Telefon : +90 212 275 71 06  
Ücret Artışı Almak İçin Tek Mükemmel Yol

Ücret Artışı Almak İçin Tek Mükemmel Yol

"Başınızı eğip işinizi yapmak" maaşınızı artırmak ya da terfi almak için iyi bir öneri olarak bilinmektedir. Ama artık bu değişti.


İşinizi yapmak artık zaten yapmanız gerekenler arasında. Kovulmanızı önlemek için ancak yetiyor olabilir. Yıllık incelemelerinde "beklentileri karşılayan" insanlar genellikle sabit gelir bekler ve yukarı yönde bir hareket öngörmez.


Modası geçen stratejilere başka bir örnek de "Patronunu mutlu et" yaklaşımı. Patronlarının kendilerine "Tüm çalışmalarınızı gerçekten takdir ediyorum, ama bütçeler sıkı ve bu yıl ücretinizde bir artış yapamıyorum" dediğini duyan bir çok tanıdığım var.


Ücret artışı almak için tek mükemmel yol algılanan pazar değerinizi artırmaktır. Bu şu anlama geliyor; patronunuz, patronunuzun patronu ve diğer iş verenlere göre siz ne kadar ediyorsunuz.


Bir kez daha söyleyelim: bir ücret artışı istemek, fazladan sıkı çalışmak, inisiyatif sergilemek gibi şeyler günümüz ekonomisinde sürekli ücret artışı için yeterli değil.


Sürekli artış almak için algılanan pazar değerinizi artırmalısınız. 


Bunun için de şunları yapmalısınız...


Uzmanlığınızı açıkça belirgin hale getirin: Neden değeriniz çok yüksektir? Sektördeki en iyi programcı mısınız? Çölde bir tekne satabilir misiniz? Üç şirketi kamuya açtınız mı? En iyi becerinizi on saniye ya da kısa sürede ifade edebilene kadar her zaman düşük ücret alacaksınız.


İpucu: Geçerli işiniz en iyi beceriniz değil.


Profesyonel görünürlüğünüzü hem şirket içinde hem de dışında artırın: Sosyal medyada daha aktif olun; 90 gün boyunca her gün bir şeyler yayınlamayı ya da paylaşmayı deneyin. Sektörel etkinliklere gidin. Meslektaşlarınızla ve onların meslektaşlarıyla ağ oluşturun. Hepsinin en iyi becerinizi bildiğinden emin olun.


Bunun için zamanınız yoksa, sabit gelirle yaşamaya alışsanız iyi olur. Ciddiyim.


Başkalarına yardım edin: Uzmanlığınızı karşılıksız sunun. Bunu her yaptığınızda, kattığınız değerler için bir reklam işlevi görecektir. Ne kadar kişiye yardım ederseniz, ne kadar harika bir kişi olduğunuza ilişkin söylentiler o kadar yayılacaktır.


Ancak size yardım eden kişilere yardım ettiğiniz karşılık beklenen anlaşmalardan kaçının. Yardım ettiğiniz kişilerden hiçbir zaman karşılık gelmeyeceği gerçeğini kabul edin. Başka kişilere yardım etmenin ödülü büyük fırsatlar olarak geri dönecektir.


Yardım ettiğiniz kişilerden hangilerinin nihayetinde size en çok yardımı dokunacağını tahmin edemezsiniz. Kendi deneyimlerime göre —ki binlerce kişiyle etkileşime girmişimdir— en belirgin yardım genelde ağınızdan gelir. Yani:


1. Tereddüt etmeden karşılıksız yardım edin

2. Ağınızı genişletmekten asla geri durmayın


İş vereninizi bırakmaya gönüllü olun: Bağlılığın karşılık gördüğünü söylemek istedim ama gerçekte görmüyor. Çoğu şirket çok ilgisiz, aşırı komisyon güdümlü ve kendi taban çizgisine fazla odaklı hale geldi. 


Karar alıcıların her yıl oturup ihtiyaç duydukları yeteneği ellerinde tutmak için kime ödeme yapacaklarına karar vermesi gerekiyor. Ne olursa oldun kalmaya gönüllüyseniz, hiçbir zaman hakkınız olanı alamayacaksınız.


Diğer taraftan pazar değerinizi en üst düzeye çıkarmaya odaklandığınız zaman da paranın peşinden gitmeye hazır olmalısınız. Başka türlü olmasını dilerdim, ama günümüzün gerçeği bu.



Yazının orijinali için tıklayınız.