Telefon : +90 212 275 71 06  
Problemi Tanımlamak Onu Çözmenin İlk Adımıdır

Problemi Tanımlamak Onu Çözmenin İlk Adımıdır

Tipik yaratıcılık ve buluş öyküleri, sorunları çözmek için asil özgün yollar bulmaya odaklanır. James Dyson, bir elektrikli süpürgedeki toz torbasını elemek için endüstriyel siklon teknolojisini adapte etmenin bir yolunu buldu. Pablo Picasso ve Georges Braque aynı tabloda bir sahnenin birçok görünümünü içeren bir teknik olarak kübizmi geliştirdi. Xerox PARC'ta geliştirilen masaüstü işletim sistemi bilgisayar komutlarının yerine mekansal kullanıcı arayüzlerini getirdi.


Bu yeniliklere ilişkin tüm bu kısa açıklamalar öncelikle özgün çözüme odaklanıyor. Sorunlara getirdikleri çözümler açık görünüyor.

Ama yenilikleri bu şekilde bir çerçeveye oturtmak yaratıcılığı bir gizem gibi gösteriyor. Bu sorun nasıl bu kadar zaman insanların gözünden kaçabildi? Ve nasıl dünya üzerinde ilk kez bir insan bu çözüme varabildi?

Aslında sorunlara yaratıcı çözümler getiren çoğu kişi göreceli doğrudan bir çözüme bel bağlıyor: Sorun üzerinde çalışan insanların kolektif hafızasında yer alan bir çözüm. Yani sorunu çözmeye çalışan biri bir çözüm bulmasına yardımcı olacak bir şeyler biliyor; yalnızca henüz bildiklerini bilmiyorlar.

Tabi ki bazı insanlar yanıtı tesadüfen buluyor. Arşimet banyoya adım attığında ve su seviyesinin yükseldiğini gördüğümde, süslü şekilde dekore edilmiş bir başlıktaki hacmi bulmanın bir yolunu şans eseri buldu. Başkaları ise buluşun araştırılması ve geliştirilmesi için on yıllar ve milyonlarca (ve hatta milyarlarca) dolar yatırım yaptı (bkz. ilaç şirketleri). Bireysel hafıza ya da grup hafızasından yararlanmak, en düşük maliyetli ve tekrar edilebilir problem çözme yaklaşımlarından biridir.


Bu yöntemdeki anahtar bileşen problemi çözmek için hafızadaki doğru bilgiyi almaktır.


İnsan hafızası, diğer ilgili şeyleri hatırlamak için bir ipucu olarak bir bilgi parçası ile karşılaşacak şekilde düzenlenmiştir. Sizden bir doğum günü partisi hayal etmenizi istesem, daha önce katıldığınız partilerden bir kaç ayrıntıyı hızlı şekilde hatırlar, belki parti şapkaları, pasta ve “İyi ki Doğdun” şarkısını söylemeyi düşünebilirsiniz. Bu bilgileri hatırlamak için çok fazla çaba sarf etmeniz gerekmez; daha hemen başında aklınıza gelir.

Hafızanızdan başka bir şeyler hatırlamak istediğinizde, ipucunu değiştirmelisiniz. Şimdi salata hakkında düşünmenizi istesem, daha bir dakika önce doğum günü partileri hakkında düşünüyor olsanız bile aklınıza marul, domates ve soslar gelecektir.

Yaratıcı problem çözme eyleminde, problemin ifadesi hafızanız için gerekli olan ipucudur.  Bu ipucu ile hafızanızda araştırma yapar ve ilgili bilgileri çıkarırsınız.


Daha sonra, problem çözücü (ya da grup), bir probleme yönelik olası çözümlerin varyasyonlarını üretmek için, problemin tanımını hafızadan yeni bilgilerin hatırlanacağı şekilde değiştirebilir.


Örneğin, Dyson'ın elektrikli süpürge torbalarını düşünürken endüstriyel siklon teknolojisine nasıl vardığını anlamak zordur. Ama problemi açıklamak için kullanılacak alternatif bir yol, vakumun kirleri ve havayı bir araya getirdiği ve bunların ayrılması gerektiği şeklindeki bir açıklama olabilir. Torbalar bu işi, kirleri yakalayan ve havanın torbanın gözeneklerinden geçmesine izin veren birer filtre işlevi görerek yapar. Ancak havayı içerdiği partiküllerden ayırmak için bir çok yol vardır. Endüstriyel siklon teknolojisi dönen bir hava kütlesi oluşturur ve bu kütle merkezkaç kuvvetini kullanarak partikülleri kütlenin dış kenarlarına atar.


Bir vakumu bu şekilde açıklamak, sorunu, onu çözmek için tipik olarak kullanılacak spesifik bileşenlerin bazılarını gözardı problemi genelleştirmek anlamına gelir. “Kirleri havadan ayırmak” ifadesi torbadan bahsetmiyor bile. Torbaya odaklandığınızda, doğal olarak torbalar bağlamında bazı bilgileri hatırlamaya başlarsınız. Çoğu elektrikli süpürge torbasına ilişkin çok sayıda patentin uzun listesi de birçok mucidin bu yoldan gittiğine işaret ediyor. Bununla birlikte probleme yönelik radikal bir çözüm için yeni bir problem tanımı gerekiyor.


Peki işletme probleminize bir çözüm bulmak için size gereken problem tanımını nasıl oluşturacaksınız? Ne yazık ki ideal problem tanımı diye bir şey yok. En tutarlı yaratıcı insanlar ve gruplar, çözülmesi gereken sorunu tanımlamak için birçok farklı yol buluyor. Bu tanımlardan bazıları spesifik olacaktır ve üzerinde işlem yapılan nesnelerden (örn, elektrikli süpürge torbası) bahsedecektir. Bu da sizi problemle son derece ilgili olan spesifik bilgiye (örn, farklı türde elektrikli süpürge torbaları) götürecektir. Ardından grup çözülecek problemin özünü, nesneler arasında ilişkilere ya da hedefin daha soyut bir tanımına (örn, kiri ve havayı ayırma) odaklanacak şekilde tanımlamanın yollarını bulmalıdır. Bu tanımlardan her biri insanların, problemin ifade edildiği ortamla daha uzaktan ilgili bilgileri hatırlamasına yardımcı olacaktır.


Çoğumuz yaratıcı fikirlerimiz için yanlış yere bakıyoruz. İnsanlardan “soruna dışarıdan bakmasını” istiyoruz ama insanlardan sorun için daha fazla tanım üretmelerini istememiz ve bu tanımların neleri hatırlamamıza neden olduğunu görmemiz gerekiyor.



Yazının orijinali için tıklayınız.