Telefon : +90 212 275 71 06  
İnsanların Beden Dilini Okumak için 8 Harika İpucu

İnsanların Beden Dilini Okumak için 8 Harika İpucu

Beden dili, ne aradığınızı bilirseniz insanların ne düşündüğüne ilişkin inanılmaz miktarda bilgi sunar. Kim bir noktada insanları zihnini okumayı istemez ki?

Bilinçli bir şekilde dikkat ederseniz siz bile beden diline ilişkin birçok ipucu yakalayabilirsiniz. UCLA araştırması iletişimin yalnızca %7'sinin söylediğimiz gerçek sözcükler üzerinden gerçekleştiğini gösterdi. Geri kalanında %38'i ses tonundan ve %55'i beden dilinden geliyor. Bu %55'lik dilimi anlamayı ve yorumlamayı öğrenmek size başkaları karşısında yardımcı olabilir.

Hedeflerinize ulaşmak için çok çalıştığınızda ve elinizden geleni yaptığınızda, size perspektif kazandıracak her türlü bilgi güç demektir ve başarıya giden yolunuzu aydınlatabilir.

.....

Bir daha ki sefere bir toplantıda olduğunuzda (ya da bir randevuda veya çocuklarınızla oynarken) şu işaretleri izleyin:

Kavuşturulmuş kollar ve bacaklar fikirlerinize karşı direnci işaret eder. 

Kavuşturulmuş kollar ve bacaklar, diğer insanların söylediğiniz şeylere açık olmadığını gösteren fiziksel bariyerlerdir. Gülümseseler ve hoş bir sohbete dahil olsalar bile beden dilleri gerçeği söyler. Gerard I. Nierenberg ve Henry H. Calero, beden dili konusunda yazdıkları bir kitap için 2.000'den fazla görüşmeyi videoya kaydetti ve taraflardan birinin bacak bacak üstüne attığı görüşmelerden biri bile bir anlaşmayla sonuçlanmadı. Psikolojik olarak, kavuşturulan kollar ve bacak bacak üstüne atmak bir kişinin zihinsel, duygusal ve fiziksel olarak önündeki şeye karşı blokaj oluşturduğuna işaret ediyor. Bu kasıtlı bir şey değil, zaten bu yüzden bu kadar açık veriyor.

Gerçek gülümseme gözleri kırıştırır. Konu gülümseme olduğunda, ağız yalan söyleyebilir ama gözler söyleyemez. Gerçek gülümsemeler gözlere ulaşır, cildi kırıştırarak göz kenarında kırışıklık oluşturur. İnsanlar genelde gerçekte düşündüklerini ve hissettiklerini gizlemek için gülümserler, bu yüzden bir daha ki sefere birinin gülümsemesinin gerçek olup olmadığını bilmek istediğinizde gözlerinin çevresinde kırışma olup olmadığına bakın. Kırışma yoksa gülümseme bir şeyleri saklamak içindir.

Beden dilinizi kopyalamak iyi bir şeydir. 

Hiç biriyle toplantıda olduğunuz ve kollarınızı ya da bacaklarınızı her kavuşturduğunuzda karşınızdakinin de aynısını yaptığını fark ettiğiniz oldu mu? Ya da belki siz konuşurken başını sizinle aynı şekilde eğiyordur? Bu gerçekte iyi bir işarettir. Beden dilini kopyalamak karşımızdaki kişi ile bir bağlantı kurduğumuzda bilinçsiz olarak yaptığımız bir şeydir. Bu görüşmenin iyiye gittiğine ve karşımızdaki kişinin mesajımıza karşı duyarlı olduğuna bir işarettir. Bu bilgi özellikle görüşme yaptığınızda yararlı olabilir, çünkü karşınızdaki kişinin anlaşma konusunda gerçekte ne düşündüğünü gösterir.

Duruş da gerçeği yansıtır. 

Hiç odaya giren bir kişiyi gördüğünüz anda görevli kişinin kendisi olduğunu anladığınız oldu mu? Bu etki büyük oranda beden dili ile ilgilidir ve genelde dik bir duruşu, el ayalarının aşağı dönük olduğu jestleri ve genel olarak açık ve samimi hareketleri içerir. Beyin insanların kapladığı alan miktarı ile gücü eşleştirme özelliği ile donatılmıştır. Dik ve omuzlar geride bir duruş güçlü bir pozisyondur; zira doldurduğunuz alanı en üst düzeye çıkarır. Diğer taraftan gevşek bir duruş formunuzun daralmasına yol açar ve daha az alan kapladığınız için daha güçsüz gösterir. İyi bir duruşu muhafaza etmek saygı uyandırır ve lider olsanız da olmasanız da karşınızdakinin bağlanma hissini güçlendirir.

Gözler yalan söyler. 

Çoğumuz büyürken “Benimle konuşurken gözlerime bak!" sözünü duymuşuzdur. Ebeveynlerimiz birinin gözlerinin içine bakarken yalan söylemenin zor olduğu varsayımıyla hareket eder ve bir noktaya kadar bu doğrudur. Ancak insanların yalan söylerken bunu örtmek için özellikle göz teması kurduğu da yaygın olarak bilinen bir gerçektir. Sorun şu ki bu insanların çoğu göz temasını abartır ve rahatsızlık boyutunda sürdürür. Amerikalılar göz temasını ortalama olarak yedi ila on saniye korur ve bu süre dinlerken, konuştukları zamana göre daha uzundur. Bakışları (özellikle de sürekli ve göz kırpmaksızın) eğilip bükülmenize neden olan biriyle konuşuyorsanız bir şeyler oluyordur ve muhtemelen size yalan söylüyorlardır.

Kalkmış kaşlar rahatsızlığı işaret eder. 

Kaşların kalkmasına neden olan üç ana duygu vardır; şaşkınlık, endişe ve korku. Bir arkadaşınızla rahat bir gündelik konuşma yaparken kaşlarınızı kaldırmaya çalışın. Hiç de kolay değil, değil mi? Sizinle konuşan biri kaşlarını kaldırıyorsa ve konu da mantık açısından şaşkınlık, endişe ya da korku yaratacak bir konu değilse, başka bir şeyler oluyordur.

Abartılı kafa sallamak onay konusunda endişe duyulduğunu işaret eder. 

Birine bir şey söylediğinizde ve karşınızdaki aşırı şekilde kafa salladığında, kendisi hakkında ne düşündüğünüz ya da talimatlarınızı izleyebilme yeteneği hakkında şüpheli olduğunuz konusunda endişeleniyordur. 

Sıkılmış bir çene stresi işaret eder. 

Sıkılmış bir çene, kasılmış bir boyun ya da alında kırışıklıklar stres işaretleridir. Kişi ne söylerse söylesin, bunlar makul düzeyde rahatsızlık işaretleridir. Görüşme endişe duydukları bir şeye doğru kayıyor olabilir ya da akılları başka bir yerde olabilir ve kendilerini endişelendiren bir şeye odaklanıyor olabilirler. Buradaki anahtar bileşen kişinin söyledikleri ile yoğun beden dilinin söyledikleri arasındaki uyumsuzluğu izlemektir.

Toparlarsak

Temel fikir bir kişinin gerçek düşüncelerini okuyamasak da beden dillerinden bir çok ipucu yakalayabileceğimizdir ve bu durum, sözcükler ile beden dili uyumsuzluk gösterdiğinde özellikle geçerlidir.


Yazının orijinali için tıklayınız