Telefon : +90 212 275 71 06  
Şirketinizdeki Z Kuşağı Yetenekleri Heba Etmemek için 8 Strateji

Şirketinizdeki Z Kuşağı Yetenekleri Heba Etmemek için 8 Strateji

Geçtiğimiz birkaç yılda, toplum milenyumlulara kafayı takmıştı. Ve bunun iyi bir nedeni vardı: Bu kuşak, neredeyse elini attığı her endüstriyi bozan en geniş yaş demografisini oluşturuyor.

Ama milenyum kuşağı haberleri artık eski. Şimdi Z Kuşağına dikkat etmenin zamanı geldi.

Z kuşağı, ülkenin en genç yaş demografisini oluşturuyor ve 1995 ya da sonrasında doğan bireyleri içeriyor. En büyük yaş demografisi olmaya hazırlanıyorlar ve artık üniversiteye girmeye ya da işgücüne dahil olmaya başladılar. Z Kuşağı, belirli bir unvan peşinde koşmamasının yanında, son derece çok yönlü ve bağımsız. Ayrıca "hormonlu milenyum kuşağı" olarak da adlandırılıyorlar. Bu nedeni milenyum kuşağı ile benzer fikirlere ve inançlara sahip olmaları; sadece onlardan daha fazlasına sahipler.

Milenyum kuşağı iletişim kurma ve onları elde tutma yollarını öğrenmiş bir işletme sahibiyseniz, en genç kuşağın yeteneklerini boşa harcamadığınızdan nasıl emin olabilirsiniz? Şu sekiz stratejiyi uygulayarak başlayın.


1. Onlara yoğun işler vermeyin.


Z Kuşağı üyeleri zor işleri yapmayı seviyor; günlerce süren ve mesai gerektiren işleri değil. Ama bir detay var: Bunun anlamlı bir iş olması gerekiyor. Zamanlarını boşa harcamak istemiyorsanız, onlara esnek zaman çizelgeleri önerin ve bırakın ellerindeki işleri yapsınlar. Ve yüzde 75'inin tek bir iş yerinde birden çok görevle ilgilenmesini göz önünde bulundurursanız, Z Kuşağı yeteneğine birden fazla şapka takması için izin verin.


2. Özgürlük ve rekabet ortamı sunun.


Milenyum kuşağı işbirliğine çok önem veriyordu, bu da Slack gibi platformların neden bu kadar baskın olduğunu açıklıyor. Yüzde 88 gibi büyük bir çoğunluğu işbirliği içindeki bir iş ortamını tercih ediyor.

Ama Z Kuşağı için durum böyle değil. Z Kuşağı Guruları David Stillman 17 yaşındaki oğlu Jonah tarafından yürütülen araştırmaya göre, Z Kuşağı önceki kuşaklara göre daha bağımsız. Jonah'a göre neslin en büyük farkı kendine güvenen ve rekabetçi yaklaşımı, bu da yakın zamanda işbirliğini tercih eden milenyumluları işe alan iş yerlerini eliyor.

Büyük çekişme konularından biri ne mi? Milenyumlular açık ofislere bayılıyor ama Z Kuşağı nefret ediyor. Stillman'lar Z Nesli bireylerinin yüzde 35'inin ofis alanını paylaşmaktansa çoraplarını paylaşmayı tercih ettiğini belirlemiş.

Diğer bir deyişle, özel ofisler sunun ve daha fazla otonomi sağlayın. Ayrıca, oyunlaştırma yoluyla, en iyi performansları ödüllendirerek, zorlayıcı hedefler belirleyerek, dürüst performans geri bildirimlerinde bulunarak ve hareket alanı fırsatları bularak sağlıklı bir rekabet ortamı yaratmak isteyebilirsiniz.


3. Akıl hocası olun.


Z Kuşağı üyeleri bağımsızlıktan hoşlansa bile, milenyum kuşağının eleştirilen her şeyi biliyorum havasına sahip değiller. Yani onlara gelişme fırsatı sunarsanız üstüne atlarlar. Saygı duydukları deneyimli insanlardan bir şeyler öğrenme fırsatı, Z Kuşağının kendilerini adayacakları bir işte en çok önem verdikleri niteliklerden biri.


4. İşleri kısa süreli değil daha fazla kariyer odaklı hale getirin.


Esnek ekonominin yükselişi ile çalışanların bir işte en fazla ortalama üç yıl kalması gerçeği arasında bir yerlerde, birileri kariyerin Z Kuşağı için önemli olmadığı varsayımında bulunuyor. Oysa gerçek bundan çok farklı.

Kısa süreli görevlere odaklanmak yerine, rolleri kariyer olarak görülebilecek fırsatlara dönüştürün. Bunun yapmanın en iyi yolu sürekli eğitim ve gelişim fırsatları sunmaktır. Bunun etkili olması için gerçek ve sanal programları birbirine harmanlayın. Bu nedenle çoğu Z Kuşağı birey yöneticileri ile birebir iletişimde bulunmak istiyor. Aynı zamanda Z Kuşağı gerçek anlamda dijital ortamda doğdu ve günlerinin ortalama 3,5 saatini akıllı telefonlarında harcıyor.


5. Yeni liderlik fırsatları sunun.


Gelenekselcilerin aksine, bu kuşak unvanlar ya da kurumsal merdivenlerin tırmanmakla ilgilenmiyor. Ama bu liderliği reddedecekleri anlamına da gelmiyor; yalnızca şirketin büyümesinde ya da başarısında, nasıl göründüğü fark etmeksizin bir payları olmasını istiyor.

Bunu sağlamanın bir yolu Z Kuşağı çalışanlarınıza, başından sonuna kadar bir projeyi teslim etmek. Onlara en başından itibaren belirgin beklentiler ve yönergeler sunun ve inisiyatif almalarını izleyin.

6. Bir girişimcilik kültürü yaratın.


Z Kuşağı girişimci bir ruha sahip; yüzde 76'sı kendisini üst seviyede girişimci olarak düşünüyorken, neredeyse yarısı da kendisine ait bir şirket kurmakla ilgileniyor. Bir girişimcilik kültürü yaratarak onları yanınızda kalmaya teşvik edebilirsiniz.

Çalışanlar arasında serbestliği ve sahiplenmeyi destekleyen ve teşvik eden bir şirket kurduysanız, ekibinizin de harika fikirleri paylaşacak ve ödüllendirecek, geri bildirim isteyecek ve çalışanlarının başarısız olmasına (gerekli destekle birlikte) izin verecek bir yaklaşıma sahip olması gerekir.

Ayrıca çalışanlarınızı kişisel projelerde çalışmasına da izin verebilirsiniz. Google, Apple, Facebook ve LinkedIn gibi şirketlerin tümü buna benzer uygulamaları benimsemiştir. Google için sonuç Gmail ve AdSense olmuştu. Bu yalnızca Z Kuşağı yeteneklerin kendi tutkularının peşinden gitmesine izin vermekle kalmaz, ayrıca şirketinizin taban çizgisini de güçlendirir.


7. Onlara sık ve hızlı geri bildirimlerde bulunun.


Yıllık, hatta üç aylık performans incelemelerini unutun. Z Kuşağı, şirket liderleri ile sık performans görüşmeleri talep eder. Mesajlar, e-postalar ve sosyal medya bildirimleri sayesinde sürekli ve sık iletişim ile gelişirler.

Bir Future Workplace raporuna göre, Z Kuşağı artık performans incelemelerini yıllık (yüzde 3) değil günlük (yüzde 19), haftalık (yüzde 24) ya da düzenli olarak (yüzde 23) alıyor. Bu koşullandırma her iki taraf içinde iyi sonuç veriyor; bu sayede çalışanın davranışını motive edip düzeltebiliyor, en iyi çalışanlarınızı elinizde tutmak için uzun vadeli bir plan yapabiliyor ve açık iletişim sayesinde kafa karışıklıklarını önleyebiliyorsunuz.


8. Sosyal açıdan sorumlu olun.


Ağabeyleri ve ablaları gibi bu kuşak da bir farklılık yaratmak istiyor. Ayrıca sosyal olarak sorumlu işverenler için çalışmak istiyorlar. Dahası, Z Kuşağının yüzde 77'si iş deneyimi kazanmak için gönüllü olmak konusuyla son derece ilgili.

Bu, işletme sahipleri için bir kazan-kazan durumu. Bu kuşağın üyelerini işe almak için üniversiteden mezun olmalarını beklemek yerine, sosyal açıdan sorumlu şirketinizde bunlar için stajyer olarak bir yer bulabilirsiniz. Pozitif bir etki yaratma şansları olacaktır, üstelik siz de herkesten önce en motive ve yetenekli bireyleri kefşedebilirsiniz.

Şirketinizde lise öğrencileri için stajyerlik fırsatı olmasa bile, mevcut Z Kuşağı üyelerini topluma kazandırın. Bu, örneğin, onlara, şirketiniz için bir sosyal sorumluluk programı başlatmak, yönetmek ya da yürütmek için ön ayak olmak olabilir.

Z Kuşağı, milenyum kuşağı kadar büyük bir patlama yapmanın eşiğinde, ama yeteneklerinden en üst düzeyde yararlanma fırsatını boşa harcamadığınızd