Telefon : +90 212 275 71 06  
Kronik Olarak Mutsuz Olan İnsanların 10 Sorunlu Alışkanlığı

Kronik Olarak Mutsuz Olan İnsanların 10 Sorunlu Alışkanlığı


Mutluluk çok çeşitli şekillerde gelebilir ve bunu tanımlamak zor olabilir. Diğer taraftan, mutsuzluk kolayca tanımlanır; onu gördüğünüzde tanırsınız ve sizi ele geçirdiğinde bunu kesinlikle bilirsiniz.

Mutsuzluk, çevrenizdeki herkes için, tıpkı sigara dumanına pasif olarak maruz kalmak gibi ölümcüldür. Stanford Üniversitesi'nin yürüttüğü ünlü Terman Çalışması yıl boyunca denekleri izledi ve mutsuz insanların çevresinde olmanın sağlık sorunları ve ömür kısalığı ile ilişkili olduğunu belirledi.

Mutsuzluk, yaşam koşulları ile düşündüğünüz kadar ilgili değil. Illinois Üniversitesi’nin bir çalışmasında kazancı en üst düzeyde (yılda 10 milyon dolardan fazla) olan kişilerin, onlar için çalışan ortalama kazançlı insanlardan ancak biraz daha mutlu olduğunu belirledi.

Yaşam koşulları mutluluk üzerinde çok etkili değil çünkü mutluluğun çoğu sizin kontrolünüz altındaki alışkanlıklarınızın ve yaşama bakış açınızın bir sonucu. California Üniversitesi’nden, mutluluk üzerine çalışan psikologlar, genetik faktörlerin ve yaşam koşullarının kişinin mutluluğunun yalnızca %50’sinden sorumlu olduğunu belirledi. Gerisi de size kalıyor.

“Anayasa insanlara yalnızca mutluluğun peşinde gitme hakkını veriyor. Onu kendiniz yakalamalısınız.” – Benjamin Franklin

Mutsuz Alışkanlıklar

İnsanla mutsuz olduğunda, onların çevresinde olmak ve onlarla çalışmak çok daha zordur. Mutsuzluk insanları uzaklaştırır ve sizi, yapabileceğiniz şeyleri yapmaktan alıkoyan kötü bir döngü yaratır.

Mutsuzluk sizi habersiz yakalayabilir. Mutluluğunuzun büyük kısmı alışkanlıklarınızla belirlenir (düşüncede ve gerçekte), alışkanlıklarınızı yakından takip ederek sizi kör bir çukura çekmeyeceğinden emin olmalısınız.

Bazı alışkanlıklar diğerlerinden daha çok mutsuzluğa yol açar. Özellikle aşağıdaki en kötü on tanesini değiştirmelisiniz. Duygusal zeka pratiği yapın ve bu alışkanlıkların sizde olmadığından emin olmak için kendinizi dikkatle izleyin.

1. Gelecek için beklemek. Kendinize "Şu olunca mutlu olacağım..." demek, mutsuzluğa yol açan en kolay alışkanlıklardan biridir. Cümlenin nasıl devam ettiği fark etmez (bir terfi, ücret artışı ya da yeni bir ilişki olabilir) çünkü bu gibi cümleler koşullara çok fazla vurgu yapar ve iyileştirilmiş koşullar mutluluğa götürmez. Ruh halinize hiçbir etkisi olmadığı kanıtlanmış bir şeyleri bekleyerek zaman kaybetmeyin. Bunun yerine hemen şimdi mutlu olmaya odaklanın, çünkü geleceğin bir garantisi yok.


2. "Bir şeyler" elde etmek için çok fazla zaman ve çaba harcamak. Aşırı yoksulluk içinde yaşayan insanların mali koşullarında bir iyileşme olduğunda mutluluklarında da önemli bir artış olur, ancak yılda 20.000 dolar seviyesinin üstünde mutluluk seviyesi hemen düşer. Maddi şeylerin mutluluk getirmediğini gösteren tonlarca araştırma vardır. Bir şeylerin peşinden gitme alışkanlığı geliştirirseniz, muhtemelen mutsuz olursunuz, çünkü bunları elde ettiğinizde yaşadığınız hayal kırıklığının ötesinde, bunları elde etmek için sizi gerçekten mutlu edecek arkadaşlar, aile ve hobiler gibi şeylerden vazgeçtiğinizi fark edersiniz.

3. Evde kalmak. Mutsuz hissettiğinizde, diğer insanlardan kaçmak çok çekici gelir. Bu büyük bir hatadır, zira hoşunuza gitmediğinde bile sosyalleşmek ruh halinize çok iyi gelir. Yorganı kafamıza kadar çekip kimseyle konuşmak istemediğimiz günler olacaktır, ama bunu alışkanlık haline getirmek modunuz için çok kötü olacaktır. Mutsuzluğun sizi antisosyal hale getirdiğini fark ettiğinizde, kendinizi dışarı çıkıp kalabalığa karışmaya zorlayın, farklı hemen fark edeceksiniz.

4. Kendinizi kurban olarak görmek. Mutsuz insanlar, hayatın zor olduğu ve kendi kontrollerinde olmadığı kabulünden yola çıkmaya eğilimlidir. Diğer bir deyişle, "Hayat beni dışlıyor ve benim yapabilecek bir şeyim yok." Bu felsefedeki sorun bir çaresizlik duygusu yaratmasıdır ve çaresiz hisseden insanlar işleri daha iyiye götürmek için eylemde bulunmazlar. Herkesin bazen kötü hissetmeye hakkı vardır, ama yaşamınızda bu hakkı ne zaman kullanacağınızı bilmek önemlidir. Kötü şeyler yaşayan sadece siz değilsiniz ve siz istediğiniz sürece geleceğiniz üzerinde kontrolünüz vardır.

5. Kötümserlik. Mutsuzluğu kötümserlik kadar besleyen başka bir şey yoktur. Kötümserlik ile ilgili sorun, modunuzu kötü etkilemesinin ötesinde, kendi kendini gerçekleyen bir kehanet haline gelmesidir: Kötü şeyler beklerseniz, muhtemelen kötü şeyler olacaktır. Ne kadar mantıksız olduklarını anlayana kadar kötümser düşünceleri üzerinizden atmak zordur. Kendinizi gerçekleri görmeye zorlayın, olayların göründükleri kadar kötü olmadığını fark edeceksiniz.

6. Şikayet etmek. Şikayetin kendisi ona neden davranışlar kadar sorunludur. Şikayet etmek kendini besleyen bir davranıştır. Olayların ne kadar kötü olduğu hakkında sürekli konuşarak ve düşünerek olumsuz inançlarınızı doğrularsınız. Sizi rahatsız eden şey hakkında konuşmak daha iyi hissetmenizi sağlayabilir, ancak şikayet etmenin tedavi edici olmasıyla mutsuzluğu beslemesi arasında ince bir çizgi vardır. Sizi mutsuz etmesinin ötesinde, şikayet etmek insanları daha da uzaklaştırır.

7. Olayları abartmak. Kötü şeyler herkesin başına gelir. Farkı yaratan şey mutlu insanların bunları nasıl gördüğüdür (geçici ve üzücü bir olay) görmesidir, oysa mutsuz insanlar olumsuz şeyleri hayatlarındaki mutsuzluğun kanıtı olarak görürler. Mutlu bir kişi işinde zorlukla karşılaşırsa üzülür, ama olayları şu perspektiften görür: “Bu sorun yarattı ama en azından daha kötüsü olmadı.” Mutsuz bir kişi ise bunu gününün, haftasının, ayının ve beki de tüm yaşamının mahvolmasının nedeni olarak görür.

8. Sorunları halı altına süpürmek. Mutlu insanlar eylemlerinin sorumluluğunu alır. Bir hata yaptıklarında bunu üstlenirler. Diğer taraftan, mutsuz insanlar sorunlar ve hataları tehdit edici bulur ve bunları gizlemeye çalışır. Sorunlar yok sayıldıklarında daha da büyüme eğilimi gösterir. Bir sorun hakkında ne kadar tepkisiz kalırsanız, bu konuda o kadar çaresiz hissedersiniz, ve sonra yeniden bir kurban gibi hissetmeye başlarsınız.

9. Geliştirmeme. Mutsuz insanlar kötümser olduğundan ve hayatlarının kontrolüne sahip olmadıklarını düşündüğünden, oturup yaşamın onlara sunduklarını bekleme eğilimindedir. Hedefler belirlemek, öğrenmek ve kendilerini geliştirmek yerine, ortalıkta dolanır ve neden hiçbir şeyin değişmediğini merak ederler.

10. Diğer insanlarla çekişme. Kıskançlık ve haset mutluluk ile taban tabana zıt kavramlardır, yani kendinizi sürekli başkaları ile karşılaştırıyorsanız, buna bir son vermelisiniz. Bir çalışmada, çoğu denek, ancak diğerleri de aynı koşullarla çalışıyorsa düşük ücretlerle çalışmaları konusunda bir sorunları olmadığını söylemiştir. Bu tarz düşüncelere dikkat edin, zira bunlar sizi mutlu yapmaz ve çoğunlukla tersine bir etkisi vardır.

Toparlarsak

Daha mutlu olmak adına alışkanlıklarınızı değiştirmek kendiniz için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biridir. Ama ayrıca başka bir nedenden dolayı da önemlidir; mutluluğunuzun kontrolünü elinize almak çevrenizdeki herkesin de mutlu olmasını sağlar.


Yazının orijinali için tıklayınız.