Telefon : +90 212 275 71 06  
Bizden daha önemli olan insanlarla konuşurken daha tiz seslerle konuşuyoruz

Bizden daha önemli olan insanlarla konuşurken daha tiz seslerle konuşuyoruz

Bir iş görüşmesine gittiğinizi düşünün, işverenin karşınızda oturması gerçekten gözünüzü korkuturdu. Etkili, dik, cesur ve anlamlı baktığını gözünüzün önüne getirin. Böyle bir durumda öz güveniniz ne olurdu? Ya kişisel tarzınız? Peki konuşma şekliniz?


En son çalışmamıza göre erkekler ve kadınlar genelde sosyal durumlarının kendilerinden yüksek olduğunu düşündükleri görüşmecilerle daha tiz sesle konuşuyor. Bununla birlikte, kendilerini oldukça baskın gören insanların ses tonunu daha az değiştirdiklerini ve yüksek sosyal statideki biriyle konuşurken genel olarak daha pes bir ton kullandıklarını belirledik. Diğer taraftan, ölçülen bir şekilde prestijli konuştuklarını düşünen insanlar seslerini çok fazla değiştirmiyorlar.


Baskınlık ve prestij yüksek sosyal statü elde etmenin iki yolu. Baskınlık, kuvvetler ve baskıyla gücü ele geçirme anlamına gelirken (bir zorbayı düşünün), prestij yetenekler ve ölçütler bağlamında serbestçe kazanılıyor (en sevdiğiniz öğretmeninizi düşünün).


Erkekler ve kadınlar yüksek statüdeki insanlara karşı daha tiz bir tonda konuşabilir, zira düşük tonlu bir ses özellikle erkekler arasında daha baskın algılanırken yüksek tonlu (tiz) bir ses görece itaatkâr algılanacaktır. Yüksek tonlu bir ses kullanmak bir işverene görüşmecinin bir tehdit olmadığı ve çatışmaları önlemek için çalışacağı mesajını verebilir.


Katılımcıların kendi sosyal algıları arasındaki farklılıklar (yani, yüksek baskınlık = düşük ton, yüksek prestij = tutarlı ses), sosyal statüye ilişkin öz algı ile başkalarına yönelik davranışlar arasında bir ilişki olduğunu gösteriyor. Ne kadar baskın hissederseniz, diğer insanların baskınlığı konusunda o kadar az endişelenmeniz gerekiyor, dolayısıyla nasıl isterseniz öyle konuşuyorsunuz. Aynı zamanda en kadar prestijli hissederseniz o kadar sakin ve rahat olabiliyorsunuz, bu yüzden de insanlar daha ilk andan size saygı duyabiliyor.


“Sahte görüşme” deneyimiz


Çalışmamızda 48 katılımcıdan, “yeni çevrimiçi görüşme prosedürü formunu” denemek amacıyla bir bilgisayarın başına, bir kulaklık ve kendilerine dönük bir kamera ile oturmalarını istedik. Bu bir düzenleme olmakla birlikte, herkesten ekranda gördükleri görüşmecilerin gerçek olduğuna ve daha daha sonra kayıtları dinleyip izleyeceklerine inanmalarını istedik.


Katılımcılara işverenin bir görseli, adı ve iş unvanının yanı sıra bir çalışanın referansı verildi ve bunların hepsi kurguydu. Kendilerinden çeşitli sorulara yanıt vermeleri istendi. Toplamda üç işveren vardı ve bunların görselleri baskın ya da prestijli görünmeleri için EvoFit adı verilen bir programla özel olarak oluşturuldu. Daha sonra bu görseller farklı bir katılımcı grubu tarafından değerlendirmeye alındı ve baskınlık ya da prestij açısından en yüksek değerde olanlar seçildi. Ayrıca her iki açıdan en düşük puanı alan görseli de seçtik ve bu bizim “nötr” işverenimiz oldu.


Görselleri referanslar, adlar ve iş unvanları ile birleştirince baskınlık ve prestij açısından yüksek düzeyde ya da ortalama (nötr) işverenler oluşturabildik. Baskın ya da yüksek prestijli işverenlerle görüşürken katılımcıların sesi daha tiz hale geldi. Nötr işverenle görüşürken ise konuşma tarzlarını değiştirmediler.


Ayrıca farklı türde soruların konuşma karakteristiklerini nasıl etkilediğine de baktık. İnsanlar “kendilerini tanıtmaları” istendiği zamanki konuşma tarzları ile “bir meslektaşları ile ilgili sorunu tartışmak için patrona nasıl yaklaşacakları” sorulduğu zamanki konuşma tarzları arasında fark olabilirdi. Sizin de tahmin edebileceğiniz üzere, çok daha kişiler arası olan ve ayrıca bir çatışmayı tartışmak için birini gerektiren ikinci soru, basit bir tanıtım sorusuna göre konuşmada çok daha fazla değişikliğe neden oldu.


Bulgularımız, karşılaştığımız belirli sosyal durumlarda (örneğin ürkütücü bir işveren ile konuşurken) seslerimiz üzerinde hassas şekilde oynadığımızı gösteriyor. Bunu büyük ihtimalle üzerinde düşünmeden yapıyoruz.


Bu oynamalar da insanların bize ilişkin algılarını etkiliyor. Tıpkı vücudun duruşu, kullandığımız dil ya da yüz şeklimiz ve ifadelerimiz gibi, seslerimiz de sosyal statü algılarını etkileyen sinyallerin bir parçası.



Yazının orijinali için tıklayınız.