Telefon : +90 212 275 71 06  
Duygusal Esneklik:

Duygusal Esneklik: "Her Şeyi" Bir Arada Tutma


Hayat çok karışık.

Her şey tıkırında ve iyi — ya da tersine korkunç olabilir — ama neredeyse her zaman kendimizi bir şeylerin ortasında buluruz. 

İyi şeyler ve kötü şeyler hep birliktedir. Biz PR çalışanları büyük bir yarıştayız; iş yerinde terfi alıyoruz; evleniyoruz; ya da binlerce yaşamın yok olduğu hafta bir çocuk sahibi oluyoruz; politikalar ülkenin büyük parçalarının temel haklarına geri dönüyor; toplu katiller sayısız masum insanı soğukkanlılıkla öldürüyor; ya da yakın bir aile üyesi ölüyor. 


Bu zamanlarda hala biraz mutlu hissettiğimiz için suçluluk duymalı mıyız? Peki tamamen üzgün hissetmekten suçluluk duymalı mıyız?


Bunun için "doğru" bir yanıt yok; düşünceler ve hisler son derece kişiseldir ve kontrol etmeyi bir yana bırakın değiştirmek neredeyse imkansızdır. Ama yine de karmaşık zamanlarda yardımcı olabilecek duygusal esneklik adı verilen bir konsept var. Duygusal esneklik, hayatta karşılaşılan olaylara bağlama bağımlı tepki üretme ve değişen duygusal koşullara esnek yanıt verme kapasitesi anlamına geliyor. Özetle duygusal esneklik her şeyi bir arada tutmakla  — mutluluk, eğlence ve tutkunun yanında kızgınlık, üzüntü ve hayal kırıklığı — ve günün farklı zamanlarında ve hatta aynı saat içinde farklı şekilde hissedebilme ile ilgilidir.


Duygusal esneklik, dikkate değer, anlamlı ve eksiksiz bir yaşamın ayrılmaz bir parçasıdır. Ama bunu söylemek uygulanmaktan daha zordur. Çok daha kolay olan ve çok daha az zihinsel efor gerektiren bir seçenek olarak "her şey berbat" diye söylenip yalnızca olumsuz şeylere odaklanabilir (kısa yoldan depresyon) ya da yaşamınızdaki ve dünyadaki trajedileri göz ardı edip yalnızca olumlu şeylere odaklanarak her şey iyiymiş gibi yapabilirsiniz (kısa yoldan kendini kandırma). Ama bu varış noktaları — depresyon ya da kendini kandırma — varmak isteyeceğiniz iyi yerler değillerdir. Gerçekte insan deneyimi çok geniş ve belirsiz bir spektrumda yaşanırken bunlar uç noktalardır.


Özetle duygusal esneklik her şeyi bir arada tutmakla  — mutluluk, eğlence ve tutkunun yanında kızgınlık, üzüntü ve hayal kırıklığı — ve günün farklı zamanlarında ve hatta aynı saat içinde farklı şekilde hissedebilme ile ilgilidir.


Belirsizliği kucaklamak — ve bunu yapmak için duygusal esnekliği geliştirmek — büyük kazanımlar sağlar. Esneklik, kötü zamanlarda bile hayattaki iyi şeyleri görme pratiğinden gelir; mutluluk, derin üzüntü deneyimi ve hissi ile daha da yoğunlaşır.


Duygusal esneklik ayrıca özgürleştirir. Yani dünyada berbat bir şeyler olurken de ormandaki uzun bir koşudan keyif alabilirsiniz. Ya da hayatınızda bir sürü iyi gelişme yaşanırken de üzüntülü ve kötü hissedebilirsiniz. Birçok gün bu duyguların tümünü hissediyor olmalısınız — çünkü bu duyguların hepsi vardır.


Peki duygusal esnekliği nasıl artırabiliriz?


Birinci adım hissettiğiniz duygulardan kaçmamak ve bu konuda kötü hissetmemektir. İkinci adım yaptığınız her şeyde bugün var olma pratiğidir. Ne kadar çok bugünde yaşarsanız geçmişten gelen ve geleceği düşünmekten doğan yükünüz o kadar azalır. Yaptığınız/düşündüğünüz şey sizi üzüyorsa, o zaman üzülün. Yaptığınız/düşündüğünüz şey sizi mutlu ediyorsa, o zaman mutlu olun. Ne kadar çok şimdiki zamanı yaşarsanız — duygularınızı serbest bırakırsanız — hayatı o kadar dolu yaşarsınız.


Son bir not: Bazen kötü/mutsuz hissetmek normaldir, ama her zaman kötü/mutsuz hissetmek normal değildir. Aynı durum mutluluk için de geçerlidir. Monotonluktan çıkmak için en iyi ilk savunma hatlarından biri alıştırmadır. Bedeninizi hareket etmeye zorlarsanız zihniniz de peşinden gelecektir. Ayrıca başka insanlarla iletişim kurmalı ve doğada vakit geçirmeye çalışmalısınız. Kendini tedavi etme yaklaşımı işe yaramaz, profesyonel yardım alın. Gerçekten kötü hissettiğinizde, yapabileceğiniz en etkili şey yardım istemektir.



Yazının orijinali için tıklayınız.