Telefon : +90 212 275 71 06  
Aday Deneyimi: Bilmeniz Gereken 4 Şey

Aday Deneyimi: Bilmeniz Gereken 4 Şey

Aday deneyimi küçümseniyor. İster adayları işe alım süreci hakkında bilgilendirmeyerek olsun ister başvurularını yok sayarak olsun, işe alma uzmanları istemeden de olsa adayları kötü bir ilk izlenimle bırakıyor. Ve kötü bir izlenim adayların, hem potansiyel bir çalışan hem de sadık bir müşteri olarak şirket ile olan bağlantılarını koparabilir.


Talihsiz gerçek, işe alma uzmanlarının genelde kötü aday deneyiminin markanın tüketici imajı üzerinde ne kadar etkili olduğunu fark etmemesidir. Aslında, aday deneyimi hakkında yapılan ve geçtiğimiz ay yayımlanan bir CareerBuilder çalışması , iş verenlerin yüzde 82'sinin, bir adayın işe alma sürecindeki kötü deneyiminin şirket üzerinde çok az ya da sıfır etkisi olduğunu düşündüğünü ortaya çıkardı. Yanlış.


Çalışmaya göre, iş arayanların yüzde 69 gibi büyük bir kısmı, görüşme sırasında kötü deneyim yaşadıkları bir şirketin ürünlerini satın alma ihtimallerinin azaldığını söylüyor. Karanlıkta bıraktığınız başvuru sahibi için de aynı durum geçerli mi? Muhtemelen bu kişileri yalnızca bir işçi adayı olarak değil aynı zamanda potansiyel bir müşteri olarak da kaybediyorsunuz.


Başvuranları yakalayan ve onları gelecekteki müşterilere dönüştüren birinci sınıf bir aday deneyimi yaratmak için her iş alma uzmanının bilmesi gereken dört şeyi aşağıda listeledik:


1. Başvuru sürecinde adayların ümidi kırılıyor.


Başvuru süreci, adaylara, şirket ve söz konusu işe yönelik bir ilk izlenim sunuyor. Ve CareerBuilder’nin çalışmasına göre adayların yüzde 40'ının başvuru sürecinin son beş yılda giderek zorlaştığını düşündüğü göz önünde bulundurulursa, süreci yeniden değerlendirmenin zamanı gelmiştir. Çalışma, başvuru süreci ile ilgili en yaygın şikayetlerin şunlar olduğunu belirledi:


Çok otomatik hale gelmiş ve kişiselleştirmeden uzak (% 57)

Adayların sürecin hangi aşamasında oldukları konusunda fikirleri yok (% 51)

Süreç çok sayıda adımdan oluşuyor (% 50)


Peki işe alım uzmanları bu şikayetlerle mücadele etmek ve adayların hayal kırıklığını azaltmak için ne yapabilir? Yeni başlayanlar için otomatik olarak üretilen e-posta yanıtlarını bırakın ve başvuranlarla iletişim kurmak için zaman ayırın. Başvurularının alındığını ve sonraki adıma geçerlerse (görüşme) belirli bir süre içinde kendileri ile iletişim kurulacağını bilmelerini sağlayın.


Bu yalnızca adayların sürecin hangi aşamasında olduklarını ve ne zaman yanıt beklemeleri gerektiğini bilmesini sağlamakla kalmaz, ayrıca başvuranların beklemekten vazgeçmemesini ve takibe devam etmesini de sağlar.


2. Sürekli iletişim adaylar için önemlidir.


Kimse bilgisiz bırakılmak istemez — özellikle de konu bir iş fırsatı olduğunda. Ama yalnızca adaylarla iletişim kurmak ve başvurularının alındığını ve ardından işi alıp almadıklarını söylemek çoğu aday için yeterli değildir. Yukarıda bahsedilen ankette adayların neredeyse yüzde 40'ının, öncesinde ya da sonrasında değil başvuru sürecinde bilgilendirilmeyi beklediğini ortaya çıkardı.


İletişim hatlarını açık tutun. Bir karar almadan önce iki hafta daha beklemeniz gerektiğini biliyorsanız, adaylara hızlı bir güncelleme gönderin. Bunu yapmanız adayları (ve gelen kutunuzu) mutlu tutacaktır.


3. Adaylarla iletişim kurma fırsatlarını kaçırıyorsunuz.


Gerek çevrimiçi gerekse çevrimdışı ortamda güçlü bir varlığa sahip olmak iş ilanlarınızın  başvuru çekmesi için şarttır. İşe alma uzmanları, özellikle de bu kişilerin iş arayışları sırasında iş panolarından sosyal medyaya arama motorlarından çevrimiçi yönlendirmelere kadar çeşitli kaynaklara danıştığı düşünülürse adaylarla iletişim kurmak için her fırsatı değerlendirmelidir.


İş arayanların iş aramak için gideceği aktif bir varlığa sahip olarak, listelerinize göz atıldığından emin olabilirsiniz. Başvuru sahiplerinizin açık pozisyonlar hakkındaki bilgiyi nereden bulduğunu öğrenmek için, adayların tam olarak nereden geldiğini gösteren takip ve kodlama teknolojisini kullanmayı düşünün, bu sayede işe alım sırasında zamanınızı ve çabalarınızı etkili şekilde kullanabilirsiniz.


4. Güçlü bir iş veren markasına sahip olmak çok önemlidir.


Konu iş arayanları çekmek olduğunda, güçlü bir istihdam markasına sahip olmak ve bunları pazarlamak çok önemlidir. CareerBuilder,  iş verenlerin yarısından fazlasının açık şekilde tanımlanan bir istihdam markasına sahip olmadığını ortaya çıkardı. İstihdam markanızı tanımlamazsanız, iş arayanlar bunu sizin için yapacaktır.


Aday deneyimi, şirketin istihdam markasını potansiyel olarak oluşturabilir ya da bozabilir. Çevrimiçi sosyal paylaşım çağında, mükemmel olmayan bir aday deneyiminin kitleler arasında paylaşılacağından ve mükemmel olmayan bir istihdam markası yaratacağından emin olabilirsiniz.


CareerBuilder'ın aynı çalışmasına göre iş arayanların yüzde 83'ü şirketin büyük bir iş veren itibarı olması halinde daha düşük bir maaşı kabul etmeye gönüllüyken, şirketler pozitif bir aday ve çalışan deneyimi oluşturmaya çalışmalıdır.

Yazının orijinali için tıklayınız.