Telefon : +90 212 275 71 06  
Bir Milenyum İşe Alım Sorumlusundan 10 Ders | İşteki İlk Ayım

Bir Milenyum İşe Alım Sorumlusundan 10 Ders | İşteki İlk Ayım

Beş kısa ay içinde, yazılım, mühendislik, BT ve siber güvenlik konularına odaklanan bir butik işe alım firmasında, stajyer pozisyonundan tam zamanlı çalışan pozisyonuna yükseldim. Okuldaki son dönemimi toparlamak için yarı zamanlı çalışmaktan ofiste tam zamanlı çalışmaya geçtim, ayrıca stajyerlik gelecekteki işe alım sorumlusu görevim için eğitimler ve kavramalarla dolu olmasına rağmen hiçbir şey sizi gerçek hayata hazırlamaz.


Bir işe alım sorumlusu olarak ilk ayımda öğrendiğim 10 dersi aşağıda paylaştım. Kim bilir, belki bunlardan bazıları deneyimli olanlara da yardım eder!


1. Adaylar Hakkında Asla Varsayımlarda Bulunmayın

Öz geçmişlerdeki adreslere bakıp şöyle düşünür müsünüz: "Hayır, bu çok uzak. Bu kadar yolu gelmek istemeleri mümkün değil"? Maaşları görüp şöyle der misiniz: "Eh, çok kazanıyorlarmış. Bence ücretlerinin bu kadar azalmasını istemezler"?

Onlarla görüşmüş olsanız bile bu kararları asla adaylar adına kendi kafanızda vermeyin. Birinin durumunu ya da gündemini, kendisine sormadan asla bilemezsiniz! Belki öz geçmişleri güncel değildir ve şimdi aynı şehirde pozisyon olarak yerleştirilmişlerdir. Belki inanılmaz avantajlar ve evden işe daha kısa bir mesafe için ücretin azalmasını tercih ediyorlardır.

Şimdi ya da gelecekte uygun olabileceğini düşündüğünüz birini her zaman bir kenara not edin. Ayrıca, yeni bir rol arayabilecek arkadaşlar ya da meslektaşlardan oluşan bir ağları olabilir.


2. Adayınız Halihazırda Uygun Olmasa Bile Telefon Elemesini Tamamlayın

İşimdeki ilk birkaç haftada yaptığım yaygın bir hata da adaylarla yaptığım görüşmeleri o anda uygun olmadıklarından dolayı tamamlamaktı; ancak bu adaylar gelecekte diğer pozisyonlar için çok uyumlu olabilirlerdi!

Tüm elemeyi her zaman tamamlayın; mevcut maaşlarını, bir sonraki adımda neler beklediklerini, evlerinin iş yerine uzaklığını, adli sicil kaydını vb. öğrenin. En önemlisi de yeni bir iş konusunda nelerin onları heyecanlandırdığını öğrenin. Adaylardan alabileceğiniz tüm bilgileri edinin, böylece gelecekte onlarla temasta kalabilirsiniz.


3. Adaylara Şeffaf ve Dürüst Olun

Müzakere, işe alım sorumlusunun zorlayıcı kısımlarından biridir, ama bu konuda çekingen olmamanız gerekir. Eleme aramalarımda hala ücret müzakerelerine alışmaya çalışıyorum, bir nedenle ücret konuşmaları beni geriyordu.

Nihayetinde, ücret işe alım sorumlusunun karar verdiği bir konu değil. Bu müşterinizin sorumluluğu ve kararı onlar veriyor. Tüm yapabileceğimiz şey adaylar ve müşterilerle birlikte çalışarak her iki tarafın da isteklerini ve beklentilerini doğru şekilde iletmektir.


4. Ücret Yegane Maaş Bileşenidir

Müzakere sanatını öğrenirken, patronum benimle ücretin tek maaş bileşeni olduğu dersini paylaştı. Şirketlerin çalışanlarını tazmin etmek için kullandığı başka bir parasal yol yok ve adaylarla konuşulurken bunun akılda tutulması gerekiyor.

 

5. Adaylardan Referans Alın

Sanırım buradaki ana fikir yalnızca adaylarınızı aramak. Adayınız pozisyon için şu anda uyumlu olmayabilir, ya da şu anda insan kaynakları pazarında olmayabilir, ama arkadaşları iş arıyor olabilir. Bu, işinizin en zor kısmı olabilir; yabancılarla yakınlık kurmalısınız ki harika adaylar bulmanıza yardım etmek için zorunlu hissetsinler.


6. Asla Adaylarınıza Hazır Mesajlar Göndermeyin

Adaylara uzun şablon mesajlar göndermeyi reddediyorum. Böyle kişisel olmayan mesajlar aldığınızda siz ne hissederdiniz düşünün! Müsait olduğum herhangi bir pozisyon hakkında kendisiyle konuşmadan önce bir aday ile bir dereceye kadar bağlantı kurmam gerektiğini biliyorum.

Adayları yalnızca iş için göndermek değil onlarla kendi ilişkilerimi kurmak istiyorum. Kariyerleri boyunca adaylarımla iletişim kurabilmek ve herhangi bir iş değişimi sırasında onlar için bir kaynak olmak istiyorum.


7. Adaylarınız Her Zaman Görüşmeleri için Hazırlayın

Görüşmeleri için resmi giyinmeleri gerektiğini bilmeyen insanların sayısını bilseniz şaşardınız! Aday kot ve tişörtle çalışan bir programcı olabilir, ama bu, ilk izlenim için profesyonel görünmemesi gerektiği anlamına gelmez. Adaylarınızın, müşterinin şirketindeki standart görüşme kıyafetini bildiğinden emin olun.

Ayrıca adaylarınızla, müşterinizin çoğu görüşmeyi nasıl yapılandırdığına ilişkin kapsamlı bir hazırlık yapın. Adayınızın iş verene sormak için yeterince soru hazırlamasını sağlayın ve adayın toplantı sırasında cep telefonunu kapattığından emin olun!


8. Yaratıcı Olun; Kalıpların Dışında Düşünün

Hiç kaynaklarınızın kullanımına takılıp kalmış gibi hissettiniz mi? Aday havuzunuzun çok küçük olduğunu ve hali hazırda iyi olan tüm adaylarla iletişime geçtiğinizi düşündünüz mü? Biraz kalıpların dışında düşünmeniz gerekiyor!

İş ilanları panosunda yer alan aynı adayların rekabette nasıl kullanılabileceğini düşünün. Internet'teki gürültüyü kesip en iyi adaya nasıl ulaşabilirsiniz? Benzersiz olun, bazen yalnızca eğlenceli bir e-posta konu satırı bile birilerinin dikkatini çekebilir!

 

9. Yalnızca Sıradan Bir Görüşme Yapıyorsunuz

İlk birkaç haftadaki telefon aramalarında biraz sinmiş haldeydim. Sanırım kendi üzerimde çok fazla baskı uyguluyordum. Hatırlanması gereken önemli şey işe alım aramalarının da normal birer görüşme olduğudur. Her zaman insanlarla iletişim kurmayı sevmişimdir. İnsanlarla kişisel olarak konuşmaktan hiçbir zaman çekinmedim, öyleyse neden telefon üzerinden iletişim kurarken korkayım ki? Yalnızca telefon görülmelerinin de aynı şey olduğunu düşünün; birini tanımak için yapılan sıradan görüşmelerden biri!


10. Üslup Önemlidir

Üslubun önemli olduğunu öğrendim. Giriş seviyesinde birini mi arıyorsunuz yoksa daha kıdemli birini mi? Paylaştığınız iş ilanı yazısında bu çok büyük bir fark yaratır. İş tanımlarınız, e-postalar ve sesli mesajlardaki üslubunuzu iki kere kontrol edin.

Ayrıca, konu iş unvanları, düzeyler ya da kıdem olduğunda, insanların özellikle teknoloji dünyasında kendilerini genellikle farklı şekilde etiketlediğine de dikkat edin. Bu noktada bir telefon görüşmesi yapmak bazı şeyleri belirleyebilir.


Yazının orijinali için tıklayınız.