Telefon : +90 212 275 71 06  
Web'i yok edebilecek 3 kötü eğilim

Web'i yok edebilecek 3 kötü eğilim

Bugün world wide web için orijinal teklifimi göndereli 28 yıl oldu. Web'i, herkesin, her yerin bilgi paylaşabileceği, fırsatlara erişebileceği ve coğrafi ve kültürel sınırların ötesinde işbirliği yapabileceği açık bir platform olarak hayal etmiştim. Web birçok açıdan bu vizyona ulaştı, gerçi açık tutmak için sürekli bir mücadele gerektiriyor. Ama geçtiğimiz 12 ayda üç yeni trend konusunda giderek daha fazla endişelenmeye başladım. Bence, web'in tüm insanlığa hizmet eden bir araç olarak gerçek potansiyelini ortaya koyması için bunlarla mücadele etmemiz gerekiyor.


1) Kişisel verilerimizin kontrolünü kaybettik


Bir çok web sitesi için geçerli iş modeli, kişisel veri alışverişi karşılığı ücretsiz içerik sunuyor. Genelde uzun ve kafa karıştırıcı 'şartlar ve koşullar' belgelerini kabul ederek de olsa çoğumuz bunu kabul ediyoruz ama ücretsiz hizmetler karşılığı bazı bilgilerin alışverişine aldırmıyoruz. Ancak bir hileyi gözden kaçırıyoruz. Verilerimiz daha sonra bizim görmediğimiz özel veri depolarında saklandığından, bu verilere sahip olduğumuzda yararlanabileceğimiz avantajları ve bunların kiminle ne zaman paylaşılacağını seçme şansımızı kaybediyoruz. Ayrıca şirketlere hangi verilerin, özellikle üçüncü taraflarla  paylaşılmasını tercih etmeyeceğimiz konusunda bir geri bildirimde bulunma yolumuz da yok; Şartlar ve Koşullar belgeleri ya hep ya hiç mantığı ile çalışıyor.


Şirketler tarafından yapılan bu yaygın veri toplama işleminin başka etkileri de var. Şirketleri işbirliği – ya da zorlaması – ile, hükümetler de giderek artan oradan her türlü çevrimiçi hareketi izler hale geliyor ve gizlilik haklarımızı çiğneyen aşırı yasaları geçiriyor. Baskıcı rejimlerde, bunun yol açabileceği zararı görebilmek mümkün – blog'cular tutuklanabiliyor ya da öldürülebiliyor ve politik rakipler izlenebiliyor. Ama hükümetlerin vatandaşların çıkarlarını en ön planda tuttuğuna inandığımız devletlerde bile, toptan bir izleme durumu almış başını gidiyor. Bu durum serbest konuşma özgürlüğü üzerinde dondurucu bir etki yaratıyor ve web'in hassas sağlık sorunları, cinsellik ve din gibi önemli konuların keşfedildiği bir yer olarak kullanılmasının önüne geçiyor.


2) Web'de yanlış bir bilgiyi yaymak son derece kolay


Günümüzde, çoğu insan web üzerindeki haberlere ve bilgilere yalnızca bir avuç sosyal medya sitesinden ve arama motorundan erişiyor. Bu siteler, gösterdikleri bağlantılar tıklandığından daha fazla para kazanıyor. Ve bize gösterecekleri şeylere, sürekli hasat yaptıkları kişisel verilerimizden öğrenen algoritmalara göre karar veriyorlar. Ortaya çıkan net sonuç bu sitelerin bize tıklayacağımızı düşündükleri şeyleri göstermesi; yani şaşırtıcı, şok edici, ya da eğilimlerimize hitap etmek üzere tasarlanmış yanlış bilgiler ya da ‘yalan haberler’ bir yangın gibi yayılabiliyor. Ve kötü niyetli kişiler, veri bilimi ve bot orduları kullanarak sistemi oyuna getirebiliyor ve mali ya da politik kazanç için yanlış bilgileri yayabiliyor.


3) Çevrimiçi politik tanıtım şeffaf ve anlaşılır olmalıdır


Çevrimiçi politik tanıtım son derece hızlı bir şekilde sofistike bir endüstri haline geldi. Aslında çoğu kişi kendi bilgilerini bir kaç platformdan elde ediyor ve kişisel veri havuzlarını kullanan algoritmaların artan sofistike yapısı, politik kampanyaların artık doğrudan kullanıcıları hedefleyen bireysel tanıtımlar üretmesi anlamına geliyor. Bir kaynağa göre 2016 ABD seçimlerinde, Facebook üzerinden tek bir günde 50.000 farklı tanıtım varyasyonu servis edilmiş, ki bu neredeyse takip edilmesi imkansız bir durum. Ve bazılarına göre - ABD'deki ve dünyadaki - bazı politik tanıtımlar etik olmayan şekillerde kullanılıyor; örneğin oy verenleri sahte haber sitelerine yönlendiriyor ya da diğerlerini seçim sandıklarından uzak tutuyor. Hedefli tanıtımlar, bir kampanyanın tümüyle farklı, muhtemelen farklı gruplarla çatışan şeyler söylemesini mümkün kılıyor. Peki bu demokratik mi?


Bunlar karmaşık sorunlar ve çözümleri de basit değil. Ama ilerlemek için bir kaç belirgin yol şimdiden ortaya çıktı. Web şirketleri ile birlikte çalışarak, insanlara verileri üzerinde adil bir kontrol sağlayacak bir orta yol bulmalıyız; buna gerekiyorsa kişisel "veri kozaları (data pods)” gibi  yeni teknolojilerin geliştirilmesi ve abonelik ya da mikro ödeme gibi alternatif gelir modellerinin keşfedilmesi de dahil. Hükümetlerin, örneğin gerekiyorsa mahkeme yoluyla, gözetleme yasalarının sınırlarını aşmasına karşı mücadele etmeliyiz. Bir yandan Google ve Facebook gibi ağ geçidi denetleyicilerini, sorunla mücadele çabalarını sürdürmeleri konusunda teşvik ederken, diğer yandan neyin "doğru" ya da "yanlış" olduğuna karar veren merkezi kurumların oluşmasını önleyerek yanlış bilgilendirmeye karşı direnmeliyiz. Yaşamlarımızı etkileyen önemli kararların nasıl alındığını anlamak için algoritma açısından daha fazla şeffaflığa ve belki de uyulacak bir dizi ortak ilkeye ihtiyacımız var. Politik kampanya yönetmeliğindeki bu “Internet kör noktasını” acilen kapatmalıyız.


Web Foundation'daki ekibimiz, sorunları daha ayrıntılı inceleme, proaktif ilke çözümleri geliştirme ve herkese eşit güç ve fırsat dağıtan bir web'e giden yolda ileteyecek koalisyonlar oluşturmaya yönelik yeni beş yıllık stratejimizin  bir parçası olarak bu sorunların bir çoğu üzerinde çalışacak. Sizi, bu çalışmamıza yapabildiğiniz şekilde destek sağlamaya çağırıyorum; bu destek haberi yaymak, şirketler ve hükümetler üzerindeki baskıyı sürdürmek ya da bir bağışta bulunmak olabilir. Ayrıca keşfetmeniz ve desteklemeniz için dijital hakları savunan dünyadaki diğer kurumların bir listesini de oluşturduk.


Web'i icat etmiş olabilirim, ama bugün ortaya çıkan şeyde hepinizin katkısı var. Tüm blog'lar, iletiler, tweet'ler, fotoğraflar, videolar, uygulamalar, web sayfaları ve daha birçok içerik, aranızdan milyonlarca kişinin tüm dünya çapında çevrimiçi topluluğumuzu oluşturmadaki katkısını temsil ediyor. Web'i açık tutmaya çalışan politikacılardan ve teknolojinin gücünü, erişilebilirliğini ve güvenliğini artıran W3C gibi standart kuruluşlarına ve sokaklarda protesto yapan insanlara kadar her türden insan katkıda bulundu. Geçtiğimiz yıl Nijeryalıların, Inernet'te ifade özgürlüğünü engelleyebilecek bir sosyal medya ilanına karşı çıktığına, Kamerun'da bölgesel Internet kapatmalarına karşı popüler protestolara ve gerek Hindistan gerekse Avrupa Birliği'nde insanların Internet tarafsızlığına yönelik desteğine şahit olduk.


Sahip olduğumuz web'i hepimiz yarattık ve şimdi istediğimiz web'i, herkes için yaratmak da bizim elimizde. Bu konuya daha fazla dahil olmak isterseniz, posta listemize katılın, bize katkıda bulunun, dünyada bu konularda çalışmalar yapan herhangi bir organizasyona katılın ya da bağışta bulunun.



Yazının orijinali için tıklayınız.