Telefon : +90 212 275 71 06  
Görme Engelli İnsanlara Yardım Eden Uygulama

Görme Engelli İnsanlara Yardım Eden Uygulama

Mark Edwards, Aipoly Vision'ı ilk kez kullandığında ağlamış. 56 yaşında ve yasal olarak doğuştan görme özürlü olan Edwards, görme engelli kişilerin etraflarındaki dünyayı “görmelerine” yardımcı olacağını iddia eden akıllı telefon uygulamasını ilk test edenler arasında olmak için kayıt yaptırmıştı. Edwards, “Çevremde neler olduğunu hemen söylediğinde, sevinç gözyaşlarına boğulmuştum" diyor. “Bu, orta yaşlarında bir adam için çok sık olan bir şey değildir.”


Uygulamanın diğer ilk kullanıcıları “oyunun gidişatını değiştirecek” nitelikte olduğunu ve görme özürlü insanların yaşamını dönüştürme potansiyeli açısından otomatik sürüşlü arabalardan farkı olmadığını söylediler. “İnsanlığın önündeki büyük engellere yönelik üstel teknolojiler üretmek için” 2008'de NASA Research Park'ta kurulan California Singularity University'de doğan Aipoly Vision, yapay zekadaki son gelişmeleri bir iPhone'da bulunan standart teknoloji ile birleştiriyor. Uygulamaya güç veren sinir ağları ve derin öğrenme algoritmaları karmaşık olabilir, ancak çalışma şekli basit: Kullanıcılar telefonlarını herhangi bir gündelik nesneye yöneltiyor ve uygulama gördüğü şeyin ne olduğunu söylüyor.


Uygulamanın yaratıcılarından biri olan Marita Cheng'in sözleri “Bu fikir ilk aklımıza geldiğinde 88 görme engelli kişi ile görüştük ve onlara ne istediklerini sorduk”. “Etraflarındaki şeyleri birilerine sormak zorunda olmalarının, en büyük engelleri olduğunu fark ettik.” Aipoly Vision'dan önce tek başına seyahat eden görmek engelli bir kişi yanındakinden yardım istemek dışında tek bir seçeneği vardı; görüntülü aramalar aracılığıyla, nesneleri tanımlamak için yardım etmeye gönüllü kişileri kullanan uygulamalara güvenmek. Ancak bu, zaman alan bir çözüm olabiliyor. Cheng, her şeyin gerçek zamanlı olmasının, uygulamalarını özel kılan özelliklerden biri olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Mevcut yöntemler bir Internet bağlantısı gerektiriyor ve yanıtın gelmesi herhangi bir yerde iki dakikayı bulabiliyor. Bizim sistemimizde saniyede üç nesne tanımlaması yapılabiliyor.” Ayrıca, gönüllü uygulamalarının yaptığı gibi olaya üçüncü tarafları dahil etmek, gizlilik isteyenler için çok da ideal sayılmaz. Ancak Cheng, Aipoly ile “kimsenin neye baktığınızı bilmediğini” söylüyor.


Edwards'ın test ettiği uygulama sürümü yaklaşık 1.000 nesneyi ve herhangi bir rengi tanımlayabiliyor. Son güncelleme ile ise yaklaşık 5.000 nesneyi tanımlayabilecek. Mevcut haliyle uygulama farklı markaları ayırt edebiliyor ve kullanıcıya baktığı şeyin basılmış bir görüntü ya da bir ekranda olduğunu söyleyebiliyor. Dahası, kullanıcılar uygulamaya tanımadığı nesneleri “öğretebiliyor”; bu sayede hem öğreten kullanıcı (öğrettikten sonra) hem de diğer kullanıcılar bundan yararlanabiliyor.


Her ne kadar KNFB Reader adı verilen bir uygulama ile büyük oranda çözülmüş olsa da metin tanıma konusu da görme özürlü insanlar için bir sorun teşkil ediyor. National Federation of the Blind (NFB) ve Ray Kurzweil (Singularity University kurucularından biri) ortaklığında geliştirilen KNFB Reader uygulaması, kullanıcıların basılı bir metinden yapılan sesli okumayı dinlemesini sağlıyor. Bazıları nispeten yüksek maliyetli ($99) olmasını eleştirse de KNFB Reader, restoranlarda menüleri okumak ya da basılı talimatları anlamak gibi görevlerde görme engelli insanlara yardım konusunda paha biçilmez olduğunu kanıtladı. Aipoly Vision bunu bir adım daha ileri götürmeyi amaçlıyor. Hem de ücretsiz.


Doğuştan görme özürlü olan NFB sözcüsü Chris Danielsen, Newsweek'e, görme özürlü insanların dokunma şansları varsa nesne tanımlamada genellikle sorun yaşamadığını söylüyor. “Bu teknoloji, asıl yararını bir şeyin rengini bilmediğinizde ya da bir kap içinde bir şeyler varsa gösteriyor”. “Ayrıca bilmediğiniz bir çevredeyseniz, yerel konum işaretlerini tanımlama ya da bir eğitimdeyseniz metin kutularındaki diyagramları ya da alt yazıları olmayan görüntüleri açıklama gibi konularda da kullanışlı olabilir.”


Aipoly’nin yapay zekası henüz bir diyagramda gösterilen ayrıntıları açıklayabilecek kadar sofistike olmasa da, belirli görüntüleri anlayabiliyor ve bunları kullanıcıya iletebiliyor. Örneğin, Bir Süpermen çizgi filminde gösterildiğinde figürün bir Krypton gezegeninden bir süper kahraman olduğunu tanımlayabiliyor, ancak Süpermen'in tam olarak ne yaptığını söyleyemiyor. Uygulamanın tek sınırlandırması bu değil. Uygulama, farklı markaların logolarını ayırt edebiliyor; kullanıcı, birbirlerine benzeyen yiyecek ya da içecek konserveleri ya da kutuları ile karşılaştığında bu oldukça yararlı bir özellik olabilir. Ne yazık ki testler sırasında bir kutu Coca Cola gösterildiğinde, uygulama bunu Coors birası olarak tanımladı, ki böyle bir hata gerçek dünya koşullarında tehlikeli sonuçlara yol açabilir.


Sınırlandırmalarına —ve reklam ve pazarlamaya hiç para harcanmamasına— karşın uygulama şimdiden Apple App Store'da 35.000 kişi tarafından indirilmiş durumda. Yarışmalardan gelen sınırlı fonlar, teknolojiyi ilerletmeye ve yüz tanıma (uygulamanın gelecekteki sürümlerinde eklenmesi umuluyor) gibi yeni işlevler geliştirmeye harcanmış.


Uygulamanın yaratıcılarını şaşırtan bir şey, Japonya'daki popülerliği; 2016 başından beri 8.000 kişi indirmiş. Anlaşılan o ki Japonya'daki insanlar —görme engelli olmayan insanlar— uygulamayı İngilizce öğrenmek için kullanıyor. Aipoly'nin kurucu ortaklarından Simon Edwardsson uygulamanın doğru bir İngiliz aksanı ile konuştuğunu, bu sayede bazı kişilerin İngilizce telaffuzunu öğrendiğini söylüyor. “Bu konuda gelecekte daha fazla araştırma yapacağız.”


Uygulamanın yaratıcıları ayrıca uygulamaya dünyaya dair daha bütünsel bir bakış açısı kazandırmak için çalışıyor, bu sayede uygulama yalnızca nesnenin ne olduğunu söylemekle kalmayacak aynı zamanda nesnenin çevresi ile olan ilişkisine dair bağlam da sunabilecek. Edwards'a göre Aipoly Vision mevcut haliyle bile günlük yaşamının ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda. Uygulama sayesinde Edwards dünyayı daha önce olmayan bir şekilde keşfediyor. “Şehir merkezinde yürürken önümde ne olduğunu söylemesi için kullanıyorum; trafik ışığı, bir tabela ya da posta kutusu olabilir” diyen Edwards ekliyor: “Bu hayatımı değiştiriyor. Çok gösterişli bir söylem gibi görünüyor ama gerçekte de değiştiriyor.”


Yazının orijinali için tıklayınız.