Telefon : +90 212 275 71 06  
Yaratıcı kişilikleri olan insanlar dünyayı gerçekten farklı görüyor

Yaratıcı kişilikleri olan insanlar dünyayı gerçekten farklı görüyor

Bir tablo ya da müzik parçası gibi yaratıcı bir çalışmada hayranlığımızı uyandıran şey nedir? Yeni ve farklı olan, bizim değil de sanatçının gördüğü bir şey mi heyecan yaratıyor?

Pablo Picasso'nun da belirttiği gibi:

Başkaları olanı görür ve nedenini sorar. Ben olasılığı görür ve neden olmasın derim.


Bazı kişilerin diğerlerinden daha fazla olasılık gördüğü fikri yaratıcılık konseptinin merkezini oluşturuyor.


Psikologlar genellikle yaratıcılığı farklı düşünme görevlerini kullanarak değerlendirir. Bunlar için tuğla gibi sıradan nesneler için olabildiğinde çok kullanım üretmeniz gerekir. Bir tuğla için sayısız ve çok çeşitli kullanım olasılığını (diyelim ki bir Barbie bebeğin cenazesi için bir tabut olarak) görebilen kişiler, yalnızca bir kaç sıradan kullanım (diyelim ki bir duvarın inşası için) öngören kişilerden daha yaratıcı addedilir.


Kişiliğimizin görünüşte yaratıcılığımızı tetikleyen tarafı, deneyime açıklık ya da yalnızca açıklık olarak adlandırılır. Beş ana kişilik niteliğinin yanında, farklı düşünme görevlerindeki performansı en iyi öngören şey açıklıktır. Açıklık ayrıca gerçek dünyadaki yaratıcı başarıları, yanı sıra günlük yaratıcı süreçlere katılımı öngörür.


Scott Barry Kaufman ve Carolyn Gregoire'ın Wired to Create kitabında da açıkladığı gibi, açık kişilerin yaratıcılığı “kişinin iç ve dış dünyalarındaki bilişsel keşif ihtiyacından” kaynaklanır.


Bu her şeyi farklı açılardan inceleme merakı açıklık düzeyi yüksek insanların ortalama kişilerden daha fazlasını görmesini, ya da başka bir araştırma ekibinin de belirttiği gibi, "[aşina] addedilen ortamlarda gizlenen karmaşık olasılıkları” keşfetmesini sağlayabilir.


Yaratıcı vizyon


Journal of Research in Personality'de yayımlanan araştırmamızda, açık kişilerin yalnızca olaylara farklı bir perspektif getirmekle kalmadığını, ayrıca olayları ortalama bireylere göre daha farklı bir özgünlükle gördüğünü de ortaya çıkardı.


Açıklığın, görsel algıda binoküler rekabet olarak adlandırılan bir olgu ile bağlantılı olup olmadığını test etmek istedik. Bu durum, her bir göze aynı anda iki farklı görsel, örneğin sağ göze kırmızı bir desen ve sol göze yeşil bir desen sunulduğunda gerçekleşir.


Gözlemci için görseller aralıklı olarak birbiri ile değiştirilir. Bir an yalnızca yeşil desen algılanır, diğer an yalnızca kırmızı desen algılanır ve her bir uyarıcı görünüşte diğerine zıttır (bkz. aşağıdaki görsel).



Binoküler rekabet görevi.


Merak uyandıran bir şekilde, binoküler rekabet çalışmalarındaki katılımcılar ara sıra her iki görselin de kaynaşmış ya da karışmış bir kombinasyonunu görür (bkz. yukarıdaki orta çerçeve). Her iki görselin de aynı anda bilince düştüğü bu “zıt görsel bindirme” anları, iki uyumsuz uyarıcı tarafından sunulan soruna neredeyse “yaratıcı” bir çözüm olarak görünür.


Üç deneyde, açık kişilerin kaynaşmış ya da karışmış görselleri ortalama kişilere göre daha uzun sürelerde gördüğünü belirledik. Ayrıca, yaratıcılığı artırdığı bilinen pozitif ruh hali durumlarında bunu daha uzun süre deneyimlediklerini de belirttiler.


Bulgularımız açık insanların yaratıcı eğilimlerinin temel görsel algıya kadar geniş kapsamlı olduğunu gösteriyor. Açık insanlar temelde ortalama insanlara göre farklı görsel deneyimlere sahip olabilir.


Başkalarının kaçırdığı şeyi görmek


Bir başka iyi bilinen algısal olgu da istem dışı körlüktür. Bunu yaşayan kişiler bir şeye çok fazla odaklandıklarında gözlerinin önünde yer alan diğer şeyleri tamamen kaçırabilir.


Bu algısal kusurun ünlü bir gösteriminde, katılımcılardan,  birbirlerine basket topu atan bir grup insanın kısa bir videosunu izlemesi ve beyaz giyen oyuncular arasındaki toplam pas sayısını takip etmeleri istenmiştir.


Devamını okumadan önce bunu kendiniz de deneyin!



Videoda, goril kostümlü biri sahnenin ortasında geziniyor, göğsünü yumrukluyor ve sonra yeniden çıkıp gidiyor. Görebildiniz mi? Göremediyseniz, üzülmeyin, yalnız değilsiniz. Asıl çalışmadaki yaklaşık 192 katılımcının yarısı kostümlü kişiyi göremedi.


Peki bu çalışmada neden bazı kişiler istemsiz körlük yaşarken diğerleri yaşamadı? Bu sorunun yanıtı yakın zamandaki yapılan bir takip çalışmasında ortaya çıkarıldı; buna göre istemsiz körlüğe yönelik hassasiyetiniz kişiliğinize bağlı; açık kişilerin video klibindeki gorili görme olasılığı daha yüksek.


Tekrarlarsak, görünüşe göre açıklık düzeyi daha yüksek kişilerde bilinç algısına daha fazla görsel bilgi giriyor; bu kişiler diğerlerinin atladığı şeyleri görüyor.


Algınızı açmak daha iyi sonuçlar verir mi?


Açık insanların elindeki kartların, geri kalanlara göre daha iyi olduğu düşünülebilir. Peki yaratıcı kişiliği olmayan insanlar sınırlı görüşlerini genişletebilir mi ve bu iyi bir şey mi?


Kişiliğin şekillendirilebilir olduğuna yönelik sağlam kanıtlar var ve bilişsel eğitim müdahalelerinde ve psilosibin etkileri (sihirli mantarlardaki psikedelik bileşik) çalışmalarında açıklığın arttığı gözlenmiştir.


Ayrıca farklı ülkelerde okumaya giden öğrencilerde gözlenen açıklık düzeyinin yüksek olması da seyahatin zihni açtığı fikrini doğrular nitelikte.

Ama ayrıca açık insanları karakterize eden “bilincin geçirgenliğinin” karanlık bir tarafı da var. Açıklık, halüsinasyon eğilimi gibi zihinsel hastalıklarla ilişkilendiriliyor.


Yani çekici olmasına rağmen, daha fazlasını görmek ile orada olmayan şeyleri görmek arasında kaygan bir zemin olabilir.

Bu yüzden, farklı kişilikler farklı deneyimler yaşar, ancak hiçbir zaman unutmamalıyız ki bir kişinin gördüğü şeyin başka birinin gördüğünden mutlaka daha iyi olacağı diye bir kural yoktur.


Yazının orijinali için tıklayınız.