Telefon : +90 212 275 71 06  
'Sahte işinizi' hafta sonuna taşıyın, çok daha üretken olabilirsiniz

'Sahte işinizi' hafta sonuna taşıyın, çok daha üretken olabilirsiniz

Bir süredir iş yerinde gerçekten yılmış haldeydim.


Her gün iş yerinden ayrılırken sanki sekiz saatin yarısından fazlasını bilgisayara eğilmiş bir şekilde geçirsem bile yeterince çalışmamışım gibi hissediyordum.


Bazı günler bu saatleri gazeteciler, kaynaklar ve meslektaşlardan gelen mesajları yanıtlayarak geçirdiğimi; yani gerçekte hiçbir şey yazmadığımı fark ediyordum. Yanlış.


Bazı günler gelen kutuma bakmadan saatlerce yazma ya da raporlama ile uğraştığımı; yani gazetecilerin, kaynakların ve meslektaşların nereye kaybolduğumu sormaya başlamasının an meselesi olduğunu fark ediyordum. Yanlış.


Sonra bir de e-posta ve yazma arasında arasında gidip geldiğim ve sonunda her iki işte de vasat bir performans sergilediğim günler oluyordu. Süper yanlış!


Bazen, "gerçek iş" ile "sahte iş" arasındaki bu süregiden klasik çatışmayı fark ediyordum.


"Gerçek iş" terimini bize, bu terimi hedeflerinize ve organizasyonunuzun hedeflerine ulaşmak için yardımcı olacak daha büyük projeleri açıklamak için kullanan zaman yönetimi uzmanı Laura Vanderkam kazandırdı. Vanderkam'a göre gerçek iş, sizi işinizde birinci sıraya oturtan bir şey. 


"Sahte iş" ise diğer her şey için benim kişisel olarak kullandığım bir terim, örneğin e-posta yazışmaları, telefon görüşmelerini planlama ve yapılacaklar listesini düzenleme. Sahte iş, profesyonellerin istihdamlarını sürdürmek için yapması gereken, ama nadiren anında ve somut bir sonuç veren modern işlerin tümü.


Her ne kadar bu sorunu temelli çözdüğümü söylemekte kararsız olsam da, görünüşe göre etkili bir çözüme tesadüfen rastladım: Artık "sahte işleri" Pazar günleri ve "gerçek işleri" Pazartesi ile Cuma arası yapıyorum.


Sahte işleri Pazar günleri yapma stratejisinin ayrıntılarına geçmeden önce, benim tam bir iş kolik olduğumu belirtmem gerekiyor. Aslında hafta boyunca ofisten biraz daha erken çıkıyorum.


(İlginç olanı Vanderkam da, hafta içi diğer öncelikleriniz için zaman bulmanıza yardımcı olacaksa haftasonu çalışmayı savunuyor.)


Artık ofisten ayrılırken oldukça iyi hissediyorum; artık yeterince üretken olmadığım konusunda o iç karartan endişeyi yaşamıyorum. Üstelik bu zihinsel özgürlük için hafta sonu bir kaç saatimi seve seve feda edebilirim.


Pazar günlerine bıraktığım üç tür sahte iş var:


1. E-posta yazışmaları


Bu kategoride kendi yargımı kullanıyorum. Gelen kutumu düzenli bir şekilde kontrol eder ve acil görünen bir şey varsa yanıtlarım.

Ama konu bir gazetecinin zaman açısından aciliyeti olmayan bir hikaye yazmak için sorduğu bir şeyse Pazar gününe ertelenir. Kaynaklara ya da profesyonel iletişim sorumlularına genel bir bilgilendirme e-postası gönderiliyorsa, yine aynısı söz konusudur.

Bir kaç uyarı: Pazartesi günü gönderilecek e-postaları planlamak için genellikle Boomerang adı verilen bir Gmail eklentisi kullanıyorum. Başka birinin hafta sonunu berbat etmekten nefret ederim. Ayrıca vasat nitelikteki mesajları da hafta içinde yanıtlıyorum. Bu sayede editörüm ya da başka bir meslektaşımın bana ulaşması gerekirse, günlerce beklemede kalması gerekmiyor.


2. Beyin fırtınası


Çalıkma haftasında (görünüşte) parlak bir fikirle karşılaşırsam ve bu konuda daha fazla düşünmek istiyorsam listeye ekliyorum ve bu işi Pazar gününe bırakıyorum.

Aynı şey editörümün bir fikri varsa ve benden bunu gerçekleştirmemin bir yolunu bulmamı isterse de geçerli; tabi ki acil olmaması şartıyla.

Bir nedenle, ofis duvarlarının dışında olduğumda ve kimsenin bana önemsiz mesajlar atmadığını bildiğimde, çok daha yaratıcı düşünebiliyorum.


3. Liste oluşturma


Artık her Pazar hazırladığım iki ana liste var: Sonraki hafta boyunca yazılması planlanan makaleler ve hafta içi toplantılarında editörümle görüşülmesi gereken konular.

Bu "meta-çalışma" önemli ama Pazartesi sabahı zaman israfı gibi hissettirdiği kadar çok fazla zihin gücü gerektirmiyor.

Bir uzman olduğumu söylemek zor, ama üretkenlik üzerine herkesin işine yarayacak bir tavsiyede bulunmam gerekirse şu olurdu: En iyi ne zaman ve nerede iş yaptığınızı öğrenin. Ne tür ortamlar yaratıcılığınızı tetikliyor? Ve ne tür ortamlar bir araştırma projesinde tüm potansiyelinizi ortaya çıkarıyor?

Sonra haftanızı buna göre planlayın. Kişisel deneyimim öğrendiğim kadarıyla bu, uzun vadede giderek çoğalan bir zaman tasarrufu sağlayan basit bir hile.


Yazının orijinali için tıklayınız.