Telefon : +90 212 275 71 06  
‘Internet Çöktü’: @ev Kurtarmaya Çalışıyor

‘Internet Çöktü’: @ev Kurtarmaya Çalışıyor

Evan Williams “Herkesin özgürce konuşabildiğini, bilgilerini ve fikirlerini paylaşabildiğini bir dünyanın otomatik olarak daha iyi bir yer olacağını düşünürdüm” diyor ve ekliyor: “Bu konuda yanılmışım.”


SAN FRANCISCO — Evan Williams, Pandora’nın kutusunu açan kişi. O ortaya çıkana kadar, insanların taşan duyguları ve çılgın fikirleriyle, gazeteye mektup yazmak ya da komşulara nutuk atmak dışında yapabileceği çok az şey vardı.


Twitter kurucularından olan ve Blogger'ın yaratım sürecine katkıda bulunan Bay Williams, dünyaya hitap edecek araçlar sunarak herkesi özgürleştirdi. İletişim teknolojileri geçmişinde Gutenberg'in yankıları bir gelişimdi.


Ve şimdi 2017'deyiz. İşler nasıl Bay Williams?


“Bence Internet çöktü” diyor. Ona göre bu aslında birkaç yıl önce gerçekleşmiş. Ama işler daha da kötüye gidiyor. “Ve birçok insanın gözünde bu çöküş çok daha belirgin görünüyor.”


İnsanlar intiharları, dayakları ve cinayeti gerçek zamanlı göstermek için Facebook'u kullanıyor. Twitter, görünüşe göre durdurulamayan bir trol ve suistimal yuvası. Sahte haberler, ister ideolojik ister kar amaçlı olsun, almış başını gidiyor. 10 yetişkin Internet kullanıcısından dördü bir Pew anketinde çevrimiçi olarak zarar gördüklerini söylüyor. Ve bu durum, geçen yıl başkanlık kampanyası ısınmadan önce böyleydi.

Bay Williams “Herkesin özgürce konuşabildiğini, bilgilerini ve fikirlerini paylaşabildiği bir dünyanın otomatik olarak daha iyi bir yer olacağını düşünürdüm” diyor ve ekliyor: “Bu konuda yanılmışım.”


Silikon Vadisi girişimcisi önce dot-com patlaması sürecine dikkat çekti, yazılım geliştirme alanında bu patlama kullanıcıların düşüncelerini yayınlamak (blogging) için bir web sitesini kolayca kurmasını sağladı. Google 2003'te şirketi satın alana kadar, bir milyondan fazla insan kullanıyordu.

Ardından onun fikri olmayan ama onun şirketi olan Twitter geldi. Hala şirketin en büyük hissedarı ve yönetim kurulu üyelerinden biri.


Şöhret ve servetle birlikte pişmanlık da geldi. Bay Williams bir şeyleri düzeltmeye çalışıyor. Google ve Facebook ve hatta Twitter da farklı yollarla bile olsa aynı şeyi yapıyor. Bir yamalar ve vaatler anı yaşıyoruz.


Bay Williams'a göre Internet ile ilgili sorun aşırı uçları ödüllendiriyor olması. Diyelim ki yolda gidiyorsunuz ve bir araba kazası gördünüz. Doğal olarak neler olduğuna bakarsınız. Herkes bakar. Internet bunun gibi davranışları, herkesin araba kazası istediği şeklinde yorumluyor ve bu isteği karşılamaya çalışıyor.

 


San Francisco'da Medium ofis çalışanları için verilen bir öğlen yemeği. Şirket Ocak ayında ani bir kararla personelin üçte birini, yani yaklaşık 45 kişiyi işten çıkardı.


Amacı bu modeli bozmaktı. “Bu yoldan her gidişimde giderek artan sayıda kaza göreceğimi bilseydim başka bir yoldan giderdim” diyor.


Ama yeni bir yol birçok sorunu da beraberinde getirebilir. Örneğin çıkmaz bir yol olabilir.


Tabi ki bu dağınıklığı toplamaya çalışan tek kişi Bay Williams değil. O ve diğerleri ilerleyecek bir yol, “Internet'te içerik oluşturma, dağıtım ve gelir kaynağı yaratmanın mimarisi” adını verdikleri şeye bir çözüm bulamazlarsa, haberlerin ve fikirlerin geleceği için sıkıntı verici sonuçlar söz konusu olacak. Belki de her zaman araba kazaları olacak. Twitter hali hazırda zaten bunu hissettiriyor.


Bay Williams beş yıldır Medium adındaki bir iletişim platformunu geliştiriyor. Amacı, sahte ve değersiz içeriğin ağırlığı altında ezilen bir dünyada yeni bir medya modeli tanımlamak. Medium'un araba kazalarını ödüllendirmeden sosyal ve işbirlikçi olması bekleniyor. İyilik için bir güç olması amaçlanıyor.


Bay Williams, 2012'de kamuya duyururken Medium'u “Okuma, yazma ve biraz da başka şeyler için harika bir yer” olarak adlandırmıştı. “İşin merkezinde sözcükler yer alıyor.”


Bay Williams’ın geçmişi ve sitenin kullanım kolaylığına bakılırsa erken konuşmak bir tutku haline gelmiş. Ancak, diğer ortamların neredeyse tümünden farklı davranarak yola çıkan Medium şimdi farklı bir evrenin yaşam alanı olarak görünüyor.


Dedikodunun tek gerçek gibi göründüğü bir zamanda, Medium donuk görünmekten korkmuyor. Haberler fark edilir derecede yanlı hale geldikçe, site sözcükler üzerinde odaklanmaya devam ediyor. Ve test edilmemiş her türden yazarı kabul ederek olası en geniş kitleye ulaşma çabası sürüyor, gerçi bu durum değişebilir.


Medium’un, premium okuma için aylık 5$ abonelik seçeneği içeren son enkarnasyonu geçtiğimiz Mart ayında açıklandı. Tepkiler etkileyici değildi. Çevrimiçi yayın organı The Next Web'de “Ev Williams Aklını Kaçırmış” manşeti atıldı.


Eleştiriler Medium'un bir şirketten ziyade Bay Williams’ın 85 çalışanlı hobisi olduğu yönünde. Bir medya teknolojileri danışmanı olan Bill Rosenblatt “Kaliteyi ön plana çıkaran bir yazı yazma sitesi olarak başarıya ulaşma nosyonu risk sermayesi gelir beklentileri ile bağdaşmıyor" diyor ve ekliyor. “Ev Williams olmasaydı kimse buna para yatırmazdı.”


Bay Williams’ın destekçileri bunun bir hata değil bir özellik olduğunu yayıncılığın her türlü deneyime ihtiyacı olduğunu söylüyor. Ama yolun zor olduğunu kabul ediyorlar.


Medium'un amacı, sahte ve değersiz içeriğin ağırlığı altında ezilen bir dünyada yeni bir medya modeli tanımlamak.


Biz Stone, başından beri Bay Williams ile Twitter'daydı. Eski dostuna hem yatırımcı hem de yönetim kurulu üyesi olarak Medium'da da katıldı.

“Ev yapılacak en zor şeyi seçiyor" diyen Bay Stone ekliyor: “Yayıncılığı karlı hale getirmek istediğini söyledi. Ben de ‘Eh, diğer herkes gibi’ dedim. Peki ne kadar yol aldık? 0 ile yüzde 0,5 arasında bir yerlerdeyiz.”


Çiftlikten Silikon Vadisine


Bay Williams 45 yaşında, sakallı ve sıska biri. Nebraska'lı bir çiftçinin oğlundan çok bir Beatnik şairine benziyor, varoluşçuluğu tartışmak için güneşi doğurana kadar ayakta kalıyor. Yeni insanlar tanımanın ve yeni fikirlerle karşılaşmanın seyrek olduğu bir yerde büyüyen Bay Williams hep konuşacak birilerini aramış. Bay Williams futbol seven bir kültürde ve “küçük beyinler büyük kaslarla sarılı olduklarından üstün olduklarını düşünür" stereotipik sporcu zihniyetinden nefret ederek yaşamanın yardımcı olmadığını söylüyor.


1993'te Grand Island, Nebraska'daki bir alışveriş merkezinde şans eseri yeni bir dergi ile karşılaşması kaderinin mührünü kırıyor. Wired'ın ikinci sayısı olan bu yayın, bilgisayar kurtlarının yeni bir dünyanın doğuşuna adanmış ilahisine adanmış. Öykülerden biri, gezegendeki 5,5 milyar beyni birbirine bağlamak isteyen emekli albay Dave Hughes ile ilgili. Hiçbir çiftçi çocuğunun artık yalnız olması gerekmiyor.


Bir ya da iki yanlış yoldan sonra Bay Williams silikon Vadisine varıyor. Aklındaki görüş (kapıcılardan kurtul ve insanlarla konuş) açık olsa da yol o kadar belirgin değil. Hem blogging için geliştirilmesine yardım ettiği Blogger, hem de ilk baştaki halinden farklı bir yere giden Twitter'ın ne olacağı belli değil. Özellikle Twitter, dört kurucusu arasında iyi kayıt altına alınan bir drama içeriyor. 


Bay Williams bir hataya karşı temkinli ve Twitter’ın CEO'su olarak görevi, 2008'de bir yönetim başarısı değildi. Eski kız arkadaşı ve Blogger'ın geliştiricilerinden Meg Hourihan Twitter yönetim kurulu onu 2010'da dışarı ittiğinde onun için “C.E.O. kumaşından değil” demişti.

Birkaç yıl önce Twitter bir özgürlük aracı olarak görülüyordu. Bazılarının Orta Doğu'daki Arap Baharı ayaklanmalarına inanmasını sağlamıştı. Internet'in kendisi gibi Twitter da tiranlığın dizginlerini eline alıyordu.


Ardından hikayenin rengi değişti ve platformdaki trollemeler arttı.


Başkan Trump kendisini Beyaz Saray'a çıkaran şeyin Twitter olduğuna inandığını söyledi. Yakın zamanda Bay Williams bu iddiayı ilk kez duydu. Yalnızca bir masa sahibi olmaktan fazlası olan orta ofiste oturup bu konuda biraz kafa yordu.


Sonunda “Twitter’ın bu konudaki rolü çok berbat bir şey” dedi. “Bu doğruysa, Twitter olmasaydı Trump başkan olamazdı, eh, o zaman özür dilerim.”

 

“Yirmi yıl toplumun işleyişini değiştirmek için çok uzun bir süre değil” diyen Bay Williams burada Medium merkezinde görülüyor.

Beyaz Saray, Bay Williams’ın açıklamalarına yorum getirme taleplerine yanıt vermedi.


Bu ay Nebraska Üniversite'sindeki bir başlangıç konuşmasında Bay Williams, Silikon Vadisi'nin kendisini, bencil tanrılardan ateşi çalan ve ölümlülere sunan Prometeus gibi görme eğiliminde olduğuna dikkat çekti. Kalabalığa "Zeus'un Prometeus'a çok sinirlenip, kartalların göğsünü sonsuza kadar parçalaması için bir kayaya zincirlediği gerçeğini genellikle unutuyoruz” diyen Bay Williams ekledi: “Bazıları tweet'lerin gücünü Donald Trump'a verdiğimiz için bunu hak ettiğimizi söyleyecektir.”


Bay Williams’ın hatası Internet'in aynada gördüğü kişiye benzemesini beklemek oldu; ciddi, asil ruhlu bir kişi.

“Ev'nin son derece entelektüel ve iç gözlemsel olduğunu fark ettim" diyor Bay Stone. “Sanki sihirli asasını sallayacak ve herkesin kendisinin hoşlandığı şeyleri yazmasını sağlayacaktı; ‘İşlem iklim değişikliği ile ilgili öneriler'".


Bu da başka bir Ütopya hayali. “Sorun herkesin sakin olmamasında, çünkü insan insandır” diyen Williams devam ediyor: “Geceleri evimizin ve ofisimizin kapılarını kilitliyoruz. Internet'in başlarında bunu çevrimiçi olarak da yapmamız gerekeceğini kimse beklemiyordu.”


Medium, ve Para


Yazarlar okuyucu ve genellikle para ister. Okuyucular eğlenmek, öğrenmek ve şaşırmak ister. Yayıncılar gelir ve kar arayışındadır. Yine de kimse, Internet'i, bütün bu insanları aşağılama ve tıklama tuzakları olmadan tatmin etmek için doyurucu ve sürdürülebilir şekilde donatmaya yönelik bir çözümle gelmez.


“Artık bilgileri neredeyse hiç çaba göstermeden paylaşılır hale getirmişken, nasıl bir yandan anlayış derinliğini artırırken bir yandan da kökeni fark etmeksizin fikirleri teşvik eden bir oyun alanı yaratacağız?” Bay Williams Medium’un 2012 manifestosunda böyle yazmıştı.


Bir de, tabi ki para konusu var.


Başlangıçta Medium'un, aynı geleneksel bir dergide olduğu gibi yazarları arayıp bulan ve onları katkılarından dolayı cömertçe ödüllendiren bir editör ekibi vardı. Daha sonra 20'lerinin başında olan ve Maine'deki bir hastanenin tıbbi kayıt departmanında çalışan Abby Norman oyuna girdi.

Söylediğine göre “Medium, ortalıkta sakince dolanan bir grup yazardan oluşuyordu, ve sempatik bir yazı için 50 dolar kazanabilir ve yazarlar ile editörler arasında ilişkiler oluşturabilirdiniz”. “Beni bu fikirle kandırdılar, zira söylemeye değer şeylerim vardı.”


Bayan Norman, kardeşinin otizmi, annesinin bluimiya hastalığı, kendi sağlığı ve popüler kültürün bir parçası olan dayanıklılık karnavalı hakkında bir yılda 100 Medium yazısı yazdı. Bunlardan bazıları için ücret bile aldı. Bir takipçi listesi kazandı. Ama Medium, yazarları ile birlikte giderek popüler hale gelirken, Bayan Norman bu kargaşada sesini duyurmak için mücadele etti ve sitede kendisini okumasını istediği insanları bulmakla uğraştı.

 


Medium merkezi. Dedikodunun tek gerçek gibi göründüğü bir zamanda, Medium donuk görünmekten korkmuyor.


Bayan Norman geçen Eylül'de Medium'da “Artık burası bir iş haline geldi ve ‘gömülü hazineyi arama’ eğlencesi de kalmadı” şeklinde yazdı.

Medium'un işini reklam çerçevesinde büyütmesi bekleniyordu, bu sayede Bayan Norman gibi yazarlara ücret ödenebilecek ve site sürdürülebilir hale gelebilecekti. Ardından şirket Ocak ayında ani bir kararla personelin üçte birini, yani yaklaşık 45 kişiyi işten çıkardı. Reklam aniden çözüm olmaktan çıktı ve yerine acımasızlık geldi.


“Reklamla yürüyen sistemler ancak dikkati ödüllendirir” diyen Bay Williams ekliyor: “Bu sistemler doğru yanıtları umursamaz. Müşterinin ödeme yaptığı sistemler ise doğru yanıtların peşindedir. Bunlar değeri ödüllendirebilir. Kaçınılmaz çözüm: İnsanlar kaliteli içerik için ödeme yapmalıdır.”

Bay Williams'ın bu çözümü fark etmesi çok uzun sürdü. Medyanın geri kalanı çoktan bunu kavramıştı.


Abonelikler son beş yıl içinde giderek daha fazla Internet'te tutunabilir hale geldi, bu da uzun süredir inanılan "web'de yazmak için kimse para ödemez" fikrini çürütüyor. Bay Trump seçildiğinden beri bazı yayınlarda önemli artışlar var.


Medium, çabalarının hala gayrı resmi olduğunu söyleyerek kaç abonesi olduğunu açıklamaya  yanaşmadı. Her durumda bu bir çevrimiçi dergi olmayacak. Bay Williams, Medium'un aracılık, editörlük yapan ve malzemenin okunabilir olmasını sağlayan geleneksel bir yayıncı gibi görülmesi gerektiği fikrine karşı çıkıyor.


Bunun yerine kitapçı modelini öneriyor. Kitapçılar malzeme için komisyonculuk yapmıyor ama bunların küratörlüğünü yapıp, satışını gerçekleştiriyorlar. Bay Williams artık “Ne isterseniz onu yazın, belirli şartlar çerçevesinde size ödeme yaparız” diyor. “Peki bu yaklaşım benim ya da sizin bir yayıncı olduğu anlamına gelir mi”


Medium kendini tanımlama çabasındayken, daha eski yeni iletişim platformları (Google, Facebook, Twitter) yarattıkları beklenmedik toksisite ile baş etmeye çalışıyor.


Facebook, kendini Canlı olarak izlemek için binlerce izleyiciyi işe alıyor. Google, insan değerlendiricilerin düşük kaliteli sonuçları etiketlemesini kolaylaştırmak için bazı yapısal değişiklikler getirdiğini duyurdu, öyle ki örneğin artık “Soykırım oldu mu” sorgusu beyazların üstünlüğünü savunan bir siteyi getirmiyor. Ayrıca Twitter da son zamanlarda daha az taciz raporu veriyor ki bu da ilerleme olarak görülebilir.


Bay Williams “Sanırım bir şeyleri düzelteceğiz” diyor. Yalnızca biraz daha dişimizi sıkmamız gerekiyor. Çalışmalarımız daha yeni başladı. “Yirmi yıl toplumun işleyişini değiştirmek için çok uzun bir süre değil”.

 

Eleştiriler Medium'un bir şirketten ziyade Bay Williams’ın 85 çalışanlı hobisi olduğunu söylüyor.


Zaten bir kalıntı mı?


2000'leri başındaki popüler değerlendirme-tanıştırma sitesi "Hot or Not?" ile bilinen James Hong, Medium'da bir melek yatırımcıydı. Bir keresinde Bay Williams'a randevu siteleri hakkında bazı yeni fikirleri olduğu ama bunlarla başa çıkıp çıkamayacağından korktuğunu söylemiş; “Tüm hayatım boyunca aynı şeyle mücadele ettim”.


Bay Williams bir an düşünüp yanıt vermiş; “Tüm hayatım boyunca aynı şeyle mücadele ettim”.

Bay Hong yanıt vermiş: “Bu bir kibir projesi değil, bu onun tutkusu. Bunu bir kibir projesi olarak gören diğer insanlar bana aslında bunun Evan hakkında olduğu gerçeğinden daha fazla şey söylüyor.”


Bu tür bir kararlılık avantajları artırabilir ama uzun vadeli başarı konusunda pek bir şey ifade etmez. Medium'un etkili bir yazı yazma sitesi olarak tutunamaması hakkındaki en karanlık teori, 46 yaşındaki bir reklam yöneticisi olan ve eskiden Medium'a Omaha'dan katkıda bulunan Cliff Watson'dan geliyor. Watson'a göre Medium zaten daha önceki bir çağdan kalan, posta güvercini ya da telgraf ile iletişim benzeri gibi bir kalıntı.

Bay Watson “Medium hala mükemmel Obama dönemi platformu olduğunu düşünüyor: minimal, seçkin, kendini beğenmiş, yüce..." diyor. “Ancak kampanyalar gerçekte ön seçimlerde çabalarını artırdığında, hem metaforik hem de gerçek anlamda Obama sonrası bir dünyada yaşıyorduk. Ve bu Obama sonrası dünyada minimalizm, seçkinlik, kendini beğenmişlik ve yüce düşüncelilik için yer yok.”


Peki o zaman salt yazar olan biri ne yapacak? Bay Watson şimdi yeni bir senaryo üzerinde çalıştığını söylüyor.

Bazı Medium yazarları yeni abonelik çabasını eleştiriyor, zira sahip oldukları kitleyi kaybedeceklerinden korkuyor. Bunlardan biri olan Keith Parkins yazıyor: “Sonrasında, zaman ayırıp, sorun yaşadığım yazıyı, çitlerin arkasında yer aldığı için kimsenin okumadığını gördükten sonra neden üç kuruşa yazı yazayım ki?”



Medium, önem verdiği ölçütlere göre iyi yaptığı şeyi sürdürüyor. Şirket sitedeki ileti sayısının 2016'da dört kat arttığını ve 60 milyon eşsiz aylık okuyucu sayısına ulaştığını söylüyor. Yatırımcılardan 130 milyon dolar aldıktan sonra geçen yıl 600 milyon dolarlık bir değere ulaştı.

Yine de önemli gelirler elde etmeye giden yol her zamanki kadar taşlı görünüyor.


Bay Williams, Medium'u ayakta tutmanın yalnızca zor olmadığını, ayrıca büsbütün imkansız olduğunu söyleyenleri önemsemiyor. Ve “Bu nedenle ben bunu yapıyorum ve onlar yapmıyor” diyor.


Site yeniden yazarlarla iş yapmak istiyor. Bayan Norman yakın zamanda çağrıyı aldı. Medium'a odaklamayı bıraktığı için kariyeri canlanan Norman, otoimmün rahatsızlıklar nedeniyle kendi sağlığı da bozulmuş olmasına rağmen önümüzdeki yıl Nation Books'tan çıkacak olan kadınların ağrılarının tıbbi tedavisi ile ilgili bir kitap yazdı.


“Gerçeği söylemek gerekirse ölmemeye çalışıyorum” diyen Norman ekliyor: “Başka şeylerle gerçekten de gereğinden fazla ilgilendim.”


Hal böyle olunca. Medium Internet'te yayıncılık sorununu çözebilmiş değil, ama aslında kimse çözebilmiş değil.


“Onları eleştireceğim çünkü tüm bu zaman zarfında yatırım yaptım ve dayandım”. “Bu çabaların meyvesini verdiğini görmek isterdim. Zorluklara rağmen başarılı olduğunu görmek isterdim.”



Yazının orijinali için tıklayınız.