Telefon : +90 212 275 71 06  
Konu 'İş' Olduğunda, Bazen 'Anlayış' Başa Dert Olabiliyor

Konu 'İş' Olduğunda, Bazen 'Anlayış' Başa Dert Olabiliyor

Şirketim olan BodeTree'yi ilk kurduğumda, daha nazik, daha anlayışlı bir lider olmak için kendime söz verdim.

Hedefim, çalışanlarla, ortaklarla ve müşterilerle ilgilenirken kuvvetten ziyade her zaman nedenlere dayalı hareket etmekti. İnsanların da kibar bir şekilde karşılık vereceğini umarak sürekli kibar olmaya çalıştım.

Ancak anladım ki çok toymuşum. Her zaman nazik ve anlayışlı bir lider olma denemelerim göz ardı edebileceğimden çok daha fazla kez geri tepti.

Ancak demek istediğim şey, tüm iş durumlarının güç ve agresif yaklaşım gerektirdiği değil. Ancak, katı olmaktan ve önce kendimin ve organizasyonumun çıkarlarını gözetmekten korkma lüksümün olmadığını anlamış bulunuyorum.


Bazen sınırları hatırlatmalısınız 


Siyah ya da beyaz görmek yerine dünyayı her zaman grinin tonları ile anlamaya çalıştım. Sonuç olarak, insanlar kararlarını alırken çoğunlukla kendi mantıklarına ve nedenlerine sahip oluyor. Bunu onaylamıyor olsam da neden kaynaklandığını anlayabiliyorum.

Tabi ki bu anlama denemesi her zaman karşılığını vermiyor. Bazı durumlarda karşılıklı anlayışla sonuçlansa da, çoğunlukla gereksiz tavizlere ve uzun vadeli hayal kırıklıklarına yol açıyor.

Hemen her durumda olayı konuşarak halletmek mümkündür. Ancak bir lider olarak belirli durumlarda sınırı belirlemeniz gerektiğini de öğrendim.

Çoğu insanın sağlam bir yanıt ve bakış açısını takdir ettiği görülebiliyor. Liderler, yoruma açık yumuşak yaklaşımlar sergilediğinde, talepler kontrolden çıkma eğilimine giriyor.

Liderler kaçınılmaz olarak bu talepleri geri çekmeye çalıştığında, aradaki etkileşim tartışmaya dönüşebiliyor.

Liderler ilke sorunları ile karşı karşıya kaldıklarında ellerindeki güçlere başvurmaktan hiçbir zaman çekinmemelidir. Çıkarlarınızı savunmak için agresif olmaktan ve güç kullanmaktan geri duramazsınız.


Herkesin gözünde kötü adam olacağınızı kabul edin


Bir lider olarak ne kadar çabaladığınızın bir önemi yok, birilerinin hislerini inciteceksiniz. En basit tabiriyle, liderlikte çatışmadan kaçmanın yolu yok.


Düşük performanslı çalışanlarda bir değişiklik yapmak için güç kullanmak zorunda kaldığım çok durum yaşadım. En berbat durumlarda bile, çalışanların gözünde “kötü adam” imajından kurtulamadım.

Dürüst olmam gerekirse, personel sorunları ile hala bireysel olarak uğraştığımı kabul etmeliyim. Kötü adam olarak görülmekten nefret ediyorum ve bu durum geçmişte bazı sorunlara yol açtı.

En kötü durumlar, insanların gitmesine izin verdiğim zamanlardı. Birini kovduğunuzda, tabiri caizse “temiz bir ölüm” istiyorsunuz. Hızlı ve öz bir şekilde işten çıkarma nedenlerini ifade etmek temiz bir işten çıkarma görüşmesi sağlıyor.

Ne yazık ki bu durumlarda gerektiği kadar açık sözlü olma konusunda sıkıntı yaşadım. Olayları allayıp pullamaya çalıştım, ki bu, ayrılığı daha sancılı hale getirmekten başka bir işe yaramadı.

Sonunda kötü haberleri alan taraftaki insanların beni kötü adam olarak göreceğini kabul etmek zorunda olduğumu anladım. Hakkımda kötü düşünecekler, ama bu da işimin bir parçası. Sonuçta çalışanların bir arkadaşa değil bir lidere ihtiyacı var.


“Açık fikirli kişisel çıkar” yolundan gidin


Bütün bunları söyledikten sonra bile, hala şirket için geniş çaplı fedakar bir yaklaşımın, işin gerek manevi gerekse maddi yönü açısından yarar sağladığına inanıyorum.

Kendi çıkarlarını ya da hissedarların çıkarlarını gözetme konusunda ekibine zarar vermemek için yeterince agresif olmayan liderler faydadan çok zarara yol açıyor. Önemli çalışanlar ayrılıyor, üretkenlik grafiği düşüyor ve değer kaybediliyor.


Bu yüzden “açık fikirli kişisel çıkar” adını verdiğim yoldan gidilmesi gerektiğine inanıyorum. Bu, o anda avantajlı olandan ziyade olaylara daha uzun vadeli bakmaya ve doğru olan şeyi yapmaya ilişkin bir fikir.

Örneğin, sorun yaşayan bir çalışana ekstra hoşgörü göstermek ya da belirli ihlalleri affetmek, o anda oradaki asıl sonuç için bir katkı sağlamayabilir, ama itibarınız ve ekibin morali üzerindeki uzun vadeli etkisi kendini fazlasıyla telafi edecektir.

Açık fikirli kişisel çıkar yolundan giden liderler bir orta yol bulabilir; olabildiğince “nazik” davranırken, üstlerinde baskı kurulmasına ya da durumdan yararlanılmasına izin vermez.

Artık “iyi bir” patron olma arzumun yanlış bir fikir olduğunu anlıyorum. Ben iyi olmaya çalışırken, sonunda durumları daha karmaşık hale getirdim ve genellikle bu durumdan yararlandılar.

Ancak artık yaklaşımımda çok daha katı olmanın rahatlığını yaşıyorum. Bazı insanların gözünde kötü adam olabilirim, ama günün sonunda başımı yastığa koyarken çizgileri ve hassas dengeleri koruduğumu bilmenin huzurunu yaşıyorum.



Yazının orijinali için tıklayınız.