Telefon : +90 212 275 71 06  
Bilimsel Olarak Desteklenen Alışkanlıklar İnsanların İş Yerinde Daha Üretken ve Mutlu Olmasını Sağlayabilir

Bilimsel Olarak Desteklenen Alışkanlıklar İnsanların İş Yerinde Daha Üretken ve Mutlu Olmasını Sağlayabilir

Hiç zamanı esnetebilmeyi dilediniz mi? Ya da her bir dakika içine daha çok şey sığdırabilmeyi? Bahse girerim burada herkes dar teslim süreleri ya da taşıyabileceğinden fazla sorumluluk ile mücadele etmiştir. Zamanı fiziksel olarak yaratamasak da bilimsel bir araştırma ile de desteklenen ve bizi daha üretken, odaklanmış ve mutlu yapacak basit bir hile kullanabiliriz. 


Araştırma, egzersizin üretkenlik, bellek ve ruh hali açısından inanılmaz avantajları olduğunu belirlemiş. J.C. Coulson tarafından yapılan bir çalışmada, üç farklı organizasyondan 200'ü aşkın çalışan arasında egzersizin üretkenlik üzerindeki etkileri araştırılmış. Katılımcılar, çalışma saatleri dahilinde egzersiz yapmayı tercih ettikleri günlerde ve egzersiz yapmadıkları günlerde sundukları kendi üretkenlik raporları üzerinden takibe alınmış. Bulgulara göre çalışma saatleri dahilinde egzersiz yapan kişilerin konsantrasyonu %21 gibi önemli bir oranda artmış.  Ayrıca iş motivasyonunda %41'lik ve stresli durumları daha sakin bir şekilde karşılamada %27'lik bir artış rapor etmişler. Katılıcıların neredeyse %80'i kişiler arası ilişki becerilerinin egzersiz yaptıkları günlerde daha iyi olduğunu rapor etmiş. Stresle başa çıkabilme, motivasyon ve kişiler arası ilişki becerileri iş yerinde başarı ve mükemmel sonuçlar elde etme için çok önemli bileşenler.  Bu yüzden de egzersiz yapmak başarı için çok önemli bir araç haline geliyor. Çalışmanın ilginç bulgularından biri de pozitif değişime katkıda bulunan önemli faktörün olumlu ruh hali olması. Egzersiz yaptıkları günlerse insanların ruh hali daha iyi iken, bu durum performans, motivasyon ve kişiler arası ilişki becerilerinde bir atış sağlamış.


Aslında, egzersizin ruh halini iyileştirmede etkili olduğunu ve bunun uzun süreli depresyonla mücadelede kullanılabilecek kadar güçlü olduğunu belirten bir araştırma kuruluşu var. American Physiological Association'da çıkan bir makalede egzersizin ruh hali üzerindeki etkilerinin yalnızca kısa süreli değil uzun süreli olduğu da anlatılıyor. Duke University'de klinik psikolog olan Ph.D. dereceli James Blumenthal, "aktif insanların aktif olmayan insanlara göre daha az depresyona girdiğini öne sürmek için yeterince epidemiyolojik veriye sahibiz. Ayrıca aktif olup da sonradan duran kişiler bir egzersiz programını başlatan ya da sürdüren kişilere göre daha depresif oluyor” diyor. Dr. Blumenthal ayrıca egzersizin bir yıl sonra yeniden ortaya çıkmasını önlemede de etkili olduğunu belirlemiş. Bu bilgiler ışığında egzersizin ruh halimizi yükseltmek için güçlü bir araç olduğunu, bunun da stresli durumlarla baş etmemize, daha iyi kişiler arası ilişki becerilerine sahip olmamıza ve daha üretken olmamıza yardı edebileceğini söyleyebiliriz.


Ama hepsi bu da değil! Yakın zamanda yapılan bir çalışmada, egzersizin ayrıca bilgiyi daha iyi işlemede de oldukça önemli olduğu belirlendi; bilgi açısından yoğun olan çağımızda bu son derece önemli bir etki.  Araştırmacılar her gün orta yoğunlukta 20 dakikalık, yani kalbinizi biraz çalıştıracak ve sizi terletecek bir egzersizin, eski bilgilerin kullanılmasını ve bunların yeni bilgilerle sentezlenmesini gerektiren görevlerde performansı artışı ile arasında br bağlantı olduğunu belirledi. Bu tür belleğe yüksek girişimli bellek adı veriliyor, ve bu bellek iyi ise fikir sahibi olmak için eski bilgileri yeni bilgilerle sentezlememize olanak sağlıyor. Bu, tabi ki, akademik performans ya da inovasyon ve fikirler arasında bağlantı kurmanın çok önemli olduğu ya da bir kariyer ya da etkinlikte son derece büyük bir avantaj sağlıyor.


O zaman ana fikrimiz şu: Egzersiz ruh halimizi iyileştirir, iş yerindeki performansımızı artırır ve bilişsel yeteneklerimiz üzerinde pozitif bir etkisi vardır. Başarılı bir kariyer için topladığınız araç setine bunu da eklemeyi unutmayın!

 


Yazının orijinali için tıklayınız.