Telefon : +90 212 275 71 06  
3D Teknolojisiyle Yazdırılan İnsansı Robotlara Ne Kadar Yakınız?

3D Teknolojisiyle Yazdırılan İnsansı Robotlara Ne Kadar Yakınız?


"Westworld" filmindeki gibi yapay zekalar yaratmak için daha çok uzun bir yolumuz var, ancak 3D yazdırılmış organik materyaller alanında önemli gelişmelere imza atıyoruz.

Nihayetinde, organ nakli için tüm vücut parçalarını yazdırabiliriz ve bu başarı, hali hazırda yeni organlar bekleyen 100.000'den fazla insanın yaşamlarını değiştirebilir.


GERÇEK DÜNYADA WESTWORLD

Robotlar ve yapay zeka (AI) alanlarında attığımız her adımla, herkesin aklındaki olguya henüz katkıda bulunamasak da şunu sorabiliyoruz; “Bütün bu şeyler bizi ‘Westworld’e yakınlaştırıyor mu”

HBO'nun geçen yıl başlayan hit bilim kurgu dizisi, AI sistemlerinin kriterlerini belirleyen bir ana akım haline geldi. Dizideki kurgu dünyada, robotlar insanlar gibi düşünebiliyor ve hareket edebiliyor, ve insan karşılıklarından neredeyse ayırt edilemiyorlar. Bu da, günümüzün hızla gelişen teknolojisi ışığında neler yapılabileceğinin merak edilmesine yol açtı. Ancak, bir yandan da bu düzeyde sofistike olan AI'leri oluşturmak için daha ne kadar yol almamız gerektiğini bize gösterdi.


Görünür değer olarak ele alındığında biliyoruz ki “Westworld” sakinleri son derece gelişmiş AI'ler ve muhtemelen çevrelerine hızla yanıt vermelerini sağlayan bir çeşit derin öğrenme mekanizmaları var. Bu robotların mekanik iskelet sistemleri de, insanlar gibi akıcı hareketler ve yüz ifadeleri oluşturmalarını sağlayacak kadar sofistike. Dizide açıkça dile getirilmese de, görünüşe göre bu dünyanın sakinleri organik materyal ve bir 3D yazdırma işlemi kullanılarak yaratılıyor, ve yakın zamanda bir Dolores yaratamayacak olsak da, hali hazırda 3D yazdırılan organik materyallere sahibiz.


North Carolina Wake Forest Institute for Regenerative Medicine'den Dr. Anthony Atala, hücreler, kemikler ve hatta organlar yazdırmak için bir süredir kendi Entegre Doku ve Organ Yazdırma Sistemi'ni (ITOP - Integrated Tissue and Organ Printing System) kullanıyor. ITOP, insan hücrelerini kullanarak yazdırıyor ve yakında insan vücuduna enfeksiyon riski olmadan nakledilebilecek, laboratuvar ortamında büyütülen organlar yaratıyor. Atala, Circa'ya verdiği röportajda şunları söyledi: “Dokularının çok küçük bir parçasını alıyoruz. Ardından bu hücreleri vücudun dışında büyütüyoruz. Ve bu hücreleri, daha sonra vücuda geri koyabileceğimiz yeni dokular ve organlar oluşturmak için kullanıyoruz”.


O AŞAMAYA HENÜZ GELMEDİK


Bu teknolojinin makineler için yapay sistemler tasarlamak amacıyla kullanıldığını düşünmek heyecan verici, ancak, sistemleri işleyen tüm bir vücudu yazdırma olasılığı için daha gidilecek çok uzun bir yol var. Örneğin insan derisi yazdırmak bir başarı sayılabilir, ama bunun metal, sentetik bir çerçeve ya da iskelet içinde büyümesini beklemek başlı başına ayrı bir zorluk. Bunun işe yaraması için bütün bir işlevsel, karmaşık dahili sistemler ağına ihtiyacınız var.


3D yazdırılan organlar, yaşam için var olan mekanizmaların hali hazırda yerinde olduğu canlı şeyler için çok daha yararlı olabilir. Atala'nın belirttiğine göre ITOP'u kullanarak zaten kemik, kas ve kıkırdak yazdırmış ve ardından bunları başarıyla sıçanlara nakletmişler. Aylar süren gözlemlerden sonra, nakledilen dokunun kan damarları ve sinirlerden oluşan bir sistem geliştirdiğini keşfetmişler. Çalışmalarındaki bu önemli başarı, aynı sonuçları almaya çalışacakları insan deneylerine geçmelerini sağlayacak. Ancak resmi onayı beklemek uzun bir zaman alabilir.


Atala bu alanın geleceği konusunda özellikle iyimser, ancak şunu da ekliyor: "Westworld" düzeyinde AI'leri yakın bir zamanda üretmeyecek olsak da, bilimin gittiği yöne bakıldığında, önümüzdeki bir kaç on yıl içinde vücuttaki her organın sonunda elde edilebileceğini düşünüyorum.” “Westworld”ün bir sonraki sezonunu beklemenin zor olduğunu düşünüyorsanız, bir de şu anda organ bağışı bekleme listesinde olan binlerce insanın yaşamının nasıl olduğunu ve 3D yazdırma teknolojisindeki bu yeniliklerle ne kadar heyecanlanmış olabileceklerini hayal edin.



Yazının orijinali için tıklayınız.