Telefon : +90 212 275 71 06  
Eğitim Nasıl Değişmeli: İşsiz Ekonomide Görev ve Amaç Arama

Eğitim Nasıl Değişmeli: İşsiz Ekonomide Görev ve Amaç Arama

Yapay zeka ve otomasyon daha pek çok alanda yerimizi aldığında insanlar ne yapacak? Hızla değişen bir dünyada eğitmenler, politikacılar ve ebeveynler eğitimin nasıl değişmesi gerektiğini soruyor. Gelecekte hangi yetenekler gerekli olacak? Bilim ve matematik mi? Yaratıcılık? Duygusal zeka? Empati?


Bunların hepsi öne çıkmak açısından yararlıdır, ama çoğu eğitimde neredeyse hiç olmayan bir yetenek daha eklemek istiyorum: Nasıl keşif yapılır, misyon ve amaç nasıl seçilir ve izlenir. Bununla hem orta düzey yakın geleceğe yönelik amaçlardan hem de uzun vadeli yaşam boyu amaçlardan söz ediyorum. Bir yandan teknoloji giderek neredeyse her şeyi yapmamızı sağlarken, ne yapmalıyız ve neden bunu yapmalıyız?


"Tutkularınızı keşfedin" gibi tipik öneriler, yine tipik olarak yararsızdır.


Çok azımıza takip edilecek misyonlar tanımlamak ve seçmek öğretildi. Çoğu resmi eğitim müfredat ile ilerliyor: Neler beklendiği eğitmen tarafından tanımlanıyor. Ardından “iş hayatı” dikkati, tipik olarak yine başkaları tarafından tanımlanan daha spesifik alanlara çekiyor.


Enstitüler, meslektaşlar ve hatta ebeveynler sınırlı dünya görüşünü destekliyor. Bir iş bulun ve elinizden geleni yapın. Başarılı insanların yaptığı şey de bu. Nadiren BÜYÜK düşünmeye teşvik ediliyoruz, kendimizi keşfetme konusunda ise daha da az destekleniyoruz. (Misyonlarınız ne kadar büyükse, iç yaşantınıza o kadar kenetlenmeniz gerekir.)


Northwestern Üniversitesi'nde bir profesör olarak, sıklıkla sonraki profesyonel yaşamlarında ne yapabilecekleri konusunda öneri almak için öğrenciler, mezunlar ve diğer kişiler tarafından ziyaret ediliyorum. “Dünyadaki şu sınırlı zamanımda neye odaklanmalıyım?” Standart guru önerisi ‘tutkularını keşfet’ yönünde olur. Doğru, ama tipik olarak yararlı değil. Tutku çok fazla kullanılan bir sözcük; kaç kişi daha fazla ürün satma konusunda “tutkulu”? ve çok azımız bizi gerçek anlamda neyin motive ettiği konusunda net bir fikre sahibiz. Bunu keşfetmek yıllar alır ve perspektifimiz yıllar içinde değişir.


Teknolojik değişimler insanların yaptığı geleneksel meslekleri yok ederken - ve yenilerini oluştururken - “sırada ne var” sorusu hepimizin odağı haline geliyor.


İşsiz Ekonomiyle Yüzleşme


“İşsiz ekonomi” birçok kişinin aklını kurcalıyor, öyle de olmalı. (Diğerlerinin yanında Vivek Wadhwa ve Gary Bolles'in çalışmasını öneririm.) Az sayıda meslek risk altında değil. Tekno-iyimserler nihayetinde insanların yeni meslekler bulacağını savunuyor. Zirai teknoloji iyileştiğinde ve zirai istihdam ABD iş gücünde 1850'deki %60 düzeyinden 2000'deki %2 düzeyine gerilediğinde, insanlar sanayiye kaymıştı. Benzer şekilde insanlar yine ama bu sefer sanayiden bilgi teknolojisine kayacak. Yol zorluydu ama bir şekilde adapte olduk.


Hangi işler el ve zihin kapasitelerinin ötesine geçecek?


Tarihsel analojiler yanlış yönlendirebilir. Sanayi Devrimi, makineleri çalıştırmak için daha fazla el gerektirmişti. Bilgi Ekonomisi, bilişsel çalışmalar için daha fazla zihin gerektirdi. AI ve otomasyonla birlikte her ikisinden de daha az gerekecek. Hangi işler el ve zihin kapasitelerinin ötesine geçecek?


Bu süreç çok daha hızlı olacak. Eski geçişler nesiller boyu sürmüştü. Ekonomi tarihçisi Paul David'e göre 19. yüzyılın sonunda imalat sanayinde elektrik kullanımına geçiş, ilk merkezi enerji santralinin kurulmasından ekonomide belirgin üretkenlik artışının görülmesine kadar yaklaşık 40 yıl sürdü. Çin'in dev üreticisi Foxconn geçen yıl 50.000 kişinin işini robotlara devrederek kar elde ettiğini duyurdu. Sigorta uzmanları — sağlam bir beyaz yaka kariyeridir — da risk altında. Geçişimizin çok daha hızlı ve muhtemelen sürekli olmasını bekleyebilirsiniz.


Biz insanlar 'ne' yapmalı ve neden yapmalı soruları için daha iyi yanıtlar bulmalıyız.


Böyle bir geleceğe hazırlıklı olmak için, amaçlarını tanımlama ve izleme konusunda insanları eğitim yıllarında hazırlamalıyız. Onları çabalamak ve istekli olmak için motive eden amaçları keşfetmek ve tanımlamak için eğitmeliyiz. Ve bunu tüm yaşamları boyunca yapmayı öğretmeliyiz.


Otomasyon her geçen gün ‘işlerimizi’ ele geçirirken, biz insanlar 'ne' yapmalı ve neden yapmalı soruları için daha iyi yanıtlar bulmalıyız. Bunu yapmak genel olarak daha tatmin edici girişimciler yaratacaktır. Makineler giderek etkinlik kazanırken ve hatta hayatlarımızın içine kadar girerken, üstlenilecek görevleri tanımlamak için daha fazla fırsatımız ve bunları başarmak için daha faza gücümüz olacaktır.


Amacın Gücü


Kilit nokta nedenini anlamak olacaktır. Bir pazarlama uzmanı ve bilişsel psikolog olan Kellogg'daki meslektaşım Profesör Angela Lee, öğrencilerine amacın gücünü gösteriyor. Onlardan çiftler oluşturmalarını istiyor. Bir öğrenci bir kolunu vücuduna dik bir şekilde uzatırken, diğer öğrenciden bu kolu aşağıya bastırması isteniyor. Ardından, ilk öğrenciden aynı kolu yeniden, ama bu kez ilerideki somut bir nesneye uzatması isteniyor. Hayalinde onu ‘aldığını’ düşünmesi gerekiyor. Diğer öğrenci yeniden baskı uyguladığında, genelde daha güçlü bir dirençle karşılaşıyor. Profesör Lee bu durumu şu sözlerle açıklıyor; “araştırmalar, amaçlarımız olduğunda daha güçlü olduğumuzu gösteriyor. Aynı durum bir amaç duygusuna sahip olduğumuzda da geçerli.”


Bunlar bu görüşleri müfredatlara dahil eden programlar, ama hala emekleme aşamasındayız. Facebook kurucusu Mark Zuckerberg ve eşi Priscilla Chan'ın desteği ile Silikon Vadisi'ndeki Summit Public Schools kişiselleştirilmiş öğrenimi desteklemek amacıyla bir teknoloji platformu inşa etti. Öğrencilerin temel kavramlarla ilgilenmesini sağlamaya ek olarak, platform ayrıca öğrencilerin yalnızca işlerle nasıl başa çıkacağını değil ayrıca neyle uğraşılacağını da keşfetmesini sağlıyor. Onlara ilham veren şey ne? Neyi tasarlayacak, keşfedecek ve muhtemelen fethedecekler? Summit tarih öğretmeni Aukeem Ballard açıklıyor; “Bu, sınıfta öğrencilere ilham konusunda öğretmenin neleri destekleyeceği ile ilgili. Onlara ihtiyaçları olan şeyi nasıl verebiliriz, yollarından nasıl çekilebiliriz ve yapmaya muktedir oldukları parlak çalışmayı yapmalarına izin veririz?”


Seri girişimci ve eğitim yenilikçisi Howard Tullman, Chicago'da bir dijital medya sanatları okulu olan Tribeca Flashpoint College'in kurulumundan gelen deneyimle eğitimde amaçtan nasıl yararlanılacağını gösteriyor. “Öğrencilere ‘Size İngilizce öğretmeme izin verin’ derseniz bunu unutun. Ama onlara ‘harika bir film senaryosu yazmanıza yardım etmeme izin verin’ derseniz hepsi dahil olacaktır.”


Peşinde olduğumuz şey hayat boyu sürmeli.


Neyin peşindeyiz? Bu hayat boyu süren bir soru olmalı. Her geçen gün mesleklerde insanların varlığını silen bir dünyada, herkesin, kısa vadeden uzun vadeye, kendi misyonlarını keşfedebilmesi ve tanımlayabilmesi gerekiyor. Çocuklarımızı ve kendimizi bu yetenekle hazırlamalıyız. Bunu hepimizin yapması gerekiyor.


Alfred North Whitehead'in gözlemlerine göre “Toplum, yaparken düşünmek zorunda olmadığımız şeylerin sayısı arttıkça ilerler.” Teknoloji, insanlığın çok daha fazla şeyi başarmasını sağlıyor. Böyle bir potansiyelle, kişisel sorumluluğumuz işlerin nasıl yapılacağından daha ziyade neyin yapılacağı ile ilgili olacaktır.



Yazının orijinali için tıklayınız.