Telefon : +90 212 275 71 06  
Yeni bir iş aramanız gerektiğinin işaretleri

Yeni bir iş aramanız gerektiğinin işaretleri

Babamın 56 gibi genç bir yaşta “emekli” olmaya karar verdiği günü hiç unutmuyorum. Şu tavsiyeyi vermişti : “Bir haftanın beş gününde, üçünde işe gitmek istemiyorsanız, eşyalarınızı toplamanın zamanı gelmiştir.”


Babam birkaç kez iş değiştirdi, ama Ford Motor Company'de işçi-işveren ilişkileri müdürlüğü yaptığı 32 yılın ardından (F, +%2,61) yerel şehir kütüphanesi kurulu başkanlığı yaptığı “emekli” pozisyonuna geçiş yaptığında bunun doğru bir karar olduğunu biliyordum. Bu göreve bayıldı. Daha önce hiç olmadığı gibi çalışıyordu ve hatta yeni kütüphane binasının inşası için şehir siyasetine bile dahil olmuştu, ki bu proje onun görev yaptığı 14 yıl içinde gerçekleştirildi. Kariyerindeki bu geçişi ve emekliliğinde “hayalindeki işi” yapmasını izlemek bana iş değiştirmenin olumsuz bir şey ya da hayatın sonu olmadığını gösterdi. Bunların hepsi kariyerinizi oluşturan basamak taşlarının bir paçası.


İşte size yeni bir iş arama zamanının gelmiş olabileceğini gösteren dört işaret:


Hatfa boyunca beş günün üçünde işe gitmekten nefret ediyorsunuz


Herkes “Pazar günü daralmaz” ya da her gün işe gitmekten nefret etmez, ve sizin de böyle olmamanız gerekir. Çoğu günler, günün getirecekleri konusunda endişeyle uyanıyor ve kendinizi zorlu projelere katılmamak için kaçarken buluyorsanız, durumunuzu yeniden değerlendirmenin zamanı gelmiş olabilir. Oturun ve sizi neyin böyle hissettiriyor olabileceğini düşünün. Yaptığınız işe saygınızı mı kaybettiniz? Sizi olumsuz etkileyen bir ortamda mısınız? Aklınız başka yerlerde mi? Nedeni ne olursa olsun, yeni bir iş bulmak için yeterli olabilir.


Sıkıldınız ve pozisyonunuza fazla geliyorsunuz


Hepimizin iş yerinde biraz zorluğa ihtiyacı vardır, aksi halde her şey oyun gibi gelmeye başlar. Mevcut işinizde gelişme ya da ilerleme fırsatı görmüyorsanız, yeni bir iş aramaya başlamanın zamanı gelmiştir. En yüksek düzeydeki pozisyona ulaştığınızda, işlerinizi artık gözleriniz kapalı yapabilmeye başladığınızda ya da işi bir sonraki seviyeye taşımak için fikirleriniz kabul edilmediğinde, işinizden ve hatta şirketinizden soğumanız doğaldır. Sınırlarınızı zorlamak için yöneticileriniz ve meslektaşlarınızla birlikte çalışmıyorsanız ve görevinizde ilerlemek için hiçbir yol yoksa, bu uzun vadede uygun bir durum olmayacaktır. Kendinize meydan okuyun, gelişin, parlayın ve olmak istediğiniz kişi olun. Bir işte yalnızca güven ya da konfor nedeniyle kalmayın. Nihai hedefinize yalnızca bir adım daha yaklaştıran başka bir işin peşinden gitmek anlamına gelse bile daha yüksekleri hedefleyin. Oturmak ve mevcut işinizde yerinde saymak yerine bu şekilde daha fazla ilerleme kaydedersiniz.


İşiniz ile hayatınız arasında bir sınır yok


Kendinizi yatağınızda e-postaları kontrol ederken, ailenizle geçirdiğiniz zamanlarda bilinçsizce telefonunuzu kurcalarken, arkadaşlıklarınızı ve ilişkilerinizi ihmal ederken ya da hayatın önemli (veya önemsiz) anlarını kaçırırken bulursanız, bu adil bir denge değildir. Doğru denge her birey ve sektör için farklıdır, bu yüzden işinizin yaşantınızın diğer yönlerini nasıl devre dışı bırakabiliyor olduğunu değerlendirmeniz gerekebilir. Bu dengesizliğin, sıkıntınızı gidermek için sizin tarafınızdan oluşturulmuş bir şey ya da şirketinizde kalabilmek için zorunlu bir koşul olup olmadığını düşünün. Her iki durum da bir şeylerin yanlış gittiğinin işaretidir.


Performansınız düşüyor ya da bu konuda uyarı alıyorsunuz


İlk iş girişimim başarısız olmuştu. İlerlemesi için elimizden geleni yaptık, ama geriye dönüp baktığımda, bu enerjiyi ve zamanı şu anda başarılı olduğum işe yönlendirebileceğimi görüyorum. Bazen doğru yolda olmadığınızı kabul etmek ayıplanacak bir şey değildir. İşin elinizde patlaması ya da daha da kötüsü birisinin sizi bunu yapmaya zorlaması yerine, ne zaman bırakılacağını bilmek daha iyidir.


Sonuç : Kendi başarınızı siz yaratır ve siz ölçersiniz. Henüz oraya varmadıysanız devam edin. Sonraki basamak taşı bekleyebilir.


Yazının orijinali için tıklayınız.