Telefon : +90 212 275 71 06  
Ofiste Duygulara İlişkin Verilerin Kullanımı

Ofiste Duygulara İlişkin Verilerin Kullanımı

Ofiste duygulara yer olmadığını söyleyen biri, ofiste nefes almaya da yer olmadığını söyleyebilir. Bir insanda ikisinden biri eksikse, o insan ölü sayılır.

Duyguları veri ya da değerlendirme, daha iyi takış çalışması oluşturma fırsatı ve kültürel değişim kaldıracı olarak kullanma yeteneği günümüzün ofis ortamında gerekli ve geçerlidir.

İnsanlar gün boyunca bol miktarda duygu hisseder. İnsan olmanın özgünlük, otonomi, güvenlik ve verimlilik gibi yönleri ile sürekli karşılaştıkları iş yerlerinde duygularını ve deneyimlerini daha da fazla yanlarında taşırlar. İnsanların iş yerinde şunları merak etmesi doğaldır: İş yerinden kendim olabilir miyim? Bu işte kalabilecek miyim? Aba adil davranılacak mı? Burada arkadaşlarım olacak mı, yoksa yalnız mı kalacağım?

DUYGULAR VERİDİR

Duygular iş yerinde de varlıklarını sürdürdüğünden ve baskın olduğundan, neden bilerek bunların değerlerini araştırmayalım ki? Gerçek iş durumlarını, ekibinizdeki insanların kendi duygularını tanımlamasına ve kendi öz düzenleme ve ilerleme becerileri konusunda pratik yapmalarına yardım etmek için kullanabilirsiniz. Örneğin, bireyler kendi tepkilerini gösterebiliyor ve yanı sıra tepkilerinin diğerleri üzerindeki etkilerini tanımlayabiliyor mu?

Çalışanlar verimsiz davranış modellerini ya da otomatik tepkilerini, onların değiştirmeyi düşünecek kadar yeterli düzeyde anlıyor mu? Bunların ne zaman tetiklendiğini söyleyebiliyorlar mı? Duyguları okumayı öğrenmek iş yerindeki herkes için öz düzenleme pratiği yapabilecekleri mükemmel bir fırsat sunar.

MERAKLI OLMAYA DEVAM

Neden iş yerinde daha iyi geçinmek için duygularınızı bastırmamanız ya da içinize atmamanız gerekiyor ki? Bu daha profesyonel görünmez miydi?

Öz kontrol iyi bir şeydir, ama yalnızca kendinizi dizginlediğiniz zaman iyi bir şey olmaktan çıkar. Öz farkındalık ile gelen öz yönetim ise çok daha etkilidir. Yalnızca kendinizi bastırarak bir şeylere dayanmaya çalışıyorsanız, muhtemelen başka durumlarda aşırı tepki vererek ya da tepkisel davranarak (örneğin abur cubura saldırmak, dikkatinizi sosyal medya ya da diğer çevrimiçi unsurlarla dağıtmak, kaytarmak, hatta başkalarına sert ve ani çıkış yapmak) yüzleşmeye hazır olmadığınız durumlardan kaçınmaya çalışıyorsunuzdur.

Duygularınız hakkında meraklı olmak daha akıllıca bir tepkidir çünkü bu, diğer kaçış yolları yerine duygularınızın sorumluluğunu almanızı sağlar. Meraklı olmak tarafsızlık sağlar. Durumu gözlemek ve seçeneklerinizin ne olduğunu görmek için bir adım geriye çekilmenize izin verir; bu da size olayları anlamak ve sonra eylem planınızı seçmek için alan tanır. Ve potansiyel olarak aşırı tepkiselliğin zararlı etkilerinden kaçınmanıza yardımcı olur.

Mesafeyi koruma ya da bastırmayı sürdürme amacıyla olmadığı sürece, "Sakin kalmak ve devam etmek" becerikli bir yaklaşımdır. Daha nötr ve rahatlamış bir zihin yapısında olduğunuzda, kendinizle ilgilenme konusunda daha iyi iş çıkaracak ve ayrıca daha üretken olacaksınız.

İş yerinde kendi duygularınızın farkında olma ve bunlara tepki verme fikrine alıştığınızda (onları bastırılması ya da bir şeyler yapılması gereken birer sorun olarak değil, gerçekte neler olduğuna ilişkin veriler olarak gördüğünüzde), bastırmaya ya da yok saymaya çalıştığınız duygulara kapıldığınızda göremeyeceğiniz tepki seçeneklerine sahip olursunuz.


Daima ileri,


Yazının orijinali için tıklayınız.