Telefon : +90 212 275 71 06  
Şikayet, Beyni Olumsuz Yaklaşıma Alıştırıyor

Şikayet, Beyni Olumsuz Yaklaşıma Alıştırıyor


Araştırmalar çoğu insanın tipik bir görüşme sırasında her dakika bir kez şikayet ettiğini gösteriyor. Şikayet çekici gelir çünkü iyi hissettirir, ancak sigara içmek ya da kahvaltıda yarım kilo pastırma yemek gibi keyif veren diğer bir çok şey de olduğu gibi şikayet etmek de size zarar verir. 


Beyniniz verimli olmaya bayılır ve yapması gerekenden daha fazla çalışmaktan hiç hoşlanmaz. Şikayet etmek gibi bir davranışı tekrar ettiğinizde, sinirleriniz bilgi akışını kolaylaştırmak için birbirlerine dallanır. Bu da gelecekte bu davranışın daha kolay olmasını sağlar, hatta o derece kolay hale gelir ki bunu yaptığınızı bile fark etmezsiniz.


Beyninizi suçlayabilirsiniz. Bir nehri geçmek isteseniz her defasından geçici bir köprü yapmakla neden uğraşasınız ki? Kalıcı bir köprü inşa etmek çok daha mantıklıdır. Bu şekilde nöronlarınız birbirine daha yakın gelişir ve aralarındaki bağlantılar daha kalıcı olur. Bilim insanları bu süreci “Birbirine ateş edip birbirine bağlanan nöronlar” olarak tanımlamayı seviyor.


Tekrarlanan şikayet davranışı, beyin bağlantılarınızı, gelecekte daha fazla şikayet etme olasılığını artıracak şekilde yeniden yapılandırır. Etrafınızda olan biten şey ne olursa olsun, her defasında, olumlu olmaktansa olumsuz olmanın daha kolay olduğunu göreceksiniz. Şikayet varsayılan davranışınız haline gelir, bu da insanların size ilişkin algısını değiştirir.


Üstelik şikayet etmek beyninizin diğer bölgelerine de zarar verir. Stanford University'nin yaptığı bir araştırma şikayet etmenin hipokampüsü daralttığını ortaya çıkardı; beynin bu bölgesi sorun çözme ve akıllı düşünme açısından kritik önemde. Hipokampüsün zarar görmesi çok korkutucu, özellikle de Alzheimer tarafından tahrip edilen birincil beyin bölgelerinden biri olduğu düşünüldüğünde.


Şikayet Ayrıca Sağlığınız için de Zararlıdır


Şikayetin beyne zarar verdiğini söylemek abartılı olmaz, ama hepsi bu kadarla da bitmiyor. Şikayet ettiğinizde, vücudunuz stres hormonu kortizol salgılıyor. Kortizol sizi "savaş ya da savaş" moduna alıyor, oksijen, kan ve enerjiyi yalnızca o anda hayatta kalmak için gerekli olan sistemlere yönlendiriyor. Kortizolün etkilerinden biri, örneğin kan basıncınızı ve kan şekerinizi artırması, böylece kaçmaya ya da kendinizi savunmaya hazır hale geliyorsunuz.


Sık şikayet etmekten dolayı serbest kalan fazladan kortizol bağışıklık sisteminizi bozar ve sizi yüksek kolesterol, diyabet, kalp hastalığı ve obeziteye karşı daha duyarlı hale getirir. Beyniniz bile inmelere karşı daha korumasız hale gelir.


Yalnızca siz de değil…


İnsanlar doğuştan sosyal olduklarından, beyinlerimiz çevremizdekilerin, özellikle de uzun zaman geçirdiğimiz kişilerin ruh hallerini doğal olarak ve bilinçsiz bir şekilde kopyalar. Bu süreç nöronik yansıtma olarak adlandırılır ve empati hissetme yeteneğimizin temelini oluşturur. Ancak madalyonun diğer yüzünde şikayet etmeyi sigara içmeye benzer bir hale getirir; kötü etkilerinde maruz kalmak için şikayet alışkanlığının size ait olması gerekmez Her şeyden şikayet eden kişilerle geçirdiğiniz zaman konusunda dikkatli olmalısınız. Şikayetçiler insanların kendi acınası taraflarında olmasını ister, bu şekilde yanlış olmadıklarını düşünerek daha iyi hissedebilirler. Şöyle düşünün: Bir kişi sigara içiyorsa, bütün hafta sonu yanında oturup pasif içicilik yapar mıydınız? Yakınına gitmezdiniz ve aynısını şikayet edenler için de yapmalısınız.


Şikayetin Çözümü


Şikayet etme ihtiyacı hissettiğinizde yapabileceğiniz iki şey var. Bir tanesi minnettarlık tavrı sergilemeye çalışmak. Yani şikayetçi olduğunuzu hissettiğinizde, dikkatinizi minnettar olduğunuz bir şeylere kaydırın. Minnettar olduğunuz şeyleri düşünmeye zaman ayırmak yalnızca doğru olan şey değil, ayrıca stres hormonu kortizolü de %23 oranında azaltıyor. University of California'da yürütülen araştırmada, Davis, her gün olumlu düşünen insanların daha iyi bir enerji ve ruh hali sergilediğini ve daha düşük kortizol seviyeleri nedeniyle çok daha az anksiyete yaşadığını keşfetmiş. Olumsuz ya da karamsar düşünceler hissettiğinizde, bunu ruh halinizi değiştirmek ve daha olumlu şeyler hakkında düşünmek için bir ipucu olarak kullanın. Zamanla, olumlu tavır bir yaşam tarzı haline gelecektir.  


İkinci olarak ve gerçek anlamda şikayet edecek bir durum olduğunda yapabileceğiniz yegane şey çözüm odaklı bir şikayet sürecine girmek. Bunu amaçlı şikayet olarak düşünebilirsiniz. Çözüm odaklı şikayet aşağıdaki yolları izlemelidir:


Net bir amacınız olsun. Şikayet etmeden önce, neyi amaçladığınızı bilin. Bir amaç tanımlayamıyorsanız, olasılıkla yalnızca şikayet etmek için şikayet ediyorsunuzdur ve bunu başlangıçta bastırmanız gerekir.


Olumlu bir şeylerle başlayın. Bir şikayete bir övgüyle başlamak mantıksız gelebilir, ancak olumlu bir yaklaşımla başlamak karşıdaki kişinin savunmaya geçmesini önlemeye yardımcı olur. Örneğin, yetersiz bir müşteri hizmeti ile ilgili şikayete başlamadan önce, şöyle bir şeyler söyleyebilirsiniz: “Uzun süredir müşterinizim ve hizmetleriniz benim için her zaman memnun etmiştir…”


Açık olun. Şikayette bulunurken son 20 yılın tüm sorunlarını eşelemek iyi bir zaman değildir. Yalnızca mevcut durumu ele alın ve olabildiğince açık olun. “Çalışanınızın tavırları kaba” demek yerine çalışanın hangi davranışının kaba geldiğini açık şekilde anlatın.


Sözü olumlu bir yaklaşımla bitirin. Şikayetinizi “Bir daha buradan alış veriş yapmam” gibi bir ifadeyle sonlandırmak, dinleyen kişiyi, şikayetinize yönelik bir eylemde bulunması için motive etmeyecektir. Bu durumda yalnızca sorunun neden olduğu sıkıntıyı dışa vurmuş amaçsızca şikayet etmiş olursunuz. Bunun yerine amacınızı, ve istenen sonuçların elde edilebileceğin umduğunuzu yeniden belirtin; örneğin, “Bu sorunu aşıp iş ilişkimizi sorunsuz bir şekilde sürdürmek isterim.”


Toparlayalım


Tıpkı sigara içmek, çok fazla içmek ya da tüm gün TV karşısında koltukta yayılmak gibi şikayet etmek de sizin için zararlıdır. Önerime uyun, pozitif bir ruh halinin fiziksel, zihinsel duruma ve performansa olan yararlarını göreceksiniz.



Yazının orijinali için tıklayınız.