Telefon : +90 212 275 71 06  
Patron nedir Lider nedir? : Şirketler için ikisi de gerekmiyor

Patron nedir Lider nedir? : Şirketler için ikisi de gerekmiyor

Yalnızca birkaç saat önde burada LinkedIn haber akışımda “patron” ve “lider” arasındaki farklarla ilgili bir çizim gördüm. Çoğumuz daha önce bu tür görselleri görmüşüzdür: Bu tarz çizimler değişmez şekilde "patronların giderek daha lider olduğunu", "liderlerin giderek giderek daha dönüşümsel olduğunu", ya da şirketlerin partronları bir arada barındırmadığını savunur. Gelin bu düşünce zincirine biraz daha yakından bakalım.

***

Aşağıdaki, karşıma çıkan birinci "Patron – Lider Karşılaştırması" görseli:

 

Akla gelebilecek ilk şey patronların ve liderlerin işle ve insanoğlu arasındaki ilişkilerle ilgili olduğudur ama bu kişiler, bu tür bir görselde, genellikle hayvanlar olarak resmedilir. Buradaki örnekte insanlar solda koyun ve sağda balık rolünde. Kendisi içinde bir nevi bilgili bir yaklaşım. Liderlik konusundaki diğer görsellerde, insan metaforları olarak genellikle kuş sürüleri ve karınca yığınları görüyoruz. Bu ilham verici. Dah.


"İnsanlara hakkını teslim etmek gerekmiyor - 


Onlar köpek değil."


Şimdi bir de yukarıdaki görselde yer alan metne daha yakından bakalım. Sol taraf açıkça olabildiğine berbat görünüyor ve bir çeşit korku devri olarak belirtiliyor. Ki öyle. Ama sağ tarafta geliştirilen "liderler" nosyonu gerçekte daha mı iyi? Sanmıyorum. Aslında, sağ tarafta yapılan tüm varsayımlar, büyük ölçüde, iş, insanlar ve organizasyonlar açısından son derece problematiktir. Örneğin:


İnsanlara gerçekte tepeden koçluk yapılamaz – koçluk alanlar ya kendi koçlarını seçer yoksa buna "koçluk" denemez!

İş yerindeki insanlar hırs yaratan birilerine ihtiyaç duymaz – bu kulağa daha çok moral konuşması ya da mutlu kölelik gibi geliyor.

İnsanlar biz diyen kişilere ihtiyaç duymaz – bir şirketin, bir firmanın ya da organizasyonun bireyler ile ilgili olmadığı, başkaları ile birlikte olan başkaları için değer yaratmakla ilgili olduğu açıktır.

İnsanlar sorun giderenlere ihtiyaç duymaz – onlar çocuk değil.

İnsanlar geliştirilmeye ihtiyaç duymaz – bunu kendileri yapabilir.

İnsanlar kendilerine hak teslim edilmesine ihtiyaç duymaz – onlar köpek değildir.

İnsanlar soru soranlara ihtiyaç duymaz – izin verirsek kendileri düşünebilir ve aslında herkes soru sormalıdır.

İnsanlar organizasyon için haydi diyen kişilere ihtiyaç duymaz – her zaman adına değer oluşturulan bir müşteri vardır.


Biri "lider olma" propagandasını ne kadar yakından gözlemlerse, bir lider olmanın nihayetinde liderlik hakkında olmadığı o kadar belirgin hale gelir: Bu hala bağımlılık, yönlendirme ve sevk ve idare ile ilgilidir.


"Nihayetinde, Dönüşümsel Lider, Büyük Lider ya da 5. Seviye Lider şarkısı her zaman çirkin bir şeyle ilgilidir: Suçlama."

Daha da yakından bakarsanız, "dönüşümsel lider", "büyük lider" ya da "5. Seviye lider" şarkısı sonunda suçlama ile ilgilidir. Günümüzün yöneticilerinin çok aptal, çok meşgul olduğu ya da koyun ya da balık gibi çalışanlarına liderlik etmeye çok istekli olmadığı konusunda suçlanması ile ilgilidir, bu sayede kitleler kendilerini sorunun dışında tutar.


Kısacası: Sol taraf ve sağ taraf – her ikisi de esastır ve tamamen kusurludur. Lider nosyonu, tıpkı patron nosyonunda olduğu gibi bozuk ve değersizdir ve her zaman böyle olmuştur. Ya da farklı yönden bakalım: Liderliği liderler ve takipçilerine bağlı olarak ya da liderleri "çok özel kişiler" olarak düşünürsek, o zaman Frederick W. Taylor’ın 105 yıl önce, Principles of Scientific Management eserinde endüstri çağında yönetim hakkında söylediği şeyden bir arpa boyu yol almamışız demektir:


İnsanlar ne koyundur ne de balık. 


Liderlik, Pazar tarafından dürtülen bireysel organizasyon dışarı çıktığında insanlar arasındaki alanda gerçekleşir. Bu, patronların “leader” olarak yeniden ortaya çıktıkları bir iş değildir! 


Öyleyse hep birlikte riyakarlığı bırakalım. Ve organizasyonlarımızın süreçte çok daha verimli hale gelmesini sağlayalım.



Yazının orijinali için tıklayınız.