Telefon : +90 212 275 71 06  
Zekanızı ve Başarınızı Aşırı Ölçüde Artıracak 7 Beyin Faaliyeti

Zekanızı ve Başarınızı Aşırı Ölçüde Artıracak 7 Beyin Faaliyeti

Hayat yarışından kopmamak için sürekli olarak yeni şeyler öğrenmelisiniz. Bu bilgiler kazanmanıza yardımcı olacaktır.

Dünyamız hiç olmadığı kadar hızlı gelişiyor.

İş dünyasında rekabetinizi sürdürmek ve oyunda ön sıralarda yer almak için sürekli yeni beceriler ve bilgiler öğrenmenin önemi her geçen gün artıyor. Bu nedenle, Bill Gates ve Oprah Winfrey gibi önemli insanlar sürekli öğrenme sürecinin başarılarının çok önemli bir parçası olduğuna inanıyor.

Neyse ki, beyninizi turbo moduna almak ve herhangi bir beceride ustalaşmak için oldukça basit bazı yöntemler var. İşte size sürekli öğrenme gücünüzü açığa çıkarmaya yardımcı olacak bazı ipuçları:


1. En fazla 50 dakika


Girişimciler olarak, zor durumlara hazırlıklı olmak ve yeni bir şeyler öğrenirken saatlerce (ya da günlerce) çalışmak çekici bir süreçtir.

Red Bull stoklamadan önce şunları göz önünde bulundurun: Araştırmalara göre beyin fazla mesai yaptığında çok hızlı bir şekilde devrelerini kapatıyor.

 Louisiana State University'nden Ellen Dunn durumu şöyle açıklıyor: “30 [dakikadan] kısa süreler yetersiz, ancak 50 dakikadan uzun süreler ise beynin bir kerede alabileceğinden çok daha fazla bilgi içeriyor.” Bunu pratiğe dökmek için öğrenme oturumlarınızı kısa süreler halinde düzenleyin ve bilgi kartları gibi hızlı yöntemler uygulayın. Beynin çok ihtiyaç duyduğu dinleme için her bir oturum arasında en az 10 dakika mola verin.


2. 80/20


Pareto prensibi, ya da diğer adıyla 80/20 kuralı ilk olarak, çiftliklerin yüzde 20'sinin İtalya'nın ekinlerinin %80'ini ürettiğini keşfeden İtalyan ekonomist Vilfredo Pareto tarafından geliştirildi.

Günümüzde üretkenlik uzmanı Tim Ferriss, daha hızlı öğrenme için bu kurala modern bir yaklaşımı popüler hale getirdi. Ferriss'e göre önce öğrenmeye çalıştığınız şeyin en önemli %20'lik kısmına odaklanmalısınız, zira bu kısım gerçekte bilmeniz gereken şeyin %80'ini oluşturacaktır.

Kendinize sorun: En büyük yatırım geri dönüşünü sağlayacak en önemli bileşenler nelerdir? Örneğin bir yabancı dil öğreniyorsanız — zamanın %80'inde sözcüklerin hangi yüzde 20'lik kısmı kullanılıyor?


3. Çoklu görev süreçlerinden vazgeçin


Beyniniz bir bilgisayar — tarayıcınızda birden çok sekme açık olduğunda bu sizin işlem hızınızı azaltacaktır. Araştırmalar aynı anda birden fazla görev üzerinde çalışmanın bunların her birinde kaliteyi azaltacağını gösteriyor. Ve bir çalışmada, dikkatiniz dağıldığında eldeki göreve geri dönmenin ortalama 25 dakika zaman aldığı belirlenmiş. Bu kadar süre boşa gidiyor.

Sürekli dikkat dağıtıcı şeylerle dolu günümüz dünyasında, öğrenme oturumlarınız sırasında e-postanızı kapatmak önemli. Telefonlarınızı sessiz moda alın ve bildirimleri kapatın. Çoklu görev öğrenim sürecinizi yavaşlatıyor ve beyninizin en üst düzeyde çalışmasını önlüyor.


4. Öğrenme yöntemlerinizi değiştirin


Yeniden bir araya getirme — anıların geri çağrıldığı ve yeni bilgi ile modifiye edildiği işlem — becerilerin ve öğrenmenin güçlendirilmesinde önemli bir rol oynuyor.

Bir Johns Hopkins çalışmasında “ustalaşmak istediğiniz bir görevin biraz modifiye edilmiş bir versiyonunu gerçekleştirdiğinizde, gerçekte aynı şeyleri art arda birden çok kez yaptığınız sürece göre çok daha hızlı ve çok daha fazla öğrendiğiniz belirlenmiş.”

Öğrenirken otomatik öğretme teknikleriniz üzerinde düşünün. Bir oturumda bilgi kartları kullanıyorsanız, bir sonrakinde daha pratik bir yol düşünün, örneğin bir bir podcast ya da web semineri dinleyebilirsiniz. Bu beyninizin hatırlamasına ve bilgiyi daha yüksek bir hızda geri çağırmasına yardımcı olacaktır.


5. Ustalardan öğrenin


Robert Greene, Mastery adlı kitabında uzman bir danışmanın gerekliliğini vurguluyor. “İdeal çıraklıktan” söz ediyor ve öğrenmek istediğiniz beceride zaten ustalaşmış olan birilerinin rehberliğinin paha biçilmez olduğuna dikkat çekiyor.

Çıraklık sözcüğü akla orta çağdaki bir demirci ve onun yardımcısı imajını getiriyor olabilir, ama bilgi çağında akıl hocası olarak YouTube, Skype ve hatta MicroMentor gibi profesyonel hizmetleri bile kullanabilirsiniz. Ve genç profesyonellere akıl hocalığı yapan biri olarak konuştuğunuzda, başkaları da size yolculuğunuzda yardımcı olmaktan mutlu olacaktır.


6. Eski yöntem not almayı kullanın


Princeton University ve UCLA araştırmacılarının bulgularına göre elle not almak daha aktif bir dinleme ve önemli kavramları tanımlayabilmeyi sağlıyor. Diğer taraftan dizüstü notları zihin sürecini daha az dahil ediyor, Facebook'a bir göz atmak ve dikkat dağıtmak için daha fazla fırsat sunuyor.

Bu çalışmadan alınacak ders açık: Klavyeyi bırakıp kalem kağıda geri dönün. Not alırken yalnızca önemli olan şeyleri yazın. Tam olarak not almak yerine anahtar sözcüklere odaklanın.


7. Uzun oyuna hazırlanın


Hepimiz bunu yaşadık — bir noktada yeni bir şeyler öğrenmek için zamanınız, paranız ya da motivasyonunuz tükeniyor ve boş veriyorsunuz. Seth Godin yeni bir beceri öğrenmenin zevkinin bittiği bu zamana "batış" adını veriyor.


Bu batışı önlemenin en iyi yolu buna karşı hazır olmak ve bir noktada işin o raddeye geleceğinin farkında olmak.


Steve Jobs'un da bir zamanlar söylediği gibi, “Başarılı girişimciler ile başarılı olmayanları ayıran şeyin yarısı katıksız sabırdır.” Unutmayın, yeni bir şeyler öğrenmek hızlı bir yüz metre koşusu değil bir maratondur. Bu batış döneminde kararlı olanlar ileride başarılı olacak olanlardır.


Sonuç:


Sürekli bir bilgi akışı, haber ve değişim yaşanan dünyamızda yaşamak yorucu olabilir. Bu ipuçlarını kullanarak değişen ortamınıza ayak uydurmak ve oyunda kalmak için gereken araçlara sahip olacaksınız.



Yazının orijinali için tıklayınız.