Telefon : +90 212 275 71 06  
Sorunlu bir İş Yerindeyseniz Hemen Atmanız Gereken 5 Adım

Sorunlu bir İş Yerindeyseniz Hemen Atmanız Gereken 5 Adım


Çok az kişiyi tanıyorsanız ve listedeki tüm belirtileri işaretliyorsanız, durumunuzu iyileştirme ya da durumdan kaçma yollarını arama zamanınız gelmiştir. 

Çocuklarınızı her gün okula, sorunlu bir sınıfta eğitim almaya gönderebilir misiniz? En iyi arkadaşınız, kız kardeşiniz ya da ebeveyniniz, kendisini hasta eden bir iş yerindeki narsist patronun kaprislerini çekerken öylece bakar mısınız? Muhtemelen hayır. 

O zaman neden bu duruma kendiniz için göz yumasınız ki? Şüphesiz herkesin faturaları ödemesi gerekiyor ve iş dediğin şey de çoğu zaman bir iş olduğunu hissettirecektir, ancak kronik stresinde zararlı etkileri kariyeriniz için kendinizi feda etmenize değmez.  

Sorunlu bir iş yerindeyseniz hemen değişiklik yapmak için adım atmaya nasıl başlayacağınızı aşağıda açıklamaya çalıştık: 

Değişim Potansiyelini Değerlendirin

İşten ayrılmadan önce istediğiniz şeyi sorma konusunda proaktif olmaya gönülde inanan biriyimdir; bir terfi ya da daha iyi yaşam standartları. Başka bir yerde arama sürecine başlamadan önce geçerli işinizi "hayalinizdeki işe" dönüştürmek için tüm seçenekleri elemeyi kendinize borçlusunuz. 

İş yerinizde sıkışmış hissetmenize neden olan tetikleyiciler tam olarak nelerdir? Hangi belirli eylemler, politikalar, beklentiler ya da deneyimler stresinize katkıda bulunuyor? Geçerli iş yerinizde kalmak için değişmesi gereken şeyleri tanımlayın ve ardından bunun gerçekten olması olasılığını göz önünde bulundurun. Evet, bu tipik olarak meslektaşlarınız ya da amiriniz ile bir görüşmek ve işe devam etmek için ihtiyacınız olanı istemek anlamına gelecektir.

Endişelerinizi uygun bir şekilde belirtin; patronla bire bir görüşme, bir inceleme ya da meslektaşlarınızı kenara çekerek yaptığınız bir konuşma. Bir sonraki ekip toplantısında genel bir çağrı yağarak patronunuzu zor durumda bırakmayın.

Sorunu ele alırken, şikayetlerinizi pozitif bir şekilde dile getirin ve “Bence iş yerinde daha üretken ve verimli olmama yardımcı olacak olan şey şu. Bu konuda bir şeyler yapıp yapamayacağımıza bir göz atabilir miyiz?" tarzı bir dil kullanın.

Gerçek zamanlı aldığınız yanıtları değerlendirin; endişeleriniz ciddiye alınıyor mu? Bu konuda size saygı gösterildiğini hissediyor musunuz? Ardından gelen günler ve haftalar içinde aldığınız yanıtlara da dikkat edin. İnsanlar sözlerini tutuyor mu? Bir şeyler gerçekten değişiyor mu?

Yukarıdakilerin tümünün yanıtı hayır ise çıkışınızı planlamaya başlamanın zamanı gelmiş olabilir. 

Temel İhtiyaçlarınızı Öncelik Sırasına Koyun

Sıklıkla sekiz saat mi uyuyorsunuz? Düzenli olarak yiyor musunuz? Şu anda evinizde güvende olma hissiniz var mı?

Günümüzdeki tüketen çalışma kültüründe temel insan ihtiyaçlarını göz ardı etmek işten bile değil, ancak bunların karşılanması tam potansiyelinizi elde etmek için gereken ön şartlardan biri. 1940’larda Abraham Maslow “Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi” olarak bilinen temel insan motivasyonu teorisini ortaya attı. Maslow tüm insanların evrensel bir dizi ihtiyacı paylaştığını belirledi, buna göre temelde biyolojik gereksinimlerimiz yer alıyor, bunu güvenlik duygusu, ardından sevgi ve aidiyet izliyor ve birinin tam olarak kendini gerçekleyebilmesi için bunların karşılanması gerekiyor. 

Gücünüzü yeniden küçük şeylere odaklayın, örneğin 10 dakika masanızdan uzaklaşıp gerçek anlamda düzgün bir öğlen yemeği yemek ya da akşam yemeğinden sonra e-postalara yanıt vermemek, bu sayede dinlenebilir ve uygun bir saatte uyuyabilirsiniz. Yaşamınızdaki eylemleri küçük adımlarla yeniden oluşturun ve bu küçük kazançlar ilerlemenizi güçlendirip, daha motive hissetmenizi sağlayacaktır.

Güç Birliğinizi Oluşturun

Cesaret, sorunlu bir iş yerinde sağlıklı sınırlar belirlemek ve yolunuzu bulmak için anahtar niteliğinde. Kariyer geçişleri ile ilgili çalışmamda, sıklıkla cesaretin bulaşıcı olduğunu gördüm. Etrafınızda sizi aşağı çekmek yerine destek olan insanlarla doldurmak için elinizden geleni yapın. 

Sevdiğiniz insanlarla vakit geçirmek, tüm zamanınızı alan zorlu bir işle uğraşırken neredeyse rahat hissetmenizi sağlayacaktır. Ama gerçek durum böyle değil. Sert iş yeri sorunları ile uğraşırken arkanızı kollayacak bir destek ekibine ihtiyacınız var, üstelik uzun bir iş arama sürecinden bahsetmiyorum bile.

Hatta bir çalışmada güçlü bir topluluk duygusuna sahip olmamanın yaşamınızı kısaltacağı bile belirlenmişti! Araştırmacılar “meslektaşlarından üst düzeyde sosyal desteğe, yani iş arkadaşlarının desteğine sahip olanların ölüm riskinin önemli ölçüde azaldığını” belirledi.

Bir Köprü İşin Avantajlarını Göz Önünde Bulundurun

Mevcut işinizi sorunlu olduğunu belirlediniz ve iyileştirme potansiyeli yok denecek kadar az. Peki, şimdi ne olacak? 

Sonraki en iyi kariyer hamlenizi sağlayacak işi bulmakta sorun yaşıyorsanız, köprü işlevi görecek bir işi göz önünde bulundurun, böyle bir iş temel ihtiyaçlarınızı karşılamanıza ve sorunlu ortamdan uzaklaşmanıza yardımcı olacaktır, üstelik kariyer yolunuzdaki en güçlü hamle olmasa bile.

Bir köprü iş bulmak bir yandan faturaların ödenmesini sağlarken bir ya da iş arayışınızda daha fazla zaman ayırmanızı sağlar. Şirketimi ayağa kaldırırken geçen zamanda hayatta kalabilmek için bebek bakıcılığı ve garsonluk gibi geçici işler yaptığımı itiraf etmekten utanmıyorum. Eğitimli bir mimar olan ortağım ise faturaların ödenmesi için tenis hocalığı yapıyor, bir yandan da önceki maaşının yerini alması için yıllar süren büyük bir kariyer değişimini yönetiyordu. 

Geçici işlerin güzelliği kariyeriniz için sağlam bir “sonraki adım” olmamalarıdır, istediğiniz kariyer hamlelerinde ihtiyaçlarınızı karşılayacak mali özgürlüğü sunarlar. Bazen sorunlu bir iş yerinden kaçmak geçici olarak mali daralmaya değer.

Bir Patron Gibi Sıçrayın

Mali konulardan söz etmişken, “Mali İflasa karlı ne kadar takviyeniz var?” Bir yerlerde acil durum tasarrufunuz var mı? Masraflarınızı üç ila altı ay kadar karşılayabilecek durumda mısınız? Öyleyse, herhangi bir iş ayarlamadan mevcut işten ayrılmayı da ciddi seçenekler arasına dahil edebilirsiniz.

Bu noktada herkes için geçerli olan bir yanıt yok. Nihayetinde her şey gelip iki son derece kişisel değişkene dayanıyor: 

1. Geçerli iş yerinizin zorluğu ve yaşamınız üzerindeki negatif etkisi ve

2. En kötü senaryonuz. Gerçekten başaramazsanız ne olur?

Genellikle olumsuz taraflara odaklanmayan biri olduğumdan, başarısızlık fikri soyut haliyle neredeyse her zaman daha korkutucudur. Daha özel ele alalım: Sizin için başarısızlık nedir? Faturaları ödeyemezseniz ne olurdu? Ne yapardınız? Nereye giderdiniz? 

Bunlar, çok kişisel yanıtları olan çok kişisel sorulardır. Unutmayın, sorunlu iş yerlerinden ayrılan konuşma fırsatı yakaladığım çoğu kişinin yalnızca bir ortak pişmanlığı vardı: Hepsi bunu daha önce yapmış olmayı diliyordu. 

Unutmayın, tek karar vermeniz gereken şey ne kadar riski tolere etmeye gönüllü olduğunuz. Hepimiz sorunu, bazılarının işten ayrılmasını diğerlerine göre daha kolay ya da zor yapan farklı ayrıcalık dereceleriyle masaya yatırıyoruz.

Özet: Sorunlu bir iş yerinde çalışmak kader olmak zorunda değil. Bazen tüketen bir iş kültürünün çalışanlar ve temel performans için ne kadar zararlı olduğunu anlamak işverenler için pahalıya mal olabiliyor.

Bir yerde takılıp kalmak o sırada “güvenli” bir seçim gibi görünmesine rağmen, statükoyu sessizce kabul etmeniz herkes için tüketici döngünün devam etmesine yol açıyor. Ayrılma kararı verin ya da vermeyin, deneyimlerinizi paylaşarak ve iş yeriniz ile ilgili Glassdoor, InHerSight ya da FairyGodBoss incelemeleri yazarak sesinizi duyurun ve yararlı görüşlerin yanı sıra diğer iş arayanlar için de bir nevi ön uyarılarda bulunun.



Yazının orijinali için tıklayınız.