiyi kısa bir süre için depolamak için çalışır. Bu etkinliğin çoğu prefrontal lobda gerçekleşir. Beynin önünde yer alan bu kısım, diğer akıllı türlerle karşılaştırıldığında insanlarda son derece gelişmiştir. (Bu aynı zamanda bu kadar çıkık alınlı olmamızın da nedenidir!) Araştırmalara göre kısa süreli bellek bankasında tutulan anılar için belirli bir süre sınırı ile birlikte bir kapasite sınırı bulunuyor, ancak bu sınırların ayrıntıları hala son derece tartışmalı bir konu. 1956'da ortaya atılan George Miller Teorisi, kısa süreli bellekte bir kerede yalnızca yedi birimlik bir bilgiyi (örn. yedi rakam ya da yedi isim) hatırlayabildiğimizi öngörüyor. Ancak, o zamandan veri bu sayının, bilginin türüne, belleğine alan kişiye ve duruma bağlı olarak son derece değişken olabildiği gösterildi.


İşleyen bellek de yalnızca kısa süreli korunur, ama kısa süreli belleğe göre farkı bu bilginin bir çeşit manipülasyonunu ya da organizasyonunu da kapsamasıdır. Örneğin, bir partide size adını söyleyen biriyle tanıştığınızda, uzun süreli belleğe göndermediğiniz sürece kişinin adı kısa süreli belleğinizde kalır. Partide kaç kişi olduğunu tahin etmeye karar verdiğinizde, bu hesaplamalar işleyen belleğinizde yapılacaktır.   


Uzun süreli bir bellek oluşturmanın beyinde anatomik bir değişim gerektirdiği ve tekrarlanan mesajlar aracılığıyla merkezi bir sinyalin güçlendirilmesinden esinlendiği düşünülmüştür. Nöronlarımız bilgiyi birbirleri arasındaki boşluklar boyunca sinyaller göndererek iletir; bu boşluklara sinaps adı verilir. Aynı sinyal üst üste tekrarlandığında, bu süreç, bu bilginin özellikle önemli olduğu mesajını verir. Hatırlamadığım bir numaradan bir telefon çağrısı almaya yanıtım bir yatkınlık analojisi olabilirdi. Bir kez ararlarsa muhtemelen göz ardı ederim, ancak belirli bir zaman içinde birçok kez ararlarsa, bu yabancının söylemek isteyebileceği şeye biraz daha önem vermeye başlarım.

Belleğinde Tutamayan Adam


Bellek hakkında bildiğimiz çoğu şey Henry Gustave Molaison (diğer adıyla H.M.) sayesindedir. Küçük bir çocuk olduğu zamanlarda, H.M. çok ciddi epilepsi hastasıydı ve doktorlar nöbetleri iyileştirmek için beynin bir bölgesinin alınmasını öneriyordu. Böylece 1953'te, H.M. 27 yaşındayken, beyin cerrahı Dr. William Scoville H.M.’nin beyninin hipokampüs de dahil iki bölümünü aldı.


Ameliyat epilepsi nöbetlerini azaltma konusunda başarılıydı, ancak H.M. ileriye dönük amnezi geliştirdi: Artık belleğine bir bilgi alamıyordu.


Doktorlar kısa sürede H.M.’nin demans ya da zeka ile ilgili hiçbir ilgisi olmayan belirli bilişsel işlevlerini kaybettiğini anladı. H.M. kendisine verilen her türlü I.Q. testinde iyi performans gösteriyordu. H.M. ayrıca ameliyattan önce olan her şeyi açık bir biçimde hatırlayabiliyordu. Böylece, cerrahi işlem birkaç dakikadan uzun bellek oluşturma yeteneğini etkilediğinden, hipokampüsün beynin uzun süreli bellekten sorumlu bölgesi olması gerektiği ortaya çıktı.


H.M.'yi inceleyen birçok nörobilimciden biri olan Dr. Brenda Milner, H.M. ile bir ek deney yaptı, bu deneyde H.M'den bir yıldızın dış hatlarını izlemesini, ama bunu bir aynadan bakarak yapmasını istedi. İlk birkaç denemesinde ortaya son derece sarsıcı sonuçlar çıktı, zira bu görev için aynanın gösterdiğinin tersi yönde hareket etmek gerekiyordu. Ancak tekrar eden denemelerin ardından, H.M. sonunda, daha önce böyle bir uygulamaya ilişkin bir hafızası olmamasına rağmen görevi başardı. Böylece, insanlar, yerler ya da olaylar hakkında uzun süreli bellek oluşturmanın hipokampüste gerçekleşebileceği, diğer taraftan motor beceri belleğimizin başka bir yerde olması gerektiği ortaya çıktı.


H.M.’nin beyni, 2008'deki ölümünden sonra bile hala çalışmalara konu oluyor. 2009'da beyni kabaca 2000 parçaya bölündü ve ayrı nöronlar ölçeğinde dijital olarak görüntülendi. Görüntüler, H.M.'nin ilham kaynağı olduğu araştırmaların devam edebilmesi için kamunun kullanımına sunuldu.

Belleğimizi Nasıl Geliştiririz

İşte size bilgileri hatırlama yeteneğimizi geliştirmek için birkaç ipucu.

1. Tutmaya çalıştığınız anıya bir önem atayın. Bilgileri önem derecelerine göre hatırlama eğilimimiz vardır. Bu nedenle arabamızın anahtarının nerede olduğunu unutma hali üzerimizden eksik olmaz. Eve geldiğimizde, anahtarlarımızın yeri önem sırasında önlerde değildir, bu yüzden beynimiz anahtarları nereye koyduğumuzu her zaman hatırlamaz. Belirli bir bilgi parçasının üzerinde bir süre kafa yormak o bilginin uzun süreli belleğin bir parçası olmasına yardımcı olabilir.

Bilgileri önem derecelerine göre hatırlama eğilimimiz vardır. 

2. Son çalışmalar bir bilgi parçasının resmini çizmenin o belleğin kalıcı olmasına yardımcı olabileceğini gösterse de bilim insanları bunun nedeni konusunda emin değil.

3. Bir düşünce okuluna göre, tıpkı vücuttaki kaslarda olduğu gibi beyinde de maksimum performansa ulaşmak için kasılıp gevşeme egzersizi yapılması gerekiyor. Mayo Clinic, çapraz bulmaca çözmenin, işi yapmak için alternatif bir yöntem kullanmanın, yeni bir dil ya da müzik enstrümanı öğrenmenin ya da yeni bir toplum kuruluşunda gönüllü olmanın, normal rutinin dışında yeni herhangi bir sürecin yeni konular hakkında yeni şekillerde düşünmemizi gerektirdiğini  öngörüyor.

4. Uyku. Geçerli teoriler  uyku sırasında, beynin anılarımızı bizim için birleştirdiğini, ihtiyacımız olanlar ile olmayanları sınıflandırdığını ön görüyor.

5. Egzersiz yapın. Fiziksel etkinlik beyne kan akışını hızlandırır, bu da belleğin gelişmesine ve hatta demans riskini azaltmaya yardımcı olur. Sağlık ve İnsani Hizmetler Bakanlığı (ABD), haftada en az 150 dakika ortalama egzersiz yapılmasını öneriyor.

6. Sosyal olun. Arkadaşlarınız ve akranlarınız ile etkileşimin, depresyon ve bellek kaybı ile  bağlantılı diğer stres faktörlerini uzaklaştırdığı bilinmektedir.  

Tabi ki, belirli bilgi parçalarını hatırlamanıza yardımcı olacak hileler de kullanabiliriz; listeler hazırlamak, bellek bilimini kullanmak, çoklu görevleri sınırlandırmak ya da belirli anıları renklerle ilişkilendirmek gibi. Renklerden söz edecek olursak, bu yazının başında listelediğimiz renkleri hatırlıyor musunuz?

Yazının orijinali için tıklayınız.