Telefon : +90 212 275 71 06  
Trendler gelecekteki işlerimizi yeniden şekillendiriyor

Trendler gelecekteki işlerimizi yeniden şekillendiriyor

Geçen ay QUT Real World Futures forumunda, gelecekteki iş gücümüzü temelde yeniden şekillendirecek kuvvetleri tartışma ayrıcalığına sahip oldum.  


Giderek belirginleşen bir gerçek var; bir iş gücü paradigma kaymasına doğru gidiyoruz. Bilgisayar çağı ile birlikte iş kavramının doğası da göz alıcı bir biçimde değişti ama yaklaşan dijital ve yapay zeka dalgasının yaratacağı değişimin yanında bu değişimin adı bile anılmayacak.


Bu durumda teknolojinin bizi götürdüğü yere uyum sağlamaları açısından kamu politikası, yetenek değerlendirme ve ekonomik yapı ayarlamalarının yeniden düşünülmesi gerekecek.


Real World Futures'ta benimle birlikte konuşmacı olan Dr. Stefan Hajkowicz (ünlü bir CSIRO fütüristi) ve QUT’tan Doçent Ruth Bridgstock, birden fazla düşünce dizisini etkili bir yeni dünya anlatımında bir araya getirebilen derin ve yaratıcı düşünürler. Çalışmalarına bir göz atmanızı şiddetle tavsiye ederim.


Kendi bölümümde ben, gelecekte iş gücünü son derece farklı bir şekilde biçimlendireceğini düşündüğüm dokuz trendden söz ettim. Bunlar:


1. Sürekli adaptasyon ve öğrenme


İnsanlar çok erken yaşlardan itibaren sürekli ve aktif öğrenciler olmak zorunda kalacak. Gelecekte durağan beceriler ve kalifikasyonlar daha az rağbet görecek ve olay daha çok “öğrenmeyi öğrenme” çerçevesinde gerçekleşecek, yani keşfetmek ve yeni beceriler edinmek yaşamımızın ve düşünce tarzımızın bir parçası haline gelecek.


2. 70 yıllık kariyerler


Bazı araştırmacılar 100 yıla varan kariyerlerden söz ediyor. Bu olgu gelecekte muhtemelen gerçek olacak. Ama kesin olan bir şey var ki şu anda okul çağında olanlar 80'lerinde ve 90'larında hala iş gücünün bir parçası olacak, zira yaşlanmaya yönelik tavırlar değişiyor ve çoğunlukla bilgi ve hizmet işi yapan insanlara doğru bir kayma var.


Bu iyi bir şey. Çoğunlukla vasıfsız ve ağır olan fiziksel çalışma insanlık evriminde geçmişte bırakılırken, geleneksel emeklilik fikri de eskimeye başlayacak. ABD başkan adaylarının çoğunlukla bu yaşlarda ancak olaya ısındıkları düşünüldüğünde normal işçilerin hala 60'larında emekli olmakla ilgili düşüncelerinin olması çok garip.


3. Yeniden serbest zaman isteme


Çeşitli ekonomik sismik şoklar, özellikle de Küresel Mali Krizler, bir çok iş yerinde uzun süre ‘yeniden doğuş’ bir ‘uzun saatler’ ve ‘yüz yüze görüşme’ olgusu yarattı. Bu durum, boş durmanın kesinlikle tolerans gösterilmeyeceği büyük bir sosyal cezalandırmanın zirvesindeymişiz gibi hissettiriyor.


Benim son tespitlerime göre, yeni dünya ekonomisinde insanların, emekli olmadan önce çok daha fazla zaman çalışması gerekiyor. Ve sürdürülebilir bir iş yaşamları olmazsa bunu yapamazlar. Fazla çalışan insanlar yıpranıyor. Bunun yanı sıra toplumlarımız, fazla stresli geçen hayatlara bağlı büyük bir zihinsel hastalık dalgasını kaldıramaz. Teknolojik açıdan daha gelişmiş bir zamanda, insanlar sonunda bilim ve yeniliklerin on yıllardır vaat ettiği yaşam dengesini yeniden talep edecektir.


4. Serbest meslek, broker ve çalışma kampüsleri


Çağdaş iş gücünde bir dizi işten çıkarmadan da anlaşıldığı üzere son 50 yılın organizasyon yapıları, daha hızlı değişen, ortamlara yeterince adapte olamıyor. Bir dolu yeteneğe sahip insanların serbest çalıştığı bir gelecek hayal etmek çok da zor değil. Büyük ihtimalle çoğumuzun, mevcut projemizi tamamlarken sonraki projemiz için araştırma yapan brokerları ya da “aracıları” olacak. Birçok istihdam firmasının hali hazırda bu yöne kaymasını eleştirebilirsiniz.


Fiziksel iş yerleri bu temelde değişecek. Eski tarz büyük kurumsal ofislerden ziyade, insanların belirli projeler için bir araya geldiği “kampüs” iş yerleri haline gelecekler.


5. Her yerden çalışma


Bu zaten şu anda gerçekleşiyor ama giderek daha fazla firma (özellikle de ofis tarzı iş yerleri) insanları istedikleri yerden çalışmalarına ve yalnızca stratejik yönergelere bağlılığı ve sosyalliği korumak için belirli zamanlarda ofiste bir araya gelmelerine izin verecek.


6. Otomasyon ve yapay zeka


Bu konunun üzerinde durmayacağım çünkü bu konuda çok fazla şey yazıldı, bunun yerine bu olgunun insan deneyimini geliştirmek için inanılmaz bir fırsat olduğunu söyleyeceğim. Evet, otomasyon işleri devralıyor. Ama bir medeniyet olarak bu tür bir değişime muazzam bir direnç gösterdik.


Makinelerin insanlardan daha iyi yapabildikleri şeyleri yapmasına izin vermek, insanların sanat, yaratıcılık, yeni sosyal girişimlerde ilerlemesini, toplumun ve iletişimin yeniden doğmasını sağlayabilir. Bundan yeni işler ve çalışma şekilleri doğacak


7. Daha fazla otonomi


Organizasyon dünyasında geleneksel hiyerarşi yapılarını kendilerini yöneten ekiplerin birliğine bırakan bir çok ilginç örnek var. Bu modeller muhtemelen başarıdan daha fazla başarısızlık yaşıyordur (her ne kadar bazıları büyük başarılar göstermiş olsa da), bununla birlikte insanların yaşamlarında ve çevrelerinde daha fazla kontrol sahibi olma isteklerine dair daha fazla örnek var. Aynı şeyi geleneksel kurumsal ortamlara dahil olmak yerine kendi şirketlerini kurmayı tercih eden bir çok genç insanda da görüyoruz.


Bu, muhtemelen yeni dünyada da devam edecek bir trend.


8. Beklenmeyen hizmet işçileri


Büyük zorluklardan biri, mevcut iş gücünde bile, daha önce büyük oranda mavi yakalı işçilerin elinde bulunan işlerin kaybediliyor olması. Bu insanlar için bir planımız yok, bu yüzden bu insanlar Donald Trump'a oy veriyor çünkü başka kimsenin onların durumuna aldırmadığını düşünüyorlar.


Kağıt üstünde yeni dalga ekonomide bu insanların muhtemelen ya mümkünse daha üst düzey yetenekler için eğitilmesi ya da hizmet sektörlerinde yeniden şekillendirilmesi gerekecek. Bu konuda çok daha fazla politikaya ihtiyacımız var. Bu konu, eski dünyanın yeteneklerinin ayrıştırılması ve farklı bir biçimde yeniden bir araya getirilmesi ile ilgili. Sıra dışı ve akıllı bir düşünce olmadan bunun gerçekleşeceğinden şüpheliyim. Ama oylarını körlemesine kullanan umutsuzluk içindeki yurtiçi ekonomik mültecilerden oluşan bir alt sınıfı önlemek istiyorsak bunu yapmalıyız.


9. Değişim yönetiminin sonu


Değişim yönetimi fikri artık tümüyle sona erdi. Değişimin kendisi yönetim haline geldi. Yaptığımız şey bu, ve sürekli yenilik yapmadıkça ve biz yakalama ve üzerinde çalışma şansı elde edene kadar yeni bir organizmaya dönüşen geleceğin ritminde hızlı şekilde ayak uydurmadıkça hiçbir organizasyon hayatta kalamayacaktır.



Yazının orijinali için tıklayınız.