Telefon : +90 212 275 71 06  
Hayal kurmak bir yaratıcılık ve zeka belirtisi olabilir

Hayal kurmak bir yaratıcılık ve zeka belirtisi olabilir

Yeni bir araştırmaya göre hayal kurmak zeka ve yaratıcılığı gösteriyor olabilir.


Georgia Tech Üniversitesi'nde psikoloji doçenti ve yeni bir çalışmanın yardımcı yazarı olan Eric Schumacher “Verimli beyinleri olan insanların, zihinlerinin dalıp gitmesini durduramayacak kadar çok beyin kapasitesi olabilir” diyor.


Schumacher, öğrencileri ve aralarında şey yardımcı yazar Christine Godwin'in de bulunduğu meslektaşları 100'den fazla insanın beyin modellerini MRI makinesinde inceledi. Araştırmacılar, katılımcılardan beş dakika boyunca sabit bir noktaya odaklanmalarını istedi. Ekip elde ettiği veriyi kullanarak beynin hangi kısımlarının bir arada çalıştığını tanımladı.


Georgia Tech psikoloji doktora adayı Godwin “İlişkili beyin bölgeleri bize beynin hangi bölümlerinin uyanık ve dinlenme halindeyken birlikte çalıştığı hakkında fikir verdi” diyor ve ekliyor.


“İlginç bir biçimde, araştırma bu durumlarda ölçülen bu aynı beyin modellerinin farklı bilişsel yetenekler ile ilgili olduğunu ortaya koydu.”


Ekip, beynin dinlenme halinde nasıl çalıştığını öğrendiğinde, veriyi testler ve zeka ve yaratıcılık yetenekler ölçülen katılımcılar ile karşılaştırıldı. Katılımcılar ayrıca zihinlerinin gündelik yaşamda ne kadar dalgınlık yaşadığı ile ilgili bir anket doldurdu.

Daha sık hayal kurduğunu rapor edenlerde zeka ve yaratıcılık yeteneği puanı daha yüksek gözlendi ve MRI makinesinde daha verimli beyin sistemleri ölçüldü.


“İnsanlar dalıp gitmeyi kötü bir şey olarak görüyor. Dikkatinizi vermeye çalışıyorsunuz ve yapamıyorsunuz” diyen Schumacher ekliyor. “Verilerimizi bunun her zaman doğru olmadığı yönündeki fikirle tutarlı. Bazı insanların daha verimli beyinleri var.”

Schumacher daha yüksek verimliliğin daha yüksek düşünme kapasitesi anlamına geldiğini ve beynin kolay görevler yaparken dalabileceğini söylüyor.


Beyninizin verimli olup olmadığını nasıl söyleyebilirsiniz? Bir ipucu, uygun anlarda sohbetlere ya da görevlere girip çıkabilmeniz ve sonra önemli noktaları ya da adımları kaçırmadan yeniden işinize dönebilmenizdir.


“Bulgularımız bana, parlak bir zekaya sahip ama dünyada yaşıyormuş gibi görünmeyen, bazen kendi çevresine bile kayıtsız kalan dalgın profesörü hatırlattı,” diyen Schumacher ekliyor. “Ya da sınıfları için çok zeki olan okul çocuklarını. Arkadaşlarının bir şeyi öğrenmesi beş dakika sürerken, onlar bir dakikada öğrenebiliyorlar ve sonra ortamdan kopup hayal kurmaya başlıyorlar.”


Araştırmacılara göre elde ettikleri veriler, hayal kurmanın ne zaman zararlı olduğunu ve ne zaman yararlı olduğunu daha iyi anlamaya yönelik bir takip çalışmasının kapısını açıyor.


Godwin'in sözleriyle kapatalım: “Ayrıca, bir kişinin motivasyonu ya da belirli bir göreve odaklı kalma niyeti gibi dikkate alınması gereken önemli bireysel farklılıkların da var”.

Yazının orijinali için tıklayınız.