Telefon : +90 212 275 71 06  
Hoşçakal İnsan Yaşamı; Hoş Geldin Yapay Yaşam!

Hoşçakal İnsan Yaşamı; Hoş Geldin Yapay Yaşam!


“Bugün bir kişi, bir gün içinde, orta çağlarda yaşayan bir insanın bir ömrü boyunca alacağından daha fazla bilgi alıyor"


Dünyanın sayısallaşmaya başladığı andan itibaren, her geçen gün daha fazla bilgiye maruz kalıyoruz. Makineler insanların yerini almaya ve daha doğar doğmaz tonlarca veri üretmeye başladı. İşleri veri, daha fazla veri ve çok daha fazla veri üretmek. Bir süre boyunca, baytların kilobayt, kilonun mega, meganın giga, giganın tera, teranın peta, petanın eksa, eksanın zeta olması çok fazlaydı! Cazibemizi kaybetmeye mi başladık? Ve süper insan güçlerine olan inancımızı?


‘Her yer veriyle dolu, ama hiç tüketilecek veri yok.’

Bir çoklarına hiçbir anlam ifade etmeyen çok miktarda veri ürettiğimizi anladık. Bu yüzden uzmanlar noktaları birleştirmeye başladı. Geldikleri haliyle SIFIR'ları ve BİR'leri okumak yerine, nesneleri, çok miktarda verinin bir anlam ifade edeceği bir perspektife yerleştirmeye başladılar. Buna ‘#Bilgi’ adını veriyorlar.


Rutin işlerinin büyük bir kısmında, veri ve bilgi üretmek için bu makineleri kaynak olarak kullanırken, insanlar bir süre sonra sıkılmaya başladı. Yeni bir şeyler yaratmak istediler. Böylece yeniden beyinlerini kullanmaya ve yeni veri, bilgi vb. bir şey yaratmaya başladılar; artık buna ‘İçerik’ diyoruz.

#İçerik herkesin ağzındaydı, çünkü zeki insan beyni tarafından yaratılmıştı ve aptal bir makinenin ürettiği veriden farklıydı. Bir dolu neden bulunabilir, ama yıldızlaşmasının popüler nedenlerinden biri ‘Katılım’ olgusu.


“İçerik katılımı teşvik eder”

Aynı zamanda, Harvard ve Stanford'tan bir başka zeki (sözde) profesör takımı, bilgiyi bir süreç yardımıyla daha ilginç hale getirmek için bazı formüller ve algoritmalarla çıkageldi. Ana fikir, büyük bilgi kümelerinin ilgili kısımlarını almak ve görsel bir sunum oluşturmaktı. Buna da ‘İnfografik’ adını verdiler.


Hemen tutuldu çünkü her şeyi tek bir görsel içinde barındırabiliyordu. Yeni başlayanlar ve yeni çağın #Girişimcileri potansiyel müşterilerini ya da #yatırımcılarını ikna etmek istediklerinde daha fazlası da geldi. Yaşamlarını çok daha basit bir hale getirdiler.


#Yeni başlayan topluluklar bazı gerçekten havalı #infografikler oluşturmakla meşgulken, veri açısından yoğun çok uluslu şirketler arka bahçelerinde yeni bir şeyler hazırlıyordu. Son derece heyecan verici bir şeyle çıkıp gelmek için sorunun kaynağına indiler. Bu makinelerden ve sistemlerden ne veri gelirse gelsin kullanmak yerine, bunlarda ilgili veriler üretmeye odaklandılar. İyi sayılabilecek bir veri elde ettiklerinde, bunları analiz etmeye ve şirketlere ticari görüşlerle yardım etmeye başladılar. Bu, bu kadar erken aşamada mümkün olan bir şey değildi. Bir #Bilgi #Teknoloji süreci başlattılar ve buna ‘#İş #Zekası’ adını verdiler.


“Çöp girer, çöp çıkar”

Şirketlerin bunu benimsemesi biraz zaman aldı çünkü şirketler kesinlikle temiz veri elde edememişti. Verileri kötüydü, bu yüzden analizleri de kötüydü ve bu yüzden iş fikirleri şeklindeki sonuçları da kötüydü. Bunun için bir organizasyon tüm departmanlarında çok miktarda eğitim gerekmesinden dolayı, şirketlerin bunun gerçek potansiyelini görmesi biraz zaman alacak.


“Dünün konusu İçerikti, bugünün konusu ise İlgi.”

Daha birkaç yıl öncesine kadar, veri üretmek için bilindik bir dizi makinemiz ve sistemimiz vardı. Bugün ise, Internet ve akıllı telefonların gelişiyle, her bir cihaz tek başına şu veya bu şekilde veri üretmeye başladı. Peki, bunun gözden kaçmasına nası izin verebildik? Bu, ‘Nesnelerin Interneti (#IoT)’ kavramının doğuşuydu. Veriyi çevremizdeki her bir tekil kaynaktan almak ve onunla bir şey yapmak. Eh, bazıları çevremizdeki dünyayı karmaşık hale getirdiğimizi söyleyecektir; başkaları ise çevremizdeki hayatı basitleştirdiğimizi. Her iki taraf da haklı!

Her köşe başından her an gelen tonlarca veriyi nasıl analiz edersiniz? Bunu ‘#BigData’ ile yapıyoruz. Bu sanki günümüzdeki dijital dünyada var olan her bir noktayı birleştirmeye benziyor. Bu, daha evinize girmeden klimanızı AÇMAYA açmanıza ve kahve makinenize siz daha anahtarı kapıya takmadan sert bir kahve hazırlaması talimatını vermeye benziyor. Bundan daha akılsız bir hale gelebilir misiniz? Ah pardon… zeki demek istemiştim!


#Yapay #Zeka (#AI) çok uzun zamandır gözde konulardan; neredeyse birkaç on yıldır dikkat çekiyor diyebiliriz. Ama bazı nedenlerden dolayı bilim insanları ve profesörler, insan beynini taklit edebilecek bir süper zeki dijital beyin yaratamadılar. Eh, ne de olsa insanlar harikadır! Bu yüzden ekip rotasını ve yaklaşımını, bunu dünya için daha ilgili hale getirme şeklinde değiştirdi. ‘Sanal Gerçeklik’ (#VR) adı verilen bir şeyler yarattılar. Her kisi de aynı anlama geliyor olabilir, ama #Sanal #Gerçeklik sanki insanlar tarafından daha kabul edilebilir gibi geliyor. AI hakkında, bir dolu teori ve sözcükle yalnızca konuşmak ve açıklama yapmak yerine, profesörler görülebilecek ve hissedilebilecek bir şeyle geldi. Görmek inanmak değil midir?


Belki de, insanların ‘yapay’ şeylerden hoşlanmayabileceğinden dolayı, adını ‘gerçeklik’ gibi bir şeyle değiştirdiler. Bir eleştiri olarak, VR'nin kesinlikle teknolojide büyük bir adım olduğunu düşünüyorum, ancak belki şu andan yanlış yönde bir adımdır. Bazı eğlenceli şeyler sunmasına rağmen ana sorunların çözülmüş olduğunu düşünmüyorum.


Nihayetinde sözde ‘#Yapay #Yaşam’, bence, tüm bunların, Johnny Depp'in ‘Transcendence’ filminde teknolojinin ne kadar güçlü olabileceğine dair resmettiği şeye yönelik bir mantıksal uzamı niteliğinde. Üretilmekte olan veri miktarıyla ve milyonlarca permütasyona ve kombinasyona ulaşmak amacıyla bu veriyi incelemek için karmaşık algoritmalar yazdıktan sonra, bunun zor olacağını düşünmüyorum.

Başka bir şehirde yaşayan oğlunuzu yalnızca görmekle ya da onunla konuşmakla kalmıyorsunuz, ayrıca ona sanal olarak dokunuyorsunuz da. Bu, size inanılmaz gelebilir ya da tamamen saçmalık olarak görebilirsiniz! Bu tamamen size bağlı, ama bu aşamadan kaçınamazsınız.



Başka bir şehirde yaşayan annenizin yaptığı yemeğin kokusunu alabilirsiniz. Yatak odanızdan babanıza sokağı geçmesi için yardım edebilirsiniz. Birlikte yaşamadan birlikte yaşadığınız bir ilişkiniz olabilir. Okuldaki sınıfında oturan kızınızı ofisinizden öpebilirsiniz. Kalbinizi ya da akciğerlerinizi yenileri ile değiştirmek en yakın eczanede bir saatlik bir işlem olabilir. Eh, bunu korkutucu bulabilirsiniz, ama olaylar bu şekilde ilerleyecek. O zaman, öldükten sonra bile her şeyi yaşadığınız zamanki kadar iyi yapabileceksiniz.



Yapay Yaşam geleceğine hoş geldiniz! Ya da bunu Ölümden Sonra Yaşam olarak adlandırabilirsiniz. Peki hayatınızı hala buluta yüklemediniz mi? Neyse…



Yazının orijinali için tıklayınız.